Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 17 Temmuz 2005 / Pazar  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Business    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Hidayet Türkoğlu, NBA... Emret komutanım!

Basketbol hayatını NBA'de, Orlando Magic takımında sürdüren Hidayet Türkoğlu, askerliğini bedelli olarak Burdur 58. Piyade Eğitim Alay Komutanlığı'nda yapıyor. İşte ünlü basketbolcunun askerdeki bir gününün fotoğraflı öyküsü

PINAR AKTAŞ
paktas@milliyet.com.tr

NBA'de Orlando Magic forması giyen milli basketbolcu Hidayet Türkoğlu'nu (26) bedelli olarak askerliğini yaptığı Burdur 58. Piyade Eğitim Alay Komutanlığı'nda ziyaret ettik. 21 günlük askerliğinin 10'uncu gününde görüştüğümüz Hidayet mıntıka temizliği yapıyor, manga başı olarak "Hidayet Türkoğlu, İstanbul, emret komutanım!" diye tekmil veriyordu.
Burdur 58. Piyade Eğitim Alay Komutanlığı, tamamıyla dövizli askerlik hizmetine tabi erlerin görev yaptığı bir kışla. Burada aralarında Amerika, Almanya, Fransa hatta Şili gibi 69 farklı ülkeden, o ülkelerde oturma veya çalışma hakkını kazanmış ve bunu 3 yıl devam ettirmiş 3 bin 692 Türk genci vatani görevini yapıyor. 5 bin 112 avro ödeyerek 21 günlük askerlik yapan bu gençlerden biri de ünlü basketbolcu Hidayet Türkoğlu. 1. Er Eğitim Taburu 1. Er Eğitim Bölüğü'nde 99. dönemde manga başı olarak askerlik yapan Hidayet'le ilgili askere gitmeden önce "Uygun asker botu bulunabilecek mi?", "Ona uygun kıyafet var mı?", "Ranzaya sığacak mı?" şeklinde türlü yorumlar yapıldı. Biz de Hidayet'in askerdeki bir gününü görüntüledik.
Sabah saatlerinde gittiğimiz Alay Komutanlığı'nda bizi Alay Komutanı Piyade Kurmay Albay Mustafa Bingül karşıladı. Bingül'ün odasında yaptığımız kısa görüşme sırasında Hidayet'in kendisini komutanlarına kısa sürede sevdirdiğini öğreniyoruz. Daha sonra kapı çalınıyor ve Hidayet'in geldiği bildiriliyor. Görüşmemizin ardından komutanla birlikte çıktığımız kapıdan Hidayet görünüyor. Tam bir asker gibi ayağa kalkarak esas duruşta komutanını ve bizi selamlıyor. Talimatlara "Emredersiniz komutanım" şeklinde karşılık veriyor.


63 beden elbise ve 48 numara postal rahatça bulundu

Hidayet, 2 Temmuz'da birliğe teslim olurken yanında sadece abisi ve federasyon danışmanı Resul Yolcu varmış. Milli basketbolcu aslında bütün ailesinin gelmek istediğini ancak kendisinin sadece abisini istediğini söylüyor. Birliğe teslim olduktan sonra yaşadıklarını ise şöyle anlatıyor: "Gelmeden saç sakal tıraşı olmuştum. 'Tertemiz teslim olayım' dedim. Daha sonra bizi aldılar, kuyruğa girdik. Yoklamam yapıldı, depoya gittik, elbise aldık. 63 beden giyiyorum ama kıyafetle ilgili hiçbir problem yaşamadım. 48 numara postal giyiyorum. Bulunmama ihtimaline karşılık, 'Ayağımı sıkmasın, daha rahat eğitim yapayım' diye İstanbul'dan postal temin etmiştim. Ama buraya geldiğimde uygun postal vardı. Şimdi buradan verilen postalı giyiyorum. Kıyafetleri giydikten sonra kaydımız yapıldı, kalacağımız koğuş gösterildi. Eşyalarımızı yerleştirdik ve başladık."


2.30'luk yatak sadece Hidayet'e özel değil
Sanıldığının aksine Hidayet için ne asker botu ne kıyafet ne de yatak konusunda bir sıkıntı yaşanıyor. Çünkü zaten Türk Silahlı Kuvvetleri'nde uzun boylu askerler için de her şey düşünülmüş. Komutanlar yeni yetişen neslin daha gelişmiş olduğunu ve askerliğini yapan tek uzun boylu kişinin Hidayet olmadığını söylüyor. Bu nedenle koğuşlarda normalde 2 metre olan yatak boyları, ek yapılarak 2 metre
30 santimetreye çıkarılmış. Hidayet, 5. Koğuş'taki yatağında 06.00'da kalkarak askerlikte yeni bir güne başlıyor. Başını yastığı koyduğu saat ise 22.00'yi buluyor.


En yakın arkadaşı Halife: Boyu boyuna, huyu huyuna
Hidayet'in askerdeki en yakın arkadaşı kendisinden 2 santim daha kısa olan Halife Öztürk (26). Aslen Sivaslı olan ancak Hollanda'da güvenlik görevlisi olarak çalışan Öztürk, 2.05'lik boyuyla Hidayet'in ranza arkadaşlığını da yapıyor. Asker arkadaşları arasında popülaritesi oldukça yüksek olan Hidayet için, "Hiç burnu havada değil, bizden biri gibi" yorumları yapılıyor. Kışlada Amerika'dan gelen 259 Türk gencinin yorumları da ona benzer. Onlar da Amerika'dayken maçlarına gidip kendisi için tezahürat yaptıkları Hidayet'le birlikte askerlik yapmanın oldukça farklı olduğunu düşünüyorlar. Ancak duruma Halife daha farklı yaklaşıyor: "Benimle aynı hizada birisi oldu. Artık bir insana aşağıya doğru değil, dimdik bakabiliyorum."
Hidayet de Halife için "Onun da boyu uzun. Mangada yanımda duruyor. Birbirimize emanetiz yani" diyor. Amerika'daki takım arkadaşlarının kendisinin askerlik yapmasına şaşırdığını söyleyen Hidayet, "Takım arkadaşlarım askerde çekilmiş resimlerimi istedi. Onlar hiçbir zaman böyle bir şey yaşayamayacaklar. O yüzden merak ediyorlar. Buradan çıkınca fotoğraflarımı göndereceğim" diye konuşuyor.


"Annemin Boşnak böreğini özledim, dönünce mutlaka ondan isteyeceğim"
Hidayet kahvaltı, öğle ve akşam yemeği olmak üzere üç öğün yemek yiyor. Bizim kendisini ziyaret ettiğimiz gün tavuk, pilav, patates ve tatlıdan oluşan öğle yemeğinde bütün asker arkadaşlarıyla beraber "Tanrımıza hamdolsun, milletimiz var olsun, afiyet olsun" diye dua ediyor. Askerde en çok annesinin yemeklerini özlediğini söylüyor. "Eşim de güzel yemek yapar, annem de. Ama ben her zaman söylemişimdir, annemin yemeklerini hiçbir şeyle bir tutmam. Eşim de bilir bunu. Onun yanında da söylemişimdir, o da onaylar. Annemin yemekleri kendini özletiyor. En iyi yaptığı yemek Boşnak böreğidir. Ben ne zaman Amerika'dan ya da uzun yolculuklardan dönsem, evde sıcak yemek beni bekler. Askerden dönüşte de Boşnak böreği isteyeceğim. Buranın yemeğiyle sizin ailenizin yemeği bir değildir. Buranın yemekleri de çok güzel. Ama sonuçta 25 yıldır annenizin yaptığı yemekler ayrıdır" diyor.


"Askerlik milli takım forması giymekten daha farklı bir duygu"
Gün boyu süren eğitimler nedeniyle Hidayet'in antrenman yapmasına gerek kalmıyor. Her gün eğitim yaptığı için bacaklarının da iyi duruma geldiğini söylüyor. 24 Temmuz'da terhis olmasının ardından eşiyle birlikte birkaç gün "ek balayı" yapacaklarını anlatıyor. Temmuz sonunda da milli takıma dahil olup Avrupa Şampiyonası'na hazırlanacağını söylüyor. Hidayet "Her Türk gencinin küçük yaştan beri zevkle ve arzuyla askere gitme duygusu vardır. Sonuçta bu bir vatani görev ve bunu ertelemek size bir fayda sağlamayacaktır. O yüzden herkes en kısa zamanda gelip vatani görevini yapsın. Bu, milli takım forması giymekten daha değişik bir duygu" diyor.


Ailesiyle daha çok telefonda konuşuyor, bilgisayarı e-postalarını kontrol etmek için kullanıyor
Kışlada bulunan bilgisayar laboratuvarında son teknoloji bilgisayarlar göze çarpıyor. Bazı askerler yakınlarını webcam aracılığıyla görüp onlarla yüz yüze konuşma imkanı buluyorlar. Hidayet ise bilgisayarı elektronik postalarını kontrol etmek için kullanıyor, artık "eşinin de dahil olduğu" ailesiyle daha çok telefonda konuşuyor. Onların, kendisinin yokluğuna alışkın olduklarını söylüyor. "Ben mesela eylül sonunda da havaalanından Amerika'ya dönüyorum ve dokuz ay gelmiyorum. Burada ailemin beni her zaman gelip ziyaret etme durumları var. Bazen bir aylık milli takım kampları da oluyor. Eşim de çok alıştı. Amerika'da da bir aylık periyodlar oluyor. Evde yalnız kaldığı zamanlar oluyor" diye anlatıyor. Yine de ailesiyle birbirlerine ne kadar bağlı olduklarını da belirtmeden geçemiyor: "Onları özledim."



"Sporcu olduğum için burada verilen eğitim fazla zorlamadı"

Hidayet şu sıralar bir dizi konferanstan oluşan ve tüm gününü alan yurt sevgisi eğitimi alıyor. Aldığı eğitimlerden biri de mekanik nişancılık ve atış eğitimi. Bu tür eğitimlerin kendisini çok zorlamadığını şöyle anlatıyor: "Her asker ilk girdiği zaman eğitimini alır, düzgün selam vermeyi, yürümeyi öğrenir. Bunların eğitimini biz de aldık. Yemin törenine çok az zamanımız olduğu için sadece temel eğitimi aldık. Eğitim konusunda hiçbir sıkıntı yaşamadım. Çünkü sporcu adamım. Buraya gelmeden önce de bir antrenman içindeydim. O disiplin de vardı zaten. O yüzden çabuk kaptım, adapte oldum ve problem yaşamadım."
Yemin töreninin ise hayatı boyunca unutamayacağı bir an olduğunu ifade ediyor: "Bu ayrı bir gurur ve şerefli bir an. Aileniz, komutanlarınız ve bayrağınızın önünde o yemini etmek insanın tüylerini ürpertiyor. Bütün ailem geldi. Annem ağlamış. Abimin yemin töreninde de ağlamıştı. O an hem kendiniz hem de aileniz için özel bir an. Ailem askere gitmemden belki benden daha çok memnun oldu. O yüzden yemin törenine gelip o şekilde görmeleri beni mutlu etti. Kız evden giderken, erkek çocuk da askere giderken aileleri duygulandırır. Her ailenin oğlunu görmek istediği bir andır. Ben de bu genç yaşımda bu zevki onlara tattırdığım için mutluyum. İnşallah ileride herkes sağ olur da torunların da böyle mutlu anlarını hep birlikte görürüz."








PAZAR
Ünlü F1 pilotları bu kez yan koltukta oturacak
Hidayet Türkoğlu, NBA... Emret komutanım!
"Görevi kabul ettim yoksa vatan haini ilan edilecektim"
Bu otel 16 yıllık aşkımızın şaheseri
Kimse bilmez, çikolata uzmanı ve langırt birincisiyim
Dünden yarına köprüler kurmak
"İlk 100'e girdiğimizi gazeteden öğrendim"
Hayal köy: Kayaköy
Atlas ekibi okurlarını gezdirecek
Ay ay ay ay ay ay...
Van'ın inci kefali bir tabiat harikası
Saray okulu Enderun
Alkol beslemez, süründürür
Köln'deyiz, "Biz güzeliz..."
İstanbul'a ödenen bir borç
Çatalhöyük Öyküleri ve Kibele Ana
Rakı neşeleniyor





Ahmet Turhan Altıner
Ali Rıza Kardüz
İlber Ortaylı
Taylan Kümeli
Tuba Akyol
Ülkü Tamer
Yalvaç Ural
Mehmet Yalçın

© 2005 Milliyet