Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 17 Temmuz 2005 / Pazar  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Business    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Bu otel 16 yıllık aşkımızın şaheseri

İspanyol Ingrid Campdelacrev 16 yıl önce, 14 yaşındayken tatil için geldi. Turizm şirketindeki Akın Polat ile birbirlerine aşık oldular. Mektuplar ve yılda bir Türkiye ziyaretiyle sürdürülen aşk, iki yıl önce evlilikle sonuçlandı. Geçen ay damadın memleketi Artvin Yusufeli'nde Barcelona adında bir otel açtılar. Açılışı Başbakan Erdoğan yaptı, Ingrid'e "gelinim" dedi

KADİR SABUNCUOĞLU / DHA

Yusufeli, Erzurum-Artvin karayolu kenarında 6 bin 400 nüfuslu bir ilçe. Zeytin, pirinç dahil hemen hemen her türlü sebze ve meyve burada organik olarak yetişiyor. Kaçkar Dağları'nın güneyinde, Çoruh Nehri'nin yakınlarındaki Yusufeli, baraj yaptırılması halinde toprağını kaybetme korkusunu yaşarken, İspanyol gelin Ingrid Campdelacrev ile Akın Polat yaklaşık 1,3 milyon YTL harcayarak dört yıldızlı bir otel yaptırdı.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın geçen ay "Her yiğidin harcı değil" diyerek yaptığı Hotel Barcelona'nın açılışında, "gelinim" dediği Ingrid ile Akın Polat'ın dillere destan aşkını duyduk. Doğa ile iç içe, sarı ve yeşil renklere boyanmış Hotel Barcelona'nın havuz başında günün yorgunluğunu atmaya çalışan çifte merhaba dedik. Mutlu günleri nedeniyle İspanya'dan konukları gelmişti. Ingrid'in babası, annesi, büyükbaba ve ve büyükannesi, dünürleri ile bir arada. İspanyol gelin Ingrid Polat'ın
(30) gözlerinin içi gülüyor.

Nasıl tanıştınız?
Ingrid Polat: 1989 yılının ağustos ayında ailemle Türkiye'ye tatile geldik. O zaman ben 14 yaşındaydım. Yaklaşık 15 gün süreyle Türkiye'nin tarihi, turistik yerlerini dolaştık.

Akın Polat'la bu gezinin ilgisi ne?
Ingrid P.: O dönem Akın 19 yaşındaydı ve turu düzenleyen turizm şirketinde çalışıyordu. Yanı iki hafta Akın'la beraber Anadolu'yu dolaştık. Birbirimize ilgi duyduk. Ama bakışlar kaçamaktı.

Aşkını kim önce itiraf etti?
Ingrid P.: Tur şirketi son gün Beyoğlu'nda bir lokantada veda yemeği verdi. Daha sonra da bir eğlence yerine gidildi. Akın bana bir şeyler anlatmak istiyordu. İngilizcesi o zamanlar yetersizdi. Ama "Seni çok seviyorum" dedi. Çok heyecanlandım ve Akın'ın heyecandan titreyerek söylediği sevgi dolu sözcüklere karşı "Ben de seni seviyorum" dedim.

Aşkınızı sonra nasıl sürdürdünüz?
Ingrid P.: Akın'a o eğlence yerinde adresimi verdim, onun da adresini aldım. Sonra kaçamak bir kucaklaşmayla vedalaştık. Birbirimize mektup yazdık.

"Sözlükten yardım alarak mektuplar yazıyorduk"
Akın bey, sizin duygularınız nasıldı o dönem?
Akın Polat: Ingrid'e olan aşkımdan artık uykularım kaçmıştı. Kendimi maraton koşan bir atlete benzetiyordum o yıllar. Mektupları biraz gecikince heyecanla postacının yolunu gözlüyordum.

Mektupları hangi dilde yazıyordunuz?
Akın P.: Ortak dil İngilizceydi. İlk yıllar ikimizin de İngilizcesi pek yeterli değildi. Sonra hem benim İngilizcem hem de Ingrid'in Türkçesi çok gelişti. O yıllarda mektuplara aşkımızı yazıyorduk. Çoğu zaman mektupların uzunluğu birkaç sayfayı buluyordu. Sözlükten yardım alarak cümleler kuruyorduk. Ama o durumda bile birbirimizin ne demek istediğini çok iyi anlıyorduk.

Dile kolay, bu dört yılı nasıl geçirdiniz?
Akın P.: Onu çok seviyor, onsuz yaşayamayacağıma inanıyordum. Hâlâ da öyle ya. Ortaokulu bitirmiştim, bir an önce vatani görevimi tamamlamak için askere gittim. Çünkü askerlik önemli bir engeldi önümde. O dönem Ingrid'in mektupları bana ilaç gibi gelmişti.

Askerlik sonrası gelişmeler nasıl oldu?
Akın P.: Sevgilim ve ailesi her yıl Türkiye'ye gelmeye başladı.

Yılda bir kez görüşmek yetiyor muydu?
Akın P.: Elbette hayır. Baktım olacak gibi değil, bu kez ben Barselona'ya gittim ve 2,5 yıl kadar kaldım. Ancak vize, oturma, çalışma izni sorunları bıktırdı. O nedenle geri dönmeye karar verdim.

"Evliliğimizin ilk ayında evimize hırsız girdi"
Bayan Polat, siz bu dönemde ne yaptınız?
Ingrid P.: Ben de Barselona Üniversitesi'nin Sanat Tarihi bölümünü bitirdim. Artık önümüzde engel kalmamıştı. Ailelerin onayı ile 2003'te evlendik. Ardından İstanbul'a yerleştik.

Evliliği aileleriniz nasıl karşıladı?
Akın P.: Evlilik öncesi her ikimizin ailesi de gelişmelerden haberdardı. Benim ailem de Ingrid'in ailesi de hiçbir bahane üretmedi. Tercihi bizlere bıraktılar. Onun ailesi beni, benim ailem de Ingrid'i içlerinden biri sayıyordu zaten. Ailelerin onayı ve desteği ile yuvayı kurduk. Onun için hiçbir olumsuzlukla karşılaşmadık.

Şimdi İstanbul'da değil Yusufeli'ndesiniz.
Ingrid P.: Evliliğimizin ilk ayında Beşiktaş'taki evimiz soyuldu. Bu soygun bize daha mutlu olacağımız bir yer arayışı getirdi. Akın'ların Yusufeli'nde Akın Kamping diye bir yerleri vardı. Onu yıkarak yerine dağ ve rafting turizmine yönelik bir otel yaptırmayı kararlaştırdık. Sonra ver elini Yusufeli... Şubat 2004'te buraya geldik.


"Birçok İspanyol konuğumuz olacak"
Bayan Polat, otelin isminin Barcelona olması sizde ne gibi etki yaratıyor?
Ingrid P.: Barselona benim doğduğum, yaşadığım, ailemin, arkadaşlarımın olduğu bir kent. Barselona ve İstanbul'dan sonra şimdi de Yusufeli'nde yaşamaya başladım. Burası harika bir yer. Hotel Barcelona da bizim aşkımızın eseri. Bu otelde çok mutluyum.

İspanya'dan konuklarınız da oluyor mu?
Ingrid P.: Üvey annem, babam, babaannem, büyükbabam otelin açılışı için geldi. Yusufeli'ndeki akrabalarla tanıştılar.

Peki arkadaşlarınız sizi hiç merak ediyor mu?
Ingrid P.: Etmez olur mu? Onlar da gelmek istiyor. Oteli açtık ya, bundan sonra İspanya'dan gelen konuğumuz çok olur.

Kayınvalidenizle aranız nasıl?
Ingrid P.: Çok iyi. Kayınvalidem Fatma hanımla, Akın'ın kardeşleri Bülent ve Aydemir'le, onun eşi Gülcan'la da iyi anlaşıyoruz.


"Oteli benim memleketimde yaptık, adına onun memleketini verdik"
Akın bey, böyle bir yatırım için neden Akdeniz veya Ege değil de Yusufeli'ni seçtiniz?
Akın P.: Herkesin kaçtığı bir yöreye, memleketim olan Yusufeli'ne yatırım yapmayı ben çok istedim. Burası turizm açısından bakir bir alandı. Konaklama tesisi yoktu. Yabancı turist çok geliyordu ama konaklayacak yer yoktu.

Çok güzel bir otel yaptırmışsınız, ne kadar harcadınız?
Akın P.: İnşaat malzemesinin büyük bir bölümünü İstanbul'dan getirttiğimiz için maliyet normal inşaatın iki katına çıktı. Yatırım miktarı yaklaşık 1, 3 milyon YTL'yi buldu.

Maddi açıdan sıkıştınız mı?
Akın P.: Ailelerimizden destek aldık.

Otelin ne gibi özellikleri var?
Akın P.: Yusufeli dağ ve rafting turizmi için ideal bir yer. Otel 44 yataklı, restoranlı, barlı, yüzme havuzlu. 4 yıldız ayarında. Konuklarımıza en kaliteli hizmeti vermek için eşimle birlikte gece- gündüz demeden çalışıyoruz.

Otelin adı niçin Barcelona?
Akın P.: Benim tercihimi uygun bulan ve büyük cesaret örneği göstererek Yusufeli'ne gelen Ingrid'e sevgim her geçen gün biraz daha büyüyor. Ona olan aşkımı anlatmaya sayfalar yetmez. Oteli benim memleketimde yaptık, adını ise onun yaşadığı kentten aldık.





PAZAR
Ünlü F1 pilotları bu kez yan koltukta oturacak
Hidayet Türkoğlu, NBA... Emret komutanım!
"Görevi kabul ettim yoksa vatan haini ilan edilecektim"
Bu otel 16 yıllık aşkımızın şaheseri
Kimse bilmez, çikolata uzmanı ve langırt birincisiyim
Dünden yarına köprüler kurmak
"İlk 100'e girdiğimizi gazeteden öğrendim"
Hayal köy: Kayaköy
Atlas ekibi okurlarını gezdirecek
Ay ay ay ay ay ay...
Van'ın inci kefali bir tabiat harikası
Saray okulu Enderun
Alkol beslemez, süründürür
Köln'deyiz, "Biz güzeliz..."
İstanbul'a ödenen bir borç
Çatalhöyük Öyküleri ve Kibele Ana
Rakı neşeleniyor





Ahmet Turhan Altıner
Ali Rıza Kardüz
İlber Ortaylı
Taylan Kümeli
Tuba Akyol
Ülkü Tamer
Yalvaç Ural
Mehmet Yalçın

© 2005 Milliyet