|
 |
|
|
Bu albümün sürprizi Zuhal-Bülent düeti
Zuhal Olcay-Bülent Ortaçgil işbirliğinin ikinci kalıcı meyvesi "Başucu Şarkıları 2" çıktı. Albümün sürprizi ise ikilinin düeti. Olcay, Ortaçgil'i "Bu albümde senin de sesin olsun" diyerek ikna etmiş
ASU MARO
Biri, Türkiye'de "iyi oyuncu" denince akla gelen ilk üç-beş isimden biri, üstelik çok da iyi bir şarkıcı. Zuhal Olcay hakkında, içinde bulunduğu işler için adeta bir "kalite kontrol belgesi"dir dense yeri. Diğeri ise
30 küsur yıl önce yaptığı şarkılar hâlâ can kulağıyla dinlenen, yaşarken adına bir "saygı" albümü yapılan ilk Türk müzisyen. Bülent Ortaçgil dinlemek bir ayrıcalık. Kendisinin de bir şarkısında ince ince dalga geçtiği gibi "Ortaçgil'i sever misiniz? Öyleyse devam".
Birbirlerini uzaktan uzağa beğenerek takip etseler de, hatta Ortaçgil kendisini "Zuhal Olcay takıntılı" diye tanımlasa da çok geç tanışmışlar. İkisini bir araya getirme fikri Ada Müzik'ten çıkmış. Zuhal Olcay'a Ortaçgil'in müzik direktörlüğünde Türk popunun eski şarkılarını yeniden yorumlatmak... Mesafeli, kendini sakınan iki insan... Ama daha ilk "merhaba"da aralarındaki duvarlar yıkılmış. "Zaten yüzünü, oyunculuğunu çok severdim, tanıyınca çok daha iyi bir şarkıcı olduğunu da gördüm" diyor Ortaçgil.
Böylece ikilinin işbirliği başlamış. Aslında "ikili" de değil, düzenlemeleri yapan usta müzisyenler Gürol Ağırbaş ve Baki Duyarlar ile tam bir "kare as" onlar. 2001'de ilk "Başucu Şarkıları"nı yaptıklarında bir ikincisi olabileceği akıllarının ucundan bile geçmiyor, "Rambo serisi gibi olmayacak" diyorlardı kahkahalarla. Ama işte "Başucu Şarkıları 2" çıktı bile. Kasımda da uzun bir Anadolu turnesi onları bekliyor.
Rahat stüdyo ortamı
İsim annesi Zuhal Olcay olan "Başucu Şarkıları"nda en büyük zorluk Naim Dilmener ve Murat Meriç'in kaydettiği CD'lerden şarkı seçerken yaşanmış. Bunu zorlaştıran birçok kriter var; dört kafadan çıkan dört ayrı ses, prodüktörün tercihi, besteci ve söz yazarının izni ya da talep ettiği para. Mesela ta ilk albümden beri dört gözle beklenen Onno Tunç bestesi "1945" sonuncu kriterin kurbanı.
"Başucu Şarkıları"nın kaydedildiği stüdyo Gürol Ağırbaş, Burhan Şeşen ve Aydın Karabulut'a ait. Stres yok, gerilim yok, bol çay, bol sigara, bol kahkaha var. Zaten Ortaçgil telaşsız bir adam olmasıyla ünlü, buna yine birbirinden sakin Baki Duyarlar ve Gürol Ağırbaş da eklenince ortaya son derece rahat bir stüdyo ortamı çıkmış. Tam bir "panik yok, işler yetişir" hali. En telaşlıları Zuhal Olcay, o da emin ellerde olmanın rahatlığı içinde.
Biz konuk olduğumuzda, ekibin erkeklerinin yükü hafiflemiş, sıra Zuhal Olcay'ın okumalarına gelmişti. Olcay'ın tek sıkıntısı, "hırsız bir kulağa" sahip olması. Hepsini ezbere bildiği eski şarkıları aynen söyleyebilme yeteneğine sahip. Ondan sonra sıra geliyor onu unutup kendi gibi yorumlamaya... Örneğin "Unutulur"un Banu Kırbağ yorumunu "unutmak" epey zor olmuş, hâlâ onunla uğraşıyorlardı. Zuhal Olcay şaka yollu "Yapamayacağım, Banu'nun sesi kulağımdan gitmiyor, çıkaralım bu şarkıyı" dese de inat ettiler ve sonunda ortaya gerçekten bambaşka bir şarkı çıktı.
Gene o gün kaydedilen "Sana Doğru" ise bir çırpıda söylendi, bitti. Hep beraber gözler kapalı dinledik ve şarkı ilk söylendiği haliyle olduğu gibi kondu albüme. Her bir hecenin ayrı ayrı söylenip yapıştırıldığı, teknoloji harikası kayıtları düşününce...
Bu albümün en büyük sürprizi, bir Ortaçgil-Olcay düeti. Hümeyra'nın sesinden tanıdığımız "Sus Duymasın"da Ortaçgil'i belki de ilk kez kendisinin olmayan bir şarkıda dinliyoruz. Bu planlanmış bir düet değil. Ortaçgil'in yaptığı deneme kaydı Gürol Ağırbaş tarafından Zuhal Olcay'ın vokalleriyle birleştirilince bakmışlar ki ortaya hoş bir şey çıkmış. Zuhal Olcay "Şu albümde sesin olsun" deyince, Ortaçgil de kabul etmiş.
İlk klip "Pervane"ye
"Beni Kategorize Etme" şarkısı da Olcay'ın ısrarı sonucu albümde. Sözlerini kendine çok uygun buluyor, ona "hüzünlü kadın" yaftasını yapıştırıp isim koymaya çalışanlara bir cevap gibi bu şarkı. Başta karşı çıkıp sonradan çok sevdiği şarkı ise yine zamanında Hümeyra'nın söylediği Bora Ayanoğlu bestesi "Adım Kadın". "Çünkü adım kadın, kadınım, hükmüm yoktur" gibi sözleri var. Bir kadın olarak bu sözleri söylemeyi "alçaltıcı" bulan Olcay'ın içi, şarkıya eklenen robot sesiyle rahat etmiş. "Bu sözleri bu devirde ancak bir robota söyletebilirsiniz" diyor gülerek...
İlk klip Özdemir Erdoğan'ın "Pervane"sine çekiliyor. Albümde Yeşilçam şarkısı kategorisinden "Nisan Yağmuru", Doğan Canku'dan "Gecelerim", Gündoğarken'den "Yıldızlar da İsterim", Selmi Andak bestesi
"O Şarkıyı Henüz Yazmadım"
ve "Aliye"de çalındıktan sonra Ayten Alpman'ın sesinden İstiklal Caddesi'ni inleten "Ben Varım" da var.
Birinci albümü fazla ağır bulanlara biraz hak veriyorlar ekipçe. Baki Duyarlar "Bu kadar hüzünlü insandan başka ne çıkabilir?" dese de, bu albümde buna da dikkat etmişler. Bülent Ortaçgil'in eşinin "İnsanları bu kadar da kahretmeyin" demesi de etkili olmuş anlaşılan... Bu kez başuçlarımıza biraz daha canlılık geliyor denebilir kısacası... Tabii gene "hüzün yoğun" bir canlılık...
|
|
|

|