Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 15 Aralık 2005 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Bolkenstein: Orhan Pamuk'a 'zulüm' gibi davranışlar devam ediyor


Kimlik tartışmalarımız süredursun, Avrupa'da Türklerin kimliği konusunda kuşku duymayanlar seslerini yükseltmeye devam ediyorlar. Bu tartışmaların başını ise yine Avrupa Komisyonu'nun eski üyesi Hollandalı Fritz Bolkenstein çekiyor.
Bolkenstein, politikacılarla akademisyenlerin görüşlerini dünya çapında iktibas eden "Project Syndicate" adlı kuruluş için yazdığı yazıda düşüncelerini açıkça ortaya koymuş.
"Türkiye ile ilgili sorun" başlıklı yazısına Orhan Pamuk davasıyla girerek, 30 üyeli Romano Prodi Komisyonu'nda Ankara'ya müzakere tarihi verilmesine karşı çıkan tek kişi olduğunu anımsatıyor ve sadece bunun "ne denli haklı olduğunu gösterdiğini" söylüyor.

'Kabul edilemez davranışlar'
Bolkenstein, "Müzakerelerin başlamasına karar verilmesinden sonra bir şey değişmedi. Pamuk'a dönük zulmün ötesinde, kabul edilemez davranışlar aynen sürüyor" dedikten sonra, "Kadınlar Günü"nde acımasızca dövülen kadınlarla başlayan listesini dayıyor.
"Türkiye'nin kimliği" konusundaki görüşlerini ise şu sözleriyle ortaya koyuyor:
"Ancak, bu eksiklikler giderilse bile, Türkiye yine de AB'ye alınmamalı, çünkü bir Avrupa ülkesi değil. Hıristiyanlık, feodalizm, Rönesans, Aydınlanma, demokrasi ve sanayileşme biz Avrupalıları bugün olduğumuz kişiler yapmıştır. Ancak Türkleri bugün oldukları kişiler yapan bunlar değildir."
Bolkenstein, bu sözlerin ardından şöyle devam ediyor:
"Bu nedenle, Avrupa Komisyonu'nun ısrarı sonucunda yapılan reformların üyelikten sonra uygulanmaya devam edeceği konusunda ikna olmuş değilim. Tam aksine gerileme olacağı konusunda kuşkularım var."
Bolkenstein'in bu ırkçı görüşleri tabii ki kabul edilemez. Fakat, Türkiye'nin sağladığı kozlardan güç alarak ortaya koyduğu argümanlar, AB'deki Türkiye karşıtlarının sayısını artırabilir. Son kamu yoklamaları da zaten bu yönde bir gelişme olduğunu gösteriyor.

'Avrupalı değilsiniz'
Peki, adam bize, "Avrupalı değilsiniz" derken biz de, "Yanılıyorsun beyim, biz Avrupalıyız" diyebiliyor muyuz? Bunu diyebilmemiz için, herhalde ve her şeyden önce, Avrupa'yı "tüm kötülüklerin anası" olarak görmekten vazgeçmemiz gerekiyor.
Bolkenstein, Avrupa'da Türkiye için iyi şeyler düşünmeyenlerin olduğunu kanıtlıyor. Ancak, "AB" denince akla Bolkenstein'ler, Giscard'lar falan gelmemeli. "Fransızlaşmak" veya "Almanlaşmak" da gelmemeli. "Gelişmiş yaşam kalitesi", "hukukun üstünlüğü", "insan hakları", "demokrasi" ve "laiklik" gibi kavramlar gelmeli.

Şarklı Türkiye görüntüsü
Ziya Gökalp'in "Türkçülüğün Esasları" adlı eserinde "Türkler için tek çıkış yolu" olarak gördüğü "Avrupalı olmanın" temel koşulları bunlar olduğuna göre, "Avrupalılığımızı" buna göre ölçmek zorundayız.
Peki, bunu yaptığımızda ortaya nasıl bir görüntü çıkıyor? Bir türlü yapamadıklarımızla son dönemde gördüklerimizi yan yana koyduğumuzda, maalesef, giderek "daha az Avrupalı, giderek "daha çok Şarklı" olan bir Türkiye görüntüsüyle karşılaşıyoruz.
Kısacası gelişmeler, Bolkenstein'in istediği yönde ilerliyor, Ziya Gökalp'in ve onun gibi düşünen Atatürk'ün öngördüğü yönde değil.

semihi@cnnturk.com.tr








Taha AKYOL
En tehlikeli fikir
BAZI okurlarımdan tepkiler alırım. Beni geric...
Çetin ALTAN
Gevşek kravat, pantolon dışına çıkmış gömlek...
Havaların kurak, yahut yağmurlu gitmesinden, ...
Melih AŞIK
Van'da adalet...
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü Yücel Aş...
Fikret BİLA
Bahçeli tam yetki istiyor
MHP lideri Devlet Bahçeli, geleneksel hale ge...
Hasan CEMAL
Demokrasi, demokrasi düşmanı!
Hangisi kazanacak? Demokrasi mi? Demokrasi dü...
Yılmaz ÇETİNER
Türban olmadı, cami; cami olmadı, içki; içki olmadı, imam; imam olmadı?..
Osmanlı padişahı, aynı zamanda İslamların hal...
Güneri CIVAOĞLU
Pankart açmam
Bir iktidarın en kuvvetli olduğu gün, "hüküme...
Can Dündar
AKP'nin sonbaharı
"Balayı dönemi"nin uzunluğu evlilikten evlil...
Hurşit GÜNEŞ
Çuf çuf! İnşaat lokomotifi geliyor!
Gerek kamu kesiminde, gerekse özel kesimdeki ...
Doğan HEPER
'Yehova Şahidi' böyle öldü
O öldü.
Semih İDİZ
Bolkenstein: Orhan Pamuk'a 'zulüm' gibi davranışlar devam ediyor
Kimlik tartışmalarımız süredursun, Avrupa'da ...
Hasan PULUR
Anılar, anılar...
İNSANIN anılarını, hatıralarını, yazması kola...
Derya SAZAK
Akbabanın 3 Günü
CIA'yı en iyi anlatan filmlerden biriydi, Rob...
Meral TAMER
Benimki, sivil itaatsizlik!
Sabahtan beri kulağım radyoda, gözüm televizy...
Yaman TÖRÜNER
Bize bir şeyhler oluyor
2.8 milyar dolar muhammen bedelle satışa çıka...
Güngör URAS
IMF 'kıvırtmaya başladı'
IMF İcra Direktörleri Kurulu'nda Türkiye'nin ...
Serpil YILMAZ
Vodafone fiyat rekabetine girmeyecek
Aylık haber dergisi Tempo'nun 19. yılının kut...
M. Ali BİRAND
Ufukta yeni bir kriz görünüyor...
Ufukta kara bulutlar yoğunlaşıyor. Belki şu s...

© 2005 Milliyet