|
 |
|
|
Gençler neden uzağa gitmek istiyor?
Gençler arasında, son yıllarda, giderek artan bir eğilim var. Aileden ne kadar uzakta olursak, o kadar özgür oluruz anlayışı giderek yaygınlaşıyor. Yani başlarında çok iyi üniversiteler varken, onların gözü çok uzaklarda. Neden sorusuna, net bir cevap veremiyorlar ama özgürlük peşinde oldukları kesin.
Anne babalar hâlâ bu duruma alışabilmiş değiller. Evde, yanımızda, sıcacık yuvaları dururken, neden uzaklara gitmek istiyorlar, anlamıyoruz diyorlar. Kabullenmeleri bazen zaman alıyor. Gençler öylesine kararlılar ki sonunda onların dedikleri oluyor.
Aileden uzakta üniversite eğitimi, Batı'da çok yaygın. Oralarda çok alışılmış bir yöntem. Bizim alışmamız ise sanki daha çok uzun süre alacak. Nedeni de, babalardan çok anneler. Çocukları 20-25 yaşına da gelse, onlar hâlâ ana kuzusu. Hep gözlerinin önünde olsun istiyorlar. Yemeğini, çamaşırını, ütüsünü, alışverişini nasıl yapacak kaygısı içerisindeler. Yurtta kalmalarına pek çoğunun gönlü razı olmuyor. Ya birilerinin etkisi altında kalırsa, ya evden, anneden babadan uzaklaşırlarsa, işte ona dayanamazlar. İlle de ellerinin altında olsun istiyorlar.
Olaya gençler açısından bakıldığında ise, 17-18 yaşına geldiklerinde gençler kendilerini her şeye hazır hissediyorlar. Ailelerinin kendilerine çocuk gibi davranmasına çok kızıyorlar. Yurtta da kalabilirler. Üç beş arkadaş ev tutup birlikte de yaşayabilirler. Bunun korkulacak ne yönü var ki diyorlar. Ama hanyayı konyayı anlamaları uzun sürmüyor. Bir ay sonra, yana yakıla anne, baba beni buradan kurtarın diye ağlayanların sayısı hiç de az değil.
Peki bu konuda nasıl davranmak gerekiyor? Doğru olan ne? Her şeyden önemlisi risk söz konusu mu?
Onlara güvenmeliyiz
Bu konuda anne, babaların içlerinin rahat etmesi gerekiyor. Onlara güvenmek zorundayız. Evdeki kontrollü ortamdan kaçıp gitmek istediklerini düşünmek, hataların en büyüğü olur. Daha özgür olmak istedikleri doğru ama onlar daha çok, kendi başlarına bir şeyler başarabileceklerini kanıtlamanın peşindeler. Hayır demek, kısıtlamalar getirmek ya da tamam ama hep birlikte gidelim demek, onları sizden daha fazla uzaklaştırmanın ötesinde bir işe yaramaz.
Tamamıyla serbest bırakmanın da pek çok sakıncaları olabilir. Yeterli araştırma yapmadan yapılan uzak tercihler, bazen çok baş ağrıtıcı durumlar yaratabiliyor. Hatta öğrenimin yarıda kalmasına neden olabiliyor. İşte bu yüzden eğer ille de ailenin bulunduğu ilden farklı bir ilde üniversite tercihi yapılacaksa, buna anne, baba ve öğrenci birlikte karar vermelidir. Öğrenci kararlıysa, ailenin tavrı ona destek şeklinde olmalıdır. Çünkü sonuçta, her şey iyi de gitse, kötü de gitse en çok etkilenen onlar olacaklardır.
Üniversitelerin ve fakültelerin bulunduğu hemen her yerde YURTKUR'a ait devlet yurtları var. Üniversitelerden bazılarının da kendi yurtları bulunuyor. Her ne kadar odalar kalabalık, hizmet standardı düşük olsa da güvenilirlikleri konusunda şüphe yok. Zaman zaman bazı siyasi gruplar etki altına almak isteseler de şu sıralar, onlar da etkilerini yitirmiş durumda.
Özel yurtlara gelince, çoğu tarikatların kontrolünde. Seçici olmakta yarar var. Bazılarında ise vaat edilenlerin yarısı bile yerine getirilmiyor. Arkadaşlarla birlikte ev tutma konusunun maceraya dönüşmemesi için de çok iyi seçimlerin yapılması gerekiyor. Ama tüm bunlar, üniversite öğreniminin yanı sıra, yaşam okulunda da öğrencilere büyük tecrübeler kazandırıyor.
Şu son birkaç gün içerisinde, kaç puan, hangi meslek, kaçıncı sıra gibi teknik konuların yanında biraz da bu konulara zaman ayırmanın sonsuz yararı var. Sizi ileride birçok baş ağrısından kurtarabilir...
Rektörler ne diyor?
(Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Akaydın)
Öncelikle üniversitenin evrensel anlamından kaynaklanan; demokratik, tartışma ve uzlaşma kültürüne sahip, çağdaş değerleri ilke edinmiş, tüm öğrenci ve öğretim üyeleriyle barış ortamında kenetlenmiş, kentte ve medyada "mutlu üniversite" olarak isimlendirilen bir yaşam tarzına sahip olduğundan dolayı Akdeniz Üniversitesi öğrenciler için bir cazibe merkezidir.
Kentin turizm potansiyelinden kaynaklanan çok gelişmiş uluslararası ulaşım ağı, Üniversitenin bilimsel potansiyeli ile birleşince akademik uluslararası ilişkilerin hızla gelişmesini sağlamış ve yetmişi aşkın Amerika, Avrupa ve komşu ülke üniversiteleriyle bilimsel işbirliği ve öğrenci değişim programları başlamıştır.
Kentin tam merkezinde bir kampus üniversitesi olarak, hem kentle ve halkla bütünleşmenin, hem de kampus üniversitesi olmanın avantajlarını bir arada yaşamaktadır. Gerek kampus içinde gerekse yakın çevresinde çok sayıda nitelikli konaklama olanakları mevcuttur.
Gelirlerinden bilimsel araştırmalara ve öğrenci etkinliklerine ayırdığı yüksek pay, ileri Ar-Ge merkezleri, Türkiye'nin en iyilerinden olan uluslar arası kalite belgesine sahip Üniversite Hastanesi, Teknokenti, sportif alanları, doğaya saygılı kampusu, Ağa Han ödülü almış öğrenci etkinlik merkezi ve ülke düzeyinde önde gelen fakülte ve yüksekokullarıyla Akdeniz Üniversitesi bilimsel, sosyal ve kültürel olanakların bir bileşkesi konumundadır.
Geleceğin Meslekleri Sizce Ne Olmalıdır?
Geleceğin kabul gören meslek adamı tek bir alanda uzmanlaşmış değil, eğitimini birbiriyle ilişkili birden çok alanda bütünleştirmiş kişilerden oluşacaktır. Bu anlamda; bilgisayar, elektronik ve mekaniği bütünleştiren mekatronik, tıp, biyoloji ve teknolojiyi bir araya getiren biyoteknoloji, malzeme mühendisliği ya da gıda teknolojisi öne çıkar gibi görünse de başarılı kişiyi her alanda sahip olduğu iletişim ve bilişim becerileri belirleyecektir.
Akdeniz Üniversitesi'nin Öğrencisine Sunduğu Olanaklar Nelerdir?
Akdeniz Üniversitesi iyi bir eğitim altyapısına ve yeterli sayıda nitelikli öğretim üyesine sahip olup, bu anlamda uluslararası standartlara ulaşmıştır. Öğrencilerine ucuz ve kaliteli beslenme-barınma olanakları sunmaktadır. Başarılı öğrencilere çeşitli kaynaklardan sağlanan burs olanakları vardır. Coğrafi konumunun da yardımıyla öğrencilerine çok zengin sosyal, kültürel, sanatsal ve doğal hobi etkinlikleri sağlayabilmektedir. Öğrencilerin gerek değişim programlarına katılarak, gerekse her yıl kampusumuzu ziyaret eden yüzlerce yabancı öğrenci ve akademisyenle doğrudan iletişim kurma şansı vardır. Hem üniversite içinde hem de turizm potansiyelinden dolayı çevrede, ihtiyacı olan öğrencilere okul dışında ek iş olanakları sağlanmaktadır. Teknokenti ve üniversite-sanayi işbirliği programları, öğrencilere gerçek yaşam içerisinde staj olanağı ve gelecekteki işini sağlamada kolaylıklar sunmaktadır.
OKS'de son viraj
OKS'ye ve kolejler sınavına giren veliler için, kritik günler başladı. OKS tercih listelerine artık son rötuşlar yapılıyor. Kolejlerde ise kayıtlar başlıyor.
Milli Eğitim Bakanlığı'nın bilgisayar sistemlerinden kaynaklanan gecikmeler, velileri telaşlandırmamalı. Öyle ya da böyle, OKS tercih listelerini almak zorundalar. En kötü ihtimal, başvuru süresi uzatılır ki belki buna da gerek kalmayabilir.
Fırsatı iyi değerlendirin
Hem anadolu liselerini hem de kolejleri düşünen velilerin, anadolu liseleri, fen liseleri, ya da diğer liselerle ilgili durumları netleşinceye kadar, kolej seçeneklerini iyi değerlendirmeleri gerekir. Nasıl olsa, bu puanla, şu şu okullara kesinlikle gireriz diye sadece OKS'ye yönelmek, bazı fırsatların, bir daha hiç elde edilemeyecek şekilde kaçmasına neden olabilir.
Kayıt taksiti iadesi
Velilerin bir başka okul için kayıtlarını almaları halinde, kayıt için ödedikleri ilk taksite el konulmamasına yönelik olarak dün yazdığım yazıya, çeşitli okullardan cevaplar geldi. Kimi belirli oranlardaki kesintinin yasal olduğunu savunurken kimi de velileri hiçbir şekilde mağdur etmeyeceklerini ve kayıt sırasında alınan ücretin tümüyle geri ödeneceğini bildirdi.
Daha önce de belirttiğimiz gibi, sınav sisteminden kaynaklanan yer değiştirmeler nedeniyle, velilerden alınan ücretler, kesinlikle ve tümüyle iade edilmelidir. Umarız gelecek yıl tek sınav düşünülürken, bu durum da göz önünde bulundurulur.
OKS'ye yönelik bugünkü son hatırlatmamız ise eski süper liselere yönelik. Gelen mesajlardan anladığımız kadarıyla, puanları belli olmadığı ve yeni anadolu lisesi oldukları için, tercih sıralamasında hep en alt sıralara atılıyorlar. Bu çok yanlış. Şehremini gibi öyle okullar var ki pek çok anadolu lisesine taş çıkarır. Bu yüzden, bu okulları da tercihleriniz arasına alırken biraz araştırma yapmanızda yarar var...
aguclu@milliyet.com.tr
|
|
|


 | Taha AKYOL | | 'Medrese' ve terör LONDRA saldırıları ile "Pakistan'daki medrese... | |  | Çetin ALTAN | | III. Mustafa'nın kafası yumruk kadar mıydı, fındık kadar mıydı, mercimek kadar mıydı? Bugün ortaokuldan belge almış bir çocuk dahi,... | |  | Yasemin CONGAR | | Müslümanız, sorumluyuz! Türkiye'ye Batı'dan bakanların odağı, 11 Eylü... | |  | Abbas GÜÇLÜ | | Gençler neden uzağa gitmek istiyor? Gençler arasında, son yıllarda, giderek artan... | |  | Semih İDİZ | | Muhalefet bazı şeyleri ne çabuk unutmuş! "Kıbrıs Protokolü" imzalandı ve muhalefet, be... | |  | Faik ÖZTRAK | | İlk yarıda dış ticaret 2005 yılının ilk yarısında gerçekleşen dış ti... | |  | Hasan PULUR | | Kimse Vahdettin'e hırsız demedi ki... İNCİ Enginün, Milli Mücadele dönemi ile hayli... | |  | Ece TEMELKURAN | | Yemezler! Sokaktan bir dilenci geçiyor; genç bir adam. ... | |  | Yaman TÖRÜNER | | Laik - Müslüman mı, Müslüman - Laik mi? Amerika'nın İstanbul Başkonsolosu önceki haft... | |  | Güngör URAS | | Yabancılar gücenmesin, AB kızmasın (!) Aman ha... "Yabancıları üzmeyelim. AB'yi kızd... | |
|
|