|
 |
|
|
"İlk 100'e girdiğimizi gazeteden öğrendim"
Bu yazın en iyi 100 yeri arasında gösterilen Samatya'daki Develi Restaurant'ın sahibi Arif Develi: "Listeye girdiğimizi gazetelerden öğrendim. Gerçi bu durum müşteri sayısını fazla değiştirmedi. Çünkü artık bizim reklama ihtiyacımız yok. Bizi bilen biliyor"
ÖZKAN GÜVEN
oguven@milliyet.com.tr
Yemek yemeyi sadece yaşamsal bir eylem olarak görmeyen insanlar için her değişik tat, bir haz olur. Güzel tatlar damaklarda ve belleklerde her zaman hatırlanacak izler bırakır." Develi Restaurant'ın sahibi Arif Develi'nin sözünü ettiği izler, İngiliz The Observer gazetesinin ekibinde de kalmış olmalı ki gazete bu yazın en iyi 100 lokantası arasında Samatya'daki Develi Restaurant'ı da gösterdi. İngiltere, Fransa, İtalya, Yunanistan ve Güney Afrika gibi ülkelerin bulunduğu listede mekan için "Bu eski İstanbul kebap lokantasının teras katında Marmara Denizi'nin şaşırtıcı manzaraları görülebilir" yorumu yapıldı.
İki terası 510 kişi alıyor
Arif Develi'nin The Observer ekibinin mekanına geldiğinden, neler yiyip içtiğinden haberi yok. Develi'nin listede yer aldığını o da gazetelerden öğrenmiş. "Hoş en iyi 100 yer arasında bulunmamız müşteri anlamında bir şey değiştirmedi. Çünkü artık bizim reklama ihtiyacımız yok. Buraya dünyanın her yerinden insan geliyor. Yani bizi bilen biliyor" diyor.
Develi'nin üçü et, biri balık olmak üzere dört restoranı var. Kuşkusuz Samatya'daki restoran Arif Develi'nin gözbebeği. 39 yıl önce Samatya Meydanı'nda açtığı küçük lokanta bugün üç binanın birleşiminden oluşan beş katlı bir yer. Altı kapalı salonu ve iki teras katıyla 1200 kişi aynı anda yemek yiyebiliyor. Yaz günlerinin en gözde bölümü doğal olarak teras katları. Teraslardan biri 430 diğeri ise 80 kişilik.
Alinazik, Develi köfte, keme kebabı, fıstıklı kebap, soğan kebabı, patlıcanlı kebap gibi çeşitleriyle nam salan Develi Restaurant'da Gaziantep yemekleri de çok ünlü. Mesela cevizli, zeytinyağlı pide, içliköfte, yuvalama, ekşili ufak köfte... Develi'nin lezzetleri arasında salata ve mezeler de var tabii. Muhammara, gavurdağı salatası, abagannuş, maş piyazı bunlardan sadece birkaçı.
"Fıstıklı kebap benim buluşum"
Kebapçılık hikayeniz nasıl başladı?
Ben bu işi babamdan, dedemden öğrendim. Daha 6 yaşındayken mutfakta yerimi almıştım. 1966'da askerden döndükten sonra Samatya'da küçük bir dükkan açtım. O mekana girebilmek için insanlar kuyruk olurdu. Derken işi büyüttük.
Develi neden bu kadar popüler oldu?
Televizyonlara bir sürü insan sanatçı olarak çıkıyor. İçlerinden kaçı gerçek sanatçı sizce? Bizim meslekte de durum böyle. İşine dikkat edeceksin, bir kıza aşık olmuş gibi mesleğini seveceksin. Babam bana önce dürüstlüğü sonra kaliteli malzeme kullanmasını öğretti. Her ürünümüz yöreseldir. Ben hâlâ üşenmeden bizzat giderek nar ekşisini Antakya'dan, biber salçasını Antep'ten, biberi Maraş'tan alırım. Mekanımıza çarpık mal girmez.
Kebaplarınızın diğer kebaplardan farkı ne?
Biz kebabı hakkını vererek yaparız. Etleri yıllardır İstanbul'daki bir dükkandan alıyoruz. Tamamı günlüktür. Erkek hayvanın etini alırım. İyi et pembe renkli olur. Dükkana girdiği gün ve ertesi gün pişer. Üçüncü güne kalmaz.
En ünlü kebabınız hangisi?
Fıstıklı kebap. Bu benim buluşumdur. Yıllar önce küçük bir turist grubu Samatya'daki dükkanıma geldi. Onlara farklı bir lezzet sunmak istedim. Köfte malzemesinin içine tuzsuz antepfıstığı koydum. İnanılmaz bir lezzet ortaya çıktı, bütün müşteriler parmaklarını yedi. Bugün bunu her yerde yapıyorlar.
"İleride daha çok şube olacak"
İleride Develi kebap zinciri olacak mı?
Develi ismini kullanmak isteyen çok kişi var. En son Yunanistan'dan bir teklif aldık. Hedefimiz para kazanmak değil, kaliteyi korumak. Bunu yapmazsak biteriz. ABD veya Fransa'da bir restoran açtığımda oraya malzememi göndermeliyim ve denetimini yapabilmeliyim. Bunun altyapısını kuruyoruz. İleride daha çok şubemiz olacak.
|
|
|

|