|
 |
|
|
Bol sıfırlı parayı anlamadılar sıfırlar gitti, yatırıma geldiler
Yabancı sermaye girişinin daha da artacağını söyleyen Cansen Başaran "Yatırımlarda en önemli etkenlerden birisi paradan sıfır atılması oldu. Açıkçası paradaki sıfırların atılmasının bu derece etkili olacağını düşünmemiştim" dedi
Eylem Türk
Yabancı sermayenin son dönemde Türkiye'ye olan ilgisinin arttığını söyleyen PricewaterhouseCoopers Türkiye Başkanı Cansen Başaran, "Biz ilgiyi en baştan görebiliyoruz. Çünkü ilk kontak kurdukları adreslerden birisi biziz. 18 aydır çok fazla ilgi var" dedi.
Ertelenmiş bir özelleştirme projelerinin ve bankalardaki rehabilitasyon sürecinin tamamlandığını belirten Başaran, "Asıl bundan sonra çok daha fazla yabancı sermaye girişi göreceğiz. İki faktör çok önemli. Bunlardan birisi de paradan sıfır atılması. Diğeri enflasyonun düşmesi" diye konuştu.
İngiliz firma örneği
Danışmanlık için başvuran şirketlerin kendilerine 'Biz şimdi paranızı anlayabiliyoruz. Anlayabildiğimiz bir rakamı görmek bizim için çok önemli' dediklerini anlatan Başaran, "Ben açıkçası hiçbir zaman paradaki sıfırların atılmasının bu derece etkili olabileceğini düşünmemiştim" dedi.
Başaran bu konuyla ilgili yaşadığı bir olayı da şöyle anlattı: "İngiliz sermayeli bir kozmetik şirketi, bizimle kontak kurdu. Dünyanın pek çok yerinde yatırımları olan başarılı bir şirket. Türkiye'ye yatırım yapmaya karar vermişler. Yaptığımız görüşmede şirketin yaşlıca bir ortağı bana, 'Hanımefendi, biz Türkiye'ye neden gelmedik diye düşündük. Sonra fark ettik ki paranızda çok sıfır vardı ve biz o rakamları anlayamıyorduk. Ne zamanki sıfırları attınız o zaman yatırım yamaya karar verdik' dedi. Tabi anlayabilecekleri rakamlarla iş yapmak onlar gibi herkes için önemli."
'Ön yargı var'
Türkiye'de Arap sermayesine önyargı olduğunu belirten Başaran, "Sermayeye bir etiket yapıştırmak yanlış" dedi. Arap sermayeli şirketlerde büyük değişim yaşandığını söyleyen Başaran, "Artık yönetimlerinde ABD'de eğitim görmüş, başarılı genç nesil var" diye konuştu.
Arap sermayeli şirketlerin Türkiye'de yatırım yapma konusunda güvenli olduklarını belirten Başaran, "Danışmanlık verdiğimiz, Türkiye'de önemli yatırım düşünen dört Ortadoğulu şirket var. Bunlar sağlık, gayrimenkul ve turizm alanında yatırım yapmayı düşünüyorlar" dedi.
'Türkler kısa vadeli bakıyor'
PricewaterhouseCoopers Türkiye'nin, geçen yıl rekor büyüme yaşadığını kaydeden Başaran, "Ciroda yüzde 20 büyüdük. Bu yıl 170 kişiyi işe aldık. Geçen yıl da 100 kişiyi işe almıştık" dedi. Dünyada büyük global şirketlerin önemli bir kısmının danışmanlığını yaptıklarını anlatan Başaran, şunları söyledi: "Global şirketler çok uzun vadeli strateji ile çalışıyorlar. Bir pazara girmeye karar verdiklerinde yıllarca üzerinde çalışıyor ve doğru zamanı bekliyorlar. Örneğin Telsim ihalesini alan Vodafone'la birlikte yıllarca çalışma yaptık. Türk iş hayatının da buna alışması, uzun vadeli stratejiler geliştirmesi gerektiğini düşünüyorum. Hala olaylara kısa vadeli bakılıyor."
Vodafone ile ihale sonrasında da danışmanlık anlamında çalışmaya devam edeceklerini söyleyen Başaran, dünya çapındaki güçlü firmaların Türkiye'de faaliyet göstermesinin önemli olduğuna işaret etti.
Sınıfının en küçüğüydü
Başaran aslen Trabzonlu. İlkokula beş buçuk yaşındayken misafir öğrenci olarak başlamış. Okumayı sökünce okula devam etmiş. "Bütün hayatım boyunca bütün okullarda sınıfın en küçüğü oldum" diyor.
1980 yılında İstanbul Üniversitesi işletme bölümünden mezun olan Başaran, "Üniversiteyi 20 yaşında bitirdim. Mezun olduktan sonra PricewaterhouseCoopers'da çalışmaya başladım" diye anlatıyor. Başaran, şirkette adım adım yükselmiş. Asistan olarak başladığı işin önce tecrübeli asistan, ekip şefi, müdür yardımcısı, müdür, kıdemli müdür ve ortak olmuş. "1990'da ortaklığa kabul edildiğimde dünyadaki en genç ortaktım. 30 yaşındaydım. 1998 yılında da ülke başkanı oldum" diyor.
'İş dünyasında yönetim sorunu var'
Başaran Türkiye'deki şirketlerle ilgili olarak da, "Belli pazarı olan şirketler var ama iyi idare edilemiyor. Ben Türk iş dünyasının sorununu daha çok yönetim olduğunu düşünüyorum. Türk şirketlerini dünya rekabetinde konumlandıracak yönetici sayısı kısıtlı" dedi.
Başaran ayrıca, yabancı sermayenin öncelikle varolan şirketleri satın almak şeklinde girişimde bulunduklarını kaydederek, "Bize gelen talepler, ağırlıklı olarak şirket satın alma yönünde" dedi.
|
|
|

|