Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 28 Aralık 2005 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Liderlerin söz düellosu

Yeni yılın bütçesi kavga gürültü kabul edildi. CHP lideri Baykal, Başbakan'a 'Hangi Erdoğan'sın? Hikmetyar'ın önünde diz çöken mi, Anıtkabir'de saygı duruşu yapan mı?' diye sorunca Erdoğan, '30 yıl öncesinde kalmadım. Ben değişerek geliştim' yanıtını verdi

ANKARA Milliyet - FOTOĞRAFLAR: Mustafa İstemi


TBMM'de 2006 yılı bütçe görüşmelerine, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'la CHP Genel Başkanı Deniz Baykal arasındaki söz düellosu damgasını vurdu. Baykal'ın, "Hangi Recep Tayyip Erdoğan? Hikmetyar'ın önünde diz çöken mi, Anıtkabir'de saygı duruşu yapan mı?" sözlerine Başbakan, "Değiştim. Ben değişerek geliştim. 30 yıl öncesinde kalmadım, çünkü çağdışı değilim" diye yanıt verdi..
TBMM, görüşmelerini aralıksız 14 gündür sürdürdüğü 2006 yılı bütçesini kabul etti. Bütçe üzerinde dün yapılan son görüşmelerde AKP ve CHP'li milletvekilleri sert tartışmalar yaparken, Erdoğan ve Baykal arasında da ilginç diyaloglar yaşandı. İki lider arasındaki polemiğin satırbaşları şöyle:

'Hangi Tayyip Erdoğan?'
Baykal: Başbakan, 'Ya göründüğün gibi ol ya olduğun gibi görün' dedi. Başbakan hangisidir? Hangi Recep Tayyip Erdoğan? Hikmetyar'ın önünde diz çöken mi, Anıtkabir'de saygı duruşu yapan mı? 'Maaşım yetmiyor' diyen mi, kurduğu şirketleri trilyonlarca liraya satan mı? 'Anıtkabir'in önünde sap gibi duruyorlar' diyen mi, yoksa Anıtkabir'de saygı duruşu yapan mı Erdoğan'dır? İşaretleri var, hükümet abbas yolcudur.
Başbakan, 'Şemdinli'de başka Ankara'da başka konuştuğumu' söyledi. Bir tane bile Ankara'da söylemediğim cümleyi bulma imkanı yoktur. 30 yıl önce ne söylediysem şimdi de aynı şeyi söylüyorum. İlke, ahlak değerleri konusunda aynı çizgideyim. Bu bir nakiseyse bunu üstleniyorum.

'Hikmetyar sakızı'
Erdoğan: İki de bir sakız gibi çiğniyorsunuz: 'Hikmetyar'ın önünde diz çöktünüz.' Bu olay 1986'nın olayı. Hikmetyar, islam ülkeleri ekonomik işbirliği toplantısına resmi davetli olarak geldi. Unutmayın, o zaman onların verdiği mücadeleyi herkes alkışlıyordu. Ha şu anda farklı bir safa geçmiş durumda, desteklemiyorum. Değiştim. Ben değişerek geliştim. 30 yıl öncesinde kalmadım, çünkü çağdışı değilim.
'Benim maaşım yetmiyor' diye bir ifadem olmadı. Almanya Başbakanı Schröder ile beraber olduğumuz bir ortamda, onların başbakanının maaşıyla bizdeki maaşı bir gazeteciyle mukayese yaptım. Öyle bir derdim yok.

'Kapıkule size de pas edildi'
Baykal: Kapıkule'de yolsuzluklar patlak verdi. Hükümet nerede? 'Tehlikeli işlerle uğraşıyor' diye kritik sorumluluktan uzaklaştırılan bir bürokratımız, kutluyoruz. Dürüst memur, hangi görevde olursa olsun yapacak bir şeyi olduğunu kanıtladı. Bu, AKP zihniyeti, kadrolaşma, bal tutan parmağını yalar, bizim arkadaşlar da devlet olanağını kullansınlar anlayışıdır.
Erdoğan: Kapıkule'yi ballandıra ballandıra anlattınız. Tamam, kim verdi bu talimatı? Yoksa siz mi verdiniz. Hakikaten telefon diplomasisini iyi götürüyorsunuz maşallah. Size kimden geldi? Bunları kim dinliyor. Araştırma komisyonuna gelen size de pas edilen bir şey.
Baykal: Basında çıktı Sayın Başbakan.

'Belden aşağı vurdunuz'
Baykal: Ceylan Otel'de görüşme olmuştur. Ofer'in genel müdürü geldi. Maliye Bakanı hâlâ reddetmeyi sürdürüyor. Aklıma zekâma, ahlakıma, milletin sağduyusuna saygısızlık sayıyorum. Millet kör, âlem sersem, bunlar akıllı! Ne söyleyerlerse kabul ettirecekler. Maliye Bakanı gelip özür dileyecek. Hukuk varsa, ahlak varsa istifa edecek.
Erdoğan: Yattınız kalktınız bakanıma belden aşağı vurmaktan başka bir şey yapmadınız. Oğlundan başladınız, eşinden çıktınız. Bir edep var, adap var ya... Siyasetin ahlakına sığmıyor. Müddei (iddia eden), iddiasını ispatla mükelleftir. İddiasını ispatlayamayan... Ben işte oraya 3 tane nokta koyuyorum.

19 saat kesintisiz mesai


AKP yöneticileri, Genel Kurul'da en az 184'ü bulundurmakta bazen zorlandı.

CHP'nin nöbetçi idare amiri Erdoğan Yetenç uykuya direndi.

Diş çektiren AKP'li Vahit Erdem, kompres yaptı.

CHP'li Kâtip Üye Türkan Miçooğulları, sabaha karşı yorgun düşerek nöbeti devretti.

Ara sıra şekerleme yapanlar vardı.

'Eski parti olarak hava atıyorsunuz'

Eski parti olarak hava atıyorsunuz. Atatürk'ün üzerinden siyaset yapmaya kalkıyorsunuz. Bu millet sizi iktidar yapmayacak. Ben belgeyle konuşuyorum, Halep oradaysa arşın burda, siz gazete kupürleriyle. Ben fotokopileri çıkarmaya başlarsam geçmişiniz çok kötü. Ben 'düne ait ne varsa, dünde kaldı cancağızım, bugün artık yeni şeyler söylemek lazım' diyen Mevlana terbiyesi ile konuşmak istiyorum.
Baykal: (Elini sallayarak) Doğru söylemiyorsun.
Erdoğan: El kol hareketleriyle bir yere varamazsınız. Millet el kol hareketiyle konuşanları sandığa gömdü. Bir genel başkan el kol hareketiyle konuşmaz, diliyle konuşur. Ben hep bütçeyi konuşuyorum ama biraz sonra o dilde de konuşabiliriz.
Erdoğan: (Tepki gösteren CHP'li Mustafa Özyürek'e) Sayın Özyürek, çok ileri gittin, şimdi sana bir şey söyleyeceğim. Komisyonda; 'Zaten bu millet mazoşisttir' demiş, bu ne ya! Sayın Baykal yanında çalıştırdığın adamlara bak. Millete mazoşist diyecek kadar seviye kaybına uğramıştır.
Baykal: Başbakan'ın bir çay-simit hesabı vardı. Şimdi yapamıyorsun, nerde? 500 bin lira bir bardak çay. Git de kahveleri gör.
Erdoğan: Baykal simidin fiyatının 500 olduğunu söylüyor.
Baykal: 500 demedim. Çayı söyledim. Ciddi ol Sayın Başbakan gerçekten çok hafiflediniz.
Erdoğan: ..Cevabını alırsın. Keçiören'de simit 300, pastaneden simidi yersen öyle olur. Benim hesabım 5 kişilik aile üzerinden, açıp bakın.
Canan Arıtman: Akif Beki düzeltir.

2006'nın açığı 14 milyar YTL

TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilen 2006 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Yasası'ndaki temel büyüklükler şöyle:
  • Bütçe giderleri 174.9 milyar YTL, geliri 160.9 milyar YTL olarak öngörüldü.
  • Enflasyonun 2006 sonu itibarıyla ÜFE ve TEFE'de yıllık yüzde 5 düzeyine çekilmesi hedefleniyor.
  • Faiz dışı fazla hedefi geçen dönemde olduğu gibi yüzde 5, tüm kamu sektörü için ise yüzde 6.5 olarak öngörülüyor.
  • 14 milyar YTL açık, net borçlanma ile kapanacak.
  • 2006'da en yüksek devlet memuru maaşına yüzde 5.1, en düşük memur maaşına yüzde 19.9, ortalama memur maaşlarına da yüzde 12.7 oranında zam yapılacak. En düşük memur maaşı ocakta 595 YTL'ye, temmuzda 650 YTL'ye ulaşacak.
  • 2006'da Gayri Safi Milli Hasıla'nın yüzde 5 oranında artması öngörülüyor.
  • Toplam kaynakların sabit fiyatlarla yüzde 4.9 oranında artacağı, sabit sermaye yatırımlarındaki artış oranının yüzde 8.7 olacağı öngörülüyor.
  • Tüketimin sabit fiyatlarla yüzde 4.2 oranında artması öngörülürken, bu oranın kamu tüketiminde yüzde 5.2, özel tüketimde ise yüzde 4.1 olarak gerçekleşmesi bekleniyor.


  • 'Çocuklarım ne yiyecek?'

    Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, kendini savunurken, "Son derece anlamsız, yakışıksız iftiralarda bulunulmasından dolayı huzurunuza geldim" dedi. Unakıtan şöyle konuştu: "Menfaatlere yol vermezseniz, hakkınızda iftiralar atılıyor. 'Bakan firma temsilcisiyle otelde görüşmüş, orada oğlu varmış. Değil, yalan. Bu kadar yalan dolu senaryoyu gerçekmiş gibi, bir genel başkanın ağzına yakışır mı bu iş. Sizin hakkınızda da Bülent Ersoy neler söyledi, onu mu alıp gelelim buraya! Bunları söylemek herhalde sizi yükseltmez Sayın Baykal!"
    Unakıtan, önceki gece çocuklarını, "Bir insan, bakan olunca, 'Bana bakın evlatlar, bundan sonra şirket mirket kurmayın, oturun mu' demeli. Çocuklarım da çocuk sahibi insanlar. Ne yiyecekler. Şirket kurmuş... Devletten ihale mi almışlar? Benim evladımın soyadı Unakıtan kardeşim, soyadını mı değiştirecek, babası Maliye Bakanı oldu diye" sözleriyle savundu.

    Mumcu: Cicim ayları bitti

    ANAP Genel Başkanı Erkan Mumcu da, kapanış görüşmelerinde hükümeti eleştirirken, ekonomik göstergelere dikkat çekerek, "Cicim ayları bitti, hipnoz kalkıyor" dedi.
    Mumcu, vatandaşın "her şey iyi gidiyor korosu tarafından hipnotize edildiğini" belirterek, "Yıllık gelir 27 katrilyon, gider 46 katrilyon. Basit bir havuz problemi sorusu; 27 litre su dolan, 46 litre su çıkan bir havuzda su kalır mı?" diye konuştu. Erdoğan'ın, Bakanlar Kurulu'ndaki sırları açıkladığı yolundaki suçlamasına yanıt veren Mumcu, şöyle konuştu:
    "Hangisi sır, milletin hak hukukunun gözetilmesi mi, Başbakan'ın Soçi'de Putin'le konuştuğu mu sır? Yanınıza bir devlet görevlisi almadan yaptığınız baş başa görüşme, 'yaş günü kutladık' diyorsunuz. Yaş günü kutlamaktan bir hal oldunuz."

    Notlar
    Topuz'dan AKP'ye: Yalancılar

    Erdoğan'ın konuşmasının ardından, CHP'li Ali Topuz'un kürsüden AKP grubuna, "Yalancılar" diye hitap etmesi ve derslik sayısı polemiği kavgaya neden oldu. Erdoğan, kürsüdeyken CHP'lilerin üstüne yürüyen AKP'lilere uyarıda bulundu. Başkanlık oturuma iki kez ara verdi. Bu arada, söz hakkı verilmeyince CHP salonu terk etti.

    'Milletvekillerini azarladı'
  • Oturum tekrar açıldığında, CHP'li Kemal Anadol kürsünün taraflı davrandığını, Erdoğan'ın milletvekili azarladığını belirterek, "Bu hukuken bütçeyi sakatlayacak bir tasarruftur. Yürütmenin yasamaya tahakkümüne kucak açmayın" dedi.
  • Erdoğan, Mumcu'nun konuşmasını dinlememek için kuliste bir süre bekledi, kürsüden inerken salona girdi. Bu sırada Mumcu salondan ayrılınca AKP sıralarından "Kaçma, kaçma" diye laf atıldı.
  • Erdoğan bazı rakamlar verirken CHP'li Akif Hamzaçebi'yi kastederek, "Akif Beki hesaplasın" dedi.
  • 2006 bütçesi, "AB'ye uyan ilk bütçe" olma özelliğini taşıyor. Bütçe hazırlanırken, bütçe açığının milli gelire oranı, AB'nin ekonomik standartlarını belirleyen Maastricht kriterinin de altına inilerek, yüzde 2.5 olarak belirlendi.
  • İlk kez "çok yıllı bütçe" sistemine geçilerek bütçe 3 yıl için hazırlandı. Buna göre, bütçede 2006'nın yanı sıra 2007 ve 2008 tahminlerine de yer verildi. Bütçenin kapsamı da genişletilerek üst kurullar ve TSE gibi kuruluşların bütçeye dahil edilmesi sağlandı.




  • SİYASET
    Liderlerin söz düellosu
    Barış mutabakatı
    Öğretmenevi krizi
    Son söz Çiçek'te
    Posbıyıklı mecburiyeti
    KKTC üniversitelerine UNESCO'dan üyelik
    Lagendijk'e soruşturma
    Özür dilemezse boykot edilecek
    '100 vekil' formülü
    Erdoğan, Uzan'ı mahkûm ettirdi
    Müzakere durabilir
    Türkiye AB ile çatışır






    Taha AKYOL
    Çin, Türkiye, çağdaşlaşma
    ÇİN ekonomisinin büyüklüğü şimdiden Fransa'yı...
    Fikret BİLA
    Rüşvet bir mesleğin kültürü haline gelince...
    Kapıkule'de ortaya çıkan görüntüler, rüşvetin...
    Hasan CEMAL
    Bir demokrasi hikâyesi!
    Demirel'in saygıdeğer eşi Nazmiye Hanım, 12 E...
    Güneri CIVAOĞLU
    60 dakika
    Başbakan Erdoğan'ın geleceğe 60 dakika borcu ...


     AB Ulusal Programı (Giriş ve Siyasi Kriterleri)


     AB - Katılım Ortaklığı Belgesi
     Kopenhag Kriterleri

    © 2005 Milliyet