Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 19 Ekim 2005 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Nuh'un torunları Ermeniler


Ermenilerin kendilerini "Nuh Tufanı'nda Ağrı Dağı'na çıkan ve sular çekildikten sonra üreyerek insan türünün varlığını sürdüren Tanrı tarafından SEÇİLMİŞ ULUS olarak görmeleri" önemlidir. Ermenistan sorununu sadece "tehcir ve soykırım iddialarını aydınlatma zemininde tarihçilere bırakma politikasının" yanlışlığına işarettir.
Yanlışlığına değilse de, "yetersizliğine..."
Önce yukarıdaki satırları kısaca açayım...
...................
Ermeni mitolojik anlatımına göre onlar, Hz. Nuh'un çocukları arasındaki birleşmeden çoğalıp kavim haline gelmişlerdir. Tufanda Ağrı Dağı'na çıkarak hayatta kalmayı başaran kavim, Ermenilerin atalarıdır.
Ağrı Dağı, Ermeniler için kutsaldır.
...................
Ermeni iddiaları için bu mitoloji çok önemlidir.
Bu coğrafyada Nuh Peygamber'den beri var oldukları yörenin asıl ve eski sahipliğini vurgular.
Yöredeki her ulusun -ve Türklerin de- "sonrakiler" olduklarının altını çizmek üzere kullandılar.
Ermeni kolektif kimliğinin temel taşıdır.
Bu temel üzerine örülen duvarın harcı "ayakta kalmayı başarabilmiş olmak" özgüvenidir.
"Nuh Tufanı'nda bile hayatta kalmış bu ulus, 1915 Osmanlı tehcirinden sonra da ayakta kalabilmiştir" retoriği kullanılır.
Rumların mitolojiden kaynağını alan "büyük ulus" inancı, Nuh Tufanı ekseninde "Ermeni SEÇİLMİŞ ULUS"u olarak yerküreye yansıtılıyor.
Dünya kamuoyuna bir "farklılık" bir "elit" imajıyla saygınlık edinmede kullanılıyor.
....................
Hadise sadece "tarihi" değil, "psikolojik..."
Ve o zeminde ayak izlerini izlemeyi sürdürelim...
Ermeniler "mağduriyet" psikolojisinden de yararlanıyorlar.
Soykırım iddiaları geçersiz sayılsaydı bile kadın, erkek, çocuk, yaşlı milyonlarca Ermeni'ye zorunlu göç olan "tehcir" bile "mağdur" statüsü vermiştir.
Ermeni diasporası "mağdur"a dünya kamuoyundaki sempati rüzgârını arkasına almıştır.
....................
Bir de "mazuriyet" psikolojisi var. İki dünya savaşının sorumlusu olan Batı medeniyetine Ermeni lobisi bir de "kendini mazur görebilmek/gösterebilmek" olanağı sunmuştur. "Yahudilere soykırımda Almanya, 1915'te Türklerin Ermenilere soykırımını model aldı" söylemi, Batı'nın vicdanını yelpazelemiştir.
Ermeni diasporasına bu "mağduriyet+mazlumiyet" psikolojisi "pozitif ayırım" ayrıcalığını sağlamıştır.
Avrupa'nın kirlenmiş ruhuna "Aslında biz böyle şeyler yapacak insanlar değildik ama Türklerden öğrendik" arınma süreci uygulanmıştır.
Bir tür sanal terapi!
.....................
İtalya faşistlerinin ve Alman işgali altındaki ülkelerde işbirlikçilerin de Nazilerin Yahudi kıyımı suçunu paylaşmış olmaları, geleceğe dönük bir "insanlık değerleri" dalgasını kabartmıştır.
Holocoust'un Yahudilere hoşgörü ve pozitif ayrımcılık anlayışı, Ermenilere de parlamentolardan art arda "soykırım kararları çıkartmak" kapılarını aralamıştır.
Bazı kapılar, ardına kadar açılmıştır.
.....................
Yaşlı Ermeniler, 3. ve 4. kuşak Ermeni gençlerinde Türklere karşı tepkilerin çok azaldığını saptamışlar ve "çadır bezini" yeniden germişlerdir.
"Çadır bezi" de bir psikolojik deyim...
"Bireysel kimlikleri kapsayan büyük kimlik", cemaatlerin ve ulusların üzerine gerilmiş çadır bezleri gibidir.
Dışarıdaki "ötekiye" karşı bireylerde safları sıklaştırır.
Diaspora bunu yıllardır başarıyla uyguluyor.
"Öteki" rolü Türklere yükleniyor.
....................
Sonuç...
"Tarihçilere bırakalım" sloganı, sığ kalıyor.
....................
Not: Yukarıdaki satırlar için yararlandığım ve alıntılar da yaptığım kaynak: "TÜRK-ERMENİ MESELESİ/Mağduriyet Psikolojisi ve Büyük Grup Kimliği" başlıklı makale... Yazan: ASAM Siyaset Psikolojisi Uzmanı F. Sevinç Göral. STRATEJİK ANALİZ, Ekim 2005.

g.civaoglu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Eğitimde özel okullar
HÜKÜMET yeni tasarıyı Bakanlar Kurulu'nda imz...
Çetin ALTAN
AB üyeliği, İstanbul depreminden önceye mi, sonraya mı rastlayacak?..
Artık Türkiye'deki "yaşam kalitesi"ne karşı e...
Melih AŞIK
Van cumhuriyeti
Üniversite rektörleri bugün YÖK'ün çağrısıyla...
Fikret BİLA
Rumlar ipleri geriyor
Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) müzakere süre...
Hasan CEMAL
Sol ve arayış!
Kendimi bildim bileli, solda arayış vardır bu...
Güneri CIVAOĞLU
Nuh'un torunları Ermeniler
Ermenilerin kendilerini "Nuh Tufanı'nda Ağrı ...
Abbas GÜÇLÜ
Özel okul yasası kimler için?
Hatırlarsınız, rahmetli Özal, memurun iş biti...
Hurşit GÜNEŞ
Paradan 6 sıfır atıldı ama milyon kaldı
Bu yıl paradan altı sıfır atılmasına ne kadar...
Nail GÜRELİ
Hangi Sol
Raftan bir kitap çektik. Attilâ İlhan'ın Bilg...
Sami KOHEN
Yalnız sembolik olmamalı...
DAVET birçok bakımdan sembolik bir önem taşıy...
Hasan PULUR
Haberlerden esinlenerek...
KÜLTÜR Bakanı Atilla Koç'tan mecbur olmayınca...
Meral TAMER
Bienalin yerli sponsorlarını kayda geçelim
9 Uluslararası İstanbul Bienali'nin açılışınd...
Ece TEMELKURAN
Kültürel elit lümpenleşirken
İbrahim Tatlıses, köşe yazarı oldu. Bundan bö...
Osman ULAGAY
Yabancılara banka satmak doğru mu?
Küreselleşme "finansallaşma"yı da beraberinde...
Güngör URAS
Bütçe "hizmet" getiriyor mu?
Devlet ciddiyetinin "çivisi çıktı"... Maliye ...
M. Ali BİRAND
Böyle milletvekili olmaz olsun (!)
CHP milletvekili Haşim Oral'ı uzaktan tanırım...

© 2005 Milliyet