Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 21 Eylül 2005 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Öteki üçlerin sırrı

Kayserispor, Erciyesspor ve Sivasspor'un puan cetvelindeki yerleri sizi şaşırtmıyor mu ?
Ligin altıncı haftasını geride bıraktık, ama onlar inatla zirveye tutunmaya çalışıyorlar...
Kayserispor, geçen yıl ligde "paçayı zor kurtaran" ekiplerden biriydi. Bu sezon başında yapılan tahminlerin çoğu, Sarı-Kırmızılı ekibin bir düşme adayı olarak mücadele edeceği biçiminde yoğunlaştı. Oysa onlar "Ya yen ya yenil" örneği, futbola basketbol havası getirerek beraberliği çöpe atan, tek puanla yetinmeyen bir anlayışın temsilciliğini yapıyorlar. Bu gözü kara lig konsepti, onları şimdilik üçüncü sıraya yerleştirmiş durumda. Geleceğin nasıl biçimleneceğini gerçekten merak ediyorum.
Erciyesspor ve Sivasspor, Turkcell Süper Ligi'nin yenilerinden... Yeni takımların klişe sloganı : "kalıcı olmak"tır. Geldikleri gibi geri dönmemek, ligde tutunabilmektir. Ne var ki "namağlup" Erciyesspor'la "kendi evine hasret turları atan" Sivasspor, bu sloganı unutmuş ve aşmış görünüyorlar... Erciyesspor, içerideki maçlarını berabere bitirirken, dışarıda sürekli kazanıyor. Sivasspor'un, Galatasaray karşısında uğradığı dramatik yenilginin hüznü, sadece 1 hafta sürüyor... Atatürk Olimpiyat Stadı'nda futbol güzellikleriyle dolu maçta Trabzonspor'u deviriyorlar.
Üç kulübün de bulundukları yere, aldıkları sonuçlara "rastlantı" diyebilir miyiz ?
Kesinlikle hayır!
Trabzonspor ve Beşiktaş'ın uğradığı kayıplar ne kadar gerçekse, Kayserispor, Erciyesspor ve Sivasspor'un başarısı da o kadar gerçek!
Bu gerçeklerin hamurunda doğrular ve yanlışlar var.
Trabzonspor ve Beşiktaş'ın durumlarıyla ilgili yorum bolluğu, görüş zenginliği ve çeşitliliğine biraz sırtımızı dönüp, öteki üç takıma bakarsak...Üçünün de ortak bir doğru ile lige girdiklerini görebiliriz... Menajer ve teknik direktörlerin işbirliği...
Kayserispor'da çiçeği burnunda Teknik Direktörü Ertuğrul Sağlam, yılların birikimli menajeri Süleyman Hurma ile ortak sorumluluk üstlenerek görev aldı. İkili, yönetimin verdiği yetkiler çerçevesinde transferden sezon planlamasına kadar futbol takımının tüm dosyalarını birlikte hazırladılar. Bütçelerin en verimli biçimde kullanılması için akıllarını ortaya koydular. Risk aldılar, hedef belirlediler, yetki ve sorumluluklarına sahip çıktılar. Sonuç ortada!
Erciyesspor da Reşat Çağan Mustafa Uğur beraberliği, Agali, Cenk, Devran ve Timuçin gibi isabetli transferlerin oluşturduğu sağlam ve güçlü bir kadro oluşturdu. Üstelik, büyüklerin hayal bile edemeyeceği küçük paralarla.
Bülent Uygun, Sivasspor'da menajerlik çizgisini farklı bir CEO liderliğiyle sürdürüyor... Kulübün ve takımın halkla ilişkilerinden Werner Lorant'ın çalışma programına kadar tüm ayrıntılarda Uygun'un etkisi ve başarısı söz konusu.
Hemen her kulüpte ortaya çıkan yetki karmaşası ve uyumsuzluk, "Öteki Üçler"de bugüne kadar kimsenin aklına dahi gelmeyen sorunlar...
Menajer, teknik direktör uyumunu ve başarısını dikkatle izleyelim. Şimdilik gidiş çok olumlu... Elbette burada üç kulüp başkanını da takdir etmek gerekiyor... Yetkilerinin bir bölümünü yetki verdikleri menajerler eliyle kullanmak, erklerinin bir bölümünü profesyonel menacerlerle paylaşmak, onların da iyi niyetinin ve kalite arayışlarının bir göstergesi...
Öteki Üçler, akıllarıyla büyüyor...
Öteki Üçler belki de "sözü öze taşıyarak" çağdaş bir uygulamayı kitaplardan hayata taşıyor!
Dikkatle izleyelim... Belki de kocaman bir örnek oluşuyor.

Ufaklıklar

U-17 Milli Takımımız, bana inanılmaz bir keyif ve heyecan veriyor. Abdullah Avcı'nun futbolcuları, yaşamlarının en heyecanlı yıllarında ağabeylerinin olamadığı kadar sakin ve akıllılar... Takım disiplini, topa sahip olma, topu kullanma ve golü arama konusunda kesinlikle bugünden 10 yıl daha ilerideler.
Onları evlat sevgisiyle bağrıma basıyorum.
Göreceksiniz... Volkan'dan Tevfik'e, Nuri'den Özgürcan'a bu kuşak Türk futbolunda çok büyük işler başaracak...
Kimbilir, 2010'lu yıllarda belki de bir Dünya Kupası finali... Niye olmasın!
Yarın gece Eurosport'ta Meksika ile grup birinciliği için kapışacaklar. Uykuya filan boşverin... Bu çocukları keyifle izleyin!
(Yıldırım Demirören'e not : Sevgili Başkan, alt yapının başarı örnekleriyle tarih yazan Beşiktaş'ın U-17'de tek oyuncusu yok!)

Bak şu Anelka'ya !

Nicolas Anelka, Fenerbahçe'ye geldiğinde doğrusu bu ya, kalitesini kabul etmekle birlikte huzursuz ve problemli kişiliğinden dolayı o transferi kuşkuyla karşılamıştım.
İzlediğim kadarıyla Anelka, Real Madrid, PSG, Arsenal, Manchester City gibi büyük kulüplerde bulamadığı huzuru ve uyumu Fenerbahçe'de buldu.
Sessiz, sakin ve soğuk duruşu yadırgandı. Ama kimseyle polemiğe girmedi, ne teknik direktörüyle ne de takım arkadaşlarıyla sürtüştü. Olabildiğince sakin, çalışmasına devam etti.
Anelka'nın geçen yıl Denizli'de Fenerbahçe'nin yenilgisiyle biten maçta, Alex'ten daha çok takım aidiyetine sahip olduğunu gözlemlemiştim.
Bu yıl fazlasını yapıyor. Milan ve Beşiktaş karşısında kazandığı penaltılar, Beşiktaş'a attığı gol gerçekten çok önemli. Onun sonuç üzerinde ne kadar etkili olacağını artık herkes kabul ediyor.
Anelka'nın skorlar dışında da etkin olduğu şeyler var...
Örneğin, Serhat'ı yok sayarak ve sonuçta kaybederek dökülse dahi Nobre'den vazgeçmemekte direnen Daum'un inadını kendi varlığıyla kırdı (Milan maçı)...
Ardından Beşiktaş karşısında daha da statik oynayan Alex'ten de vazgeçilebileceğini hatırlattı Daum'a. Çünkü Alex'ten beklenenleri Anelka da özellikle top oyunda iken gerçekleştirebilirdi...
Elbette Nobre ve Alex'i bir kalemde yok sayamayız... Anelka'nın varlığı, iki Brezilyalı'nın gerektiğinde kenara alınabileceğini ya da kenarda oturtulabileceğini gösterdi.
Hepsi bu!

agokce@milliyet.com.tr




SPOR
Hayalet avcıları: 66-57
Menajer aranıyor
Avrupa'ya feda olsun!
Keyiften dört köşe!
Güneş patlaması
Vali'den geri adım
Harika gençler: 3-2
Futbolcular da 'Ronaldinho' dedi
Denizli'ye kolay lokma: 3-1
Malatya'ya kupa morali: 1-0
Haber turu...
Siz de inanın
Öteki üçlerin sırrı
Zorla güzellik olmaz!
At yarışları





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR


Mehmet ÇİFTÇİ
Siz de inanın
Genç milliler, Dünya Kupası'nı Türkiye'ye get...
Atilla GÖKÇE
Öteki üçlerin sırrı
Kayserispor, Erciyesspor ve Sivasspor'un puan...
Gökhan TÜRE
Zorla güzellik olmaz!
Dünkü maçın diğer üçünden tek farkı, rakibin ...



 Atina 2004
 Dünya Kupası 2002
 Euro 2000
 Sidney 2000
 Dünya Kupası 98

© 2005 Milliyet