Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 26 Haziran 2005 / Pazar  
   Milliyet Online    Kariyerim    Business    Arabam    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Göbek havası ve reklam dünyası

CANNES

Türkiye'nin Batı ile ilişkilerinde ilk günden beri süren bir ikilem var:
"Onlar" gibi olmakla, "kendimiz" gibi olmak sarkacında gidip geliyoruz.
O sarkaç gidip geldikçe bizi kimlik denilen duvara vurup dönüyor.
En son Cannes'da da yaşadık bunu...
Avrupa sosyetesinin tatil beldesi, 9/8'lik Türk ritimleriyle titredi önceki gece...
Sahildeki davetin ev sahibi "Uluslararası Reklam Festivali"nde Türkiye'yi temsil eden Milliyet'ti; ritmi vuran ise Burhan Öçal...
Tam bir "Türk gecesi"ydi:
Ateşte döner, yanında rakı, üstüne baklava...
Darbukanın ilk ritimleriyle kalktı eller; diplomatlar, reklamcılar, gazeteciler neşeyle tempo tuttu. Türk güzeller göbek attı.
Atatürk'ün gemisi Savarona, açıktan olup bitene baktı.
Bir ilkti.
Güney Fransa gibi zor bir coğrafyada dosta düşmana "Biz de varız, buradayız" diye bayrak gösterildi.
* * *
Lakin reklam yarışmasından elimiz boş döndük.
Neden?
Öncelikle katılım azlığından... Yarışan 20 bin işin sadece 135'i Türk reklamcılara aitti. Bu, işin nicelik yanı...
Nitelik konusunda ise gördüğüm reklamların çoğunda, sözünü ettiğim türden bir kimlik arayışı vardı.
Kimisi öykünmeciydi.
Kimi iyi fikri, kötü paketlemiş gibi...
Çoğu da tersine; fikri zayıf, ambalajı iyi...
* * *
Asıl sıkıntı şu ki, katılan reklamların çoğu Türkiye'den gelmiş gibi değildi.
Oysa "globalleşen" dünya, gözünü tamamen yerele çevirmişti.
Kazananlar, çoğunlukla yerele vurgu yapan cesur reklamlardı.
Özellikle Brezilyalılar, Kolombiyalılar, renkli, sıcak, basit ama yaratıcı fikirlerle gelmişlerdi; ödülleri silip süpürdüler.
Japonlar da öyle...
Bizim reklamlarda ise tek tük başarılı örnekler dışında yerel tatlar taşıyan, cesur fikirler, kampanyalar çıkmadı pek...
Yenilikçi fikirleri delilik alameti sayan tutucu geleneğin tortusu mu bu?
Cannes jürisindeki iki Türk'ten (biri Ali Taran'dı) Demet İkiler, Türk reklamcıların, -Türkiye gibi- kendini anlatmakta biraz demode kaldığından yakınırken, yaratıcılığın körelmesinde reklamverenin de sorumluluğunu vurguluyor:
"Türkiye'de yeni fikirlere uygulama şansı verilmiyor, uçukluk, sivrilik yadırganıyor. O yüzden de genç beyinler, düşündüğünü uygulama cesareti bulamıyor. Oysa burada cesur bir fikri, en uygun iletişim yöntemleriyle, en ulaşılmaz sanılan müşterilere iletebilenler ödüllendiriliyor."
* * *
Görünen o ki, "biz/onlar" ikileminde doğru formül, "Onlar beğenir mi?" kompleksini aşıp bize ait olanı bütün canlılığıyla öne çıkarmak ve bunu yaparken de en kışkırtıcı, en aykırı fikirlerin dahi özgürce sergilenmesine ortam yaratmak...
Evrensel olana gidenin yolu, bu özgünlükten ve yerellikten geçiyor.
Türk gecesinde darbukasıyla mucizeler yaratan Burhan Öçal, bu ortak paydayı yakalamış gibi görünüyordu.
Hem bizi, hem Cannes sahillerini aynı coşkuyla dalgalandırmasının sırrı buydu belki de...

can.dundar@e-kolay.net








Çetin ALTAN
Davarı saldım çayıra, artık Mevlam kayıra...
Bir kır balosunda, henüz bıyıkları yeni terle...
Melih AŞIK
Neden uykuda
Turizm Bakanı Atilla Koç, katıldığı her topla...
Fikret BİLA
Yeni Irak'ta Türkmenlerin yeri
Yeni Irak'ın yeni anayasası için çalışmalar s...
Hasan CEMAL
Kos'ta düğün!
O bana bakıyor, ben ona. Söyle bakalım, ne ya...
Güneri CIVAOĞLU
Beyaz gece
İncil'de cennet simgesi "beyaz zambak"tır.
Can DÜNDAR
Göbek havası ve reklam dünyası
Türkiye'nin Batı ile ilişkilerinde ilk günden...
Abbas GÜÇLÜ
Jet ski terörüne kim dur diyecek?
Birkaç günlüğüne de olsa tatile kaçma olanağı...
Semih İDİZ
İran'daki gelişmeler zorlu bir dönemin habercisi
Aşırı muhafazakâr Mahmud Ahmedinecad'ın İran'...
Mehmet Y. YILMAZ
Ferrari'sini satan bilge!
Geçenlerde gazetede ziyaretime gelen bir arka...
Hasan PULUR
Sonları iyi olur iyi!..
SORANLAR var:
Derya SAZAK
Irak Mahkemesi
Darphane-i Amire binasında, 'vicdan jürisi' a...
Meral TAMER
Alman Liseliler, 5 tarihi ağacın kesilmesine izin vermeyecek
Alman Lisesi'nde bizlere kültür varlıklarımız...
Tamer HEPER
Kefilin kefaleti son bulur
Okuyucularımdan biri, kiracısı ve kefili aley...
Güngör URAS
Ali'nin hayali Türkiye'de okumak
Ali'ye Beyrut'ta "Muhammed El-Emin Camii'nin ...

© 2005 Milliyet