Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 17 Kasım 2005 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Yüzdük yüzdük kuyruğuna geldik, ama 90 dakika sonunda milletçe acı bağırdık:
Ooof... of!

Alpay'ın yarattığı penaltı ve Frei'nin golü ile sarsıldık. Çabuk toparlandık. Tuncay'ın iki golü ve Necati'nin penaltısıyla umutlandık. Streller'i yine Tuncay ile yanıtladık, ancak 5. golü zamana sığdıramadık


90 dakika

MEHMET DEMİRKOL

Kafamı kaldırıp skorborda baktığımda 28. saniyeyle karşılaştım. Hakem penaltıyı göstermişti. Frei'ın önüne düşmekte olan, Ergün'ün üzerinden aşırtılan topu Alpay koluyla düzeltmişti. Aslında biraz ilk maçtaki pozisyonu andırıyordu. Hani çokça konuşulan Müller'in pozisyonunu. Ama hem hakem farklıydı, hem de hakemin çalabileceği bir faul yoktu ortada. Frei topun başına geçti. Volkan'ı terse yatırdı. Daha topa ayağımızı değmeden atmamız gerekenler 4'e çıkmıştı. Altından kalkılması güç bir yük. Terim, bundan sonra Ergün'ü sola Tolga'yı göbeğe koyduğu savunmasına sürekli çıkın demeye başladı. Ki sanırım bunu İsviçreli gazeteciler de kolaylıkla anlamıştır. Böylece iki çapamızdan Selçuk savunma güvenliğini üstlenecek, Emre forvetin hemen arkasına gidecek ve pas dağıtacak. Serhat ve Tuncay kanat hücumlarını Hamit ve Ergün'ün yardımıyla yapacaktı. Başta 4-2-2-2 gibi dizilen ekibin, 2-4-4'le gibi dar alanda yüklenmesi hedefleniyordu. 10'uncu dakikaya kadar 3'ünü Hakan'ın vurduğu 4 kafa denemesi cılız kaldı. Yükleniyor görünüyorduk, ama üretim yine zayıf ve düşük kalitedeydi. Kuhn'un takımı ise defansif bir 4-5-1'le kapanıyordu. Eksik kalan Hamit'i yeterince kullanamayışımız, Ergün'ün ise zayıf kalmasıydı. Bu baskı oyunundan pozisyonu bulan, bekledikleri bir kontrayla İsviçre oldu. Gygax soldan kaçıp kötü vurdu, karşı karşıyada. Sonra Tuncay çıktı ortaya. Kadıköy'ün isyankarı 24'de Emre'nin serbest vuruşuna savunmayı parçalayarak vurdu kafayı. Yırtındı, isyan etti. Onun bu hali takıma da sirayet etti. Yılmış görünen seyirci ayaklandı ve İsviçre sindi. Emre devreye girmeye başladı. Kuhn kendi Hakan'ını Stellert'i oyuna alıp ileride top tutan adam istihdam edinceye kadar baskı kurduk böylece. 2-2-6 gibi olduk baskıyla. Sonra ise topu çıkarmakta zorlandık. Ne gariptir ve ilk defa ne kutlu tesadüftür ki, tam oyun kontrolünü kaybetmişken 37'de Tuncay'la golü bulduk.

Açık verdik
İkinci yarıda baskı artık elle tutulur, bıçakla kesilir hale gelmişti. Ama onlar da kontru hemen buldu. Normal olarak ağır ve çok pas hatası yapan savunmamız açık veriyordu. 47'de Frei daha sonra 65'de de yapacağını yapıp bomboşta, karşı topu dışarı attı. Bu riski almaya değerdi. Son yediğimiz gol de bu yolla olsa da. 51'de Serhat'ın alıp Necati'nin attığı penaltı bir mucizenin kapısı gibiydi. 61'de Hakan karşı karşıyada artık alameti farikası olan o golü kaçırmasa İsviçre tamamen sahadan silinebilirdi. Baskı savunmada kontr açıklara rağmen iyi kuruldu. Alkışlanacak kadar. Ama ne yalan söyleyeyim 77'de Ergün'ün direği sıyıran şutu dışında net bir şans bulunamadı. 2 dakika sonra Steller Volkan'ın çıkışında net bir pozisyonu gol yapamadı. Emre ve Necati'nin çıkışı topu artık eskisi kadar kontrol edemiyorduk, ama net şansı golü yemeden 1 dakika önce bulduk. 3 oyuncumuz birbirine girdi. Dönen topu Tolga taça çıkmasın diye içeri çevirdi ve yürümekte zorlanan Steller yürüyerek golü attı. Yıkılmış hayallere yine isyan eden Tuncay oldu 88'de. Tam 4 gol bulduk, grupta toplam 7 yemiş İsviçre'ye karşı. Ve buna rağmen elendik. Ne yazık!

Hırsızlar!

Fatih Terim, İsviçre ile oynanan iki maçın hakemi Michel ve Bleeckere'i ahlaksızlıkla suçladı, "Çocuklarımızın ve bizim emeğimizi çalmışlardır, bunlar hırsızdır" diye konuştu

ERHAN TELLİ

Milli Takımlar Teknik Direktörü Fatih Terim, Dünya Kupası'na gidememelerinin faturasını hakemlere çıkardı. Soyunma odasına girdiğinde tüm oyuncuların ağladığını belirten Terim, "Ben ve ekibim hep birlikte onları alkışladık. Almanya'ya gidemeseler bile, bunu hak ettiler. Bu ülke onlarla gurur duyabilir" diye konuştu.
İsviçre'de Lubos Michel, dün de Frank De Bleeckere'nin hakem olarak Türkiye aleyhine çalıştığına dikkat çeken Terim, "Kim bu iki hakemi savunuyorsa, futbol bilgisinden şüphe ederim. Bu bize bahane değil, ama birinci maçta Lubos'un vermediği; hem kırmızı kart, hem penaltı... İkinci karşılaşmada meşhur Belçikalı hakem... Senderos'un Hakan'ı düşürmesi hem kırmızı kart, hem penaltı... Yine Senderos'un elle topu kornere yollaması... Degen'in yaptığı hareket kırmızı kart... Bu iki hakem de Türkiye'ye kıymıştır, yazık etmiştir. Çocuklarımızın ve bizim emeklerimizi çalmıştır, bunlar hırsızdır. Yapılan ahlaksızlıktır. Oyuncularımın emeklerine üzülüyorum, Almanya'da olamadığımıza üzülüyorum. Bir aydır bağırıyorum ama bazılarının işine gelmiyor. Ben artık yaşadığım sürece bir daha Türk hakemlerine tek bir şey söylemeyeceğim. Onlara haksızlık ediyoruz. Benim de bir istiap haddim var. Bugün doğru dürüst bir hakem olsa, benim oyuncularım 5 tane de atardı, altı tane de... Dört gün içinde üç tane penaltı var. İlk maçtaki Lubos Michel, Leeds ile oynadığımız karşılaşmada, hem Kewell'ı hem de Emre'yi yanlış atmıştır" dedi.

İsviçreliler'e çattı
Fatih hoca, hakemler konusundaki yorumuna şöyle devam etti: "İkinci maçın hakemini niye değiştirdiklerini sorduğumuzda, bize, önceki hakemin Fenerbahçe - Schalke maçında iki kırmızı kart gösterdiğini ve bu maçın da Kadıköy'de olması nedeniyle psikolojik etkisi olabileceğini söylediler. Peki Bleeckere, U 17'ye üç kırmızı kart gösteren hakem değil miydi? Bunu niye düşünmediler?"
İsviçreliler'e de çatan Milli Takım teknik patronu, "Karşımızda, medeniyetin beşiği(!) bir takım var. Ama medeniyet kisvesi altında, bayağı bir ahlaksızlık görüyoruz. Bu konuda müthiş profesyoneller" ifadesini kullandı.
Artık geleceğe bakacaklarını da söyleyen Fatih Terim, "Şimdi kendi takımımızı kuracağız. Daha geniş bir havuzdan oyuncularımızı bulacağız. Nuri ve onun gibi genç arkadaşlarımızla tabanca gibi bir ekip hazırlanacağız. Türk futbolunu 10-15 yıl ileriye taşıyacak yeni bir nesil bulacağız" dedi.

İlginç diyalog
Terim, İsviçreli bir gazetecinin, "Neden hakemlere bu kadar yükleniyorsunuz?" sorusuna, "Siz herhalde maçları seyretmediniz. İki maçta da birer kişi eksik oynadık. Hakemlerle birlikte İsviçre 12 kişiydi" yorumunu yaptı. Fatih hoca, soruyu soran gazeteciyi daha sonra tebrik ederek, "Bravo, tren rayı gibi takımınızla birlikte gittiniz, takımınızı desteklediniz" yorumunu yaptı.

Gülerken ağladık

45 bin taraftar, tribünleri bayraklarla kırmızı - beyaza boyadı. 90 dakika boyunca bir an olsun susmayan seyirciler şok sonuçla Kadıköy'den başı önde ayrıldı

Tarihi karşılaşmanın biletlerini günler öncesinden tüketen taraftarlar, 12. adam görevlerini eksiksiz yerine getirdi. Şükrü Saracoğlu Stadı tribünlerini saatler öncesinden tıklım tıklım dolduran seyircimiz, Kadıköy'ü İsviçre için adeta cehenneme çevirip, milli takıma müthiş bir destek verdi.
Futbol Federasyonu, ay - yıldızlı ekibe destek sağlamak için her koltuğa Türk Bayrağı bıraktı. Taraftarlar bu bayraklarla stadı adeta kırmızı ve beyaza boyarken, tribünlede muhteşem görüntüler oluştu. Henüz 2. dakikada yediğimiz şok golle yenik duruma düşmemize rağmen milli takımımza desteklerini azaltmayan taraftarımız, herkesten tam not aldı.

Marşı kimse duyamadı!
Tribünleri dolduran taraftarlar, İsviçre seyircisinin geçtiğimiz hafta Bern'de oynanan ilk maçta Milli marşımızı ıslıklamasına aynı şekilde karşılık verdi. Karşılaşma öncesi çalınan İsviçre Milli Marşı, tribünlerden yükselen ıslıklar yüzünden duyulmadı. Daha sonra İstiklal Marşı'nı hep bir ağızdan söyleyen taraftarlar, ellerindeki bayrakları havaya kaldırdı. Ay - Yıldızlı futbolcular, İstiklal Marşı okunurken, birbirlerine kenetlendi. Marşımızı coşkuyla söyleyen milli oyuncuların başta Alpay, Tuncay ve Hakan Şükür olmak üzere son derece hırslı oldukları gözlendi. Ay - Yıldızlılar, marşımızdan sonra saha içinde kenetlenerek galibiyet andı içti.

'Yapabileceğimiz işi başaramadık'
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, Milli Takım'ın sahadan 4-2 galip ayrılmasına rağmen 2006 Dünya Kupası'na gidememesi nedeniyle çok üzgün olduğunu söyledi. Şahin, "Biraz heyecanlı oynamasak istediğimiz galibiyeti alır ve Almanya'ya gidebilirdik. Üzüldük. Yapabileceğimiz bir işi başaramadık. Rakibimiz Almanya vizesi için taktiksel bir oyun sergiledi. Bir gol daha atsak finallere biz gidiyorduk ancak olmadı" dedi.

Bıçakcı: Elimizden geleni yaptık
Futbol Federasyonu Başkanı Levent Bıçakcı, Milli Takım'ın, İsviçre karşısında elinden geleni yapmasına karşın Dünya Kupası'na katılma hakkını elde edemediğini belirtti. Büyük bir üzüntü yaşadıklarını vurgulayan Bıçakcı, "Çok arzulu ve istekliydik. Her şeyimizi ortaya koyduk. Oyuncularımız ellerinden geleni yaptılar ancak olmadı. Bir yere kadar geldik fakat orayı bir türlü aşamadık" dedi. Basit goller yendiğini de dile getiren Levent Bıçakcı, "Milli Takımımız artık yeni bir sayfa açacak. Fatih Terim'le konuşacağız. Zaten onun gençlere dönük yeniden yapılandırma çalışmaları var. Onu yapacağız" ifadesini kullandı.

Erzik: İlk gol planları bozdu
UEFA Asbaşkanı Şenes Erzik, Almanya vizesinin kaçmasını ilk dakikada yediğimiz penaltı golüne bağladı. İstenen gollerin atılmasına rağmen çok basit goller yendiğini belirten Erzik, "İlk dakikada yenilen gol bütün her şeyi bozdu ve çok büyük bir darbe oldu. O golü yemeseydik, Almanya'ya giden taraf biz olurduk. Bu kadar uğraşın getirisi olmadı" diye konuştu. Maçın hakemini beğenmediğini ifade eden Şenes Erzik, "Tansiyonu bu kadar yüksek bir maçı gerektiği gibi götüremedi. Sahaya atılan yabancı maddeler konusunda gözlemcinin raporunu bekleyeceğiz" diye konuştu.

MAÇTAN NOTLAR
Vogel'in hareketi
İLK maçta Frei ile olumsuz diyalog yaşayan Fatih Terim, dün de Vogel'in hareketine muhatap oldu. Milanlı oyuncu, ikinci golü atmalarının ardından Fatih hocanın yakınına gelerek centilmenliğe yakışmayacak bir harekette bulundu.

Sahadan atıldı
İSVİÇRE Milli Takımı'nın yardımcı antrenörü, ikinci golünün sevinci sırasında sahadan atıldı. Seyircinin sahaya fırlattığı bayrak sopasını tribünlere geri atan antrenör, dördüncü hakemin uyarısıyla alandan çıkarıldı.

Ümit tribüne
FATİH Terim, 2-0 yenilen ilk maçın kadrosunda revizyona gitti. Bern'deki mücadelede ilk 11'de yer alan Tümer Metin, Nihat ve İbrahim Toraman'ı kenara çeken Fatih hoca, Ümit Özat'ı da 18 kişilik kadroya dahil etmedi, tribüne gönderdi.

Dünya izledi
TÜRKİYE'NİN İsviçre mücadelesini toplam 442 basın mensubu takip etti. 139'u yabancı yazılı ve görsel medya çalışanının 125 İsviçreli, 8 Japon, 3 Alman ile birer İtalyan, İngiliz ve Fransız olduğu bildirildi.

Ekstra güvenlik
GÜVENLİK için daha önce 3 bin 600 polis düşünen İstanbul Emniyeti, bunlara 400 emniyet mensubu daha ekledi. Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah, gidiş güzergahında ve stat çevresinde 2 bin, içeride de bin 600 polisin bulunduğunu, ek önlemler çerçevesinde toplam görevli sayısının 4 bini bulduğunu açıkladı.




SPOR
Ooof... of!
İki yüzlü Kuhn!
Başımız büyük dertte
BJK Futbol Okulu!
Nihat için dev yarış
Gerets çare arıyor
Bir bilet daha!
Takımımız muhteşem, ama şanssızdı
Kangurular bu kez zıpladı!
Podyum fena çöktü!
Ülker patladı: 87-55
Kordel çeyrek finalde
Haber turu...
En acı veda
Şimdi devrim yapalım
Fenerbahçe Piyangosu
Yazık, çok yazık
Bir gol!
Kurban Türkiye'ydi
At yarışları





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR


Rıdvan DİLMEN
En acı veda
Yazık oldu hakikaten hem de çok yazık oldu. "...
Atilla GÖKÇE
Şimdi devrim yapalım
İbret dersleri yazılı futbol maceramızın sonu...
Ercan GÜVEN
Fenerbahçe Piyangosu
Hep merak etmişimdir, Hakkı'nın ataları 1907'...
Bilal MEŞE
Yazık, çok yazık
Erhan Telli ile birlikte biraz de stresten(!)...
Halil ÖZER
Bir gol!
Yıllardır futbolun içindeyiz, ama bu kadar ac...
Erdoğan ŞENAY
Kurban Türkiye'ydi
İsviçre önünde bilimsellikle değil de, duygul...



 Atina 2004
 Dünya Kupası 2002
 Euro 2000
 Sidney 2000
 Dünya Kupası 98

© 2005 Milliyet