|
 |
|
|
Ağlamak istiyorum
Bir an için bu ülkeyle ilgili belleğinizi sıfırlayın. Farzedin ki, yabancısınız, Türkçe bilmiyorsunuz. Bir süre burada yaşamak üzere yeni gelmişsiniz. Misal geçen cuma indiniz uçaktan. Otelinize yerleştiniz.
Duşunuzu alıp, içkinizi doldurup şöyle yatağa uzanıp televizyonu açıyorsunuz. Ekranda bir kutlama. Orta yaşı yavaştan geçmeye başlamış takım elbiseli bıyıklı bir adamı, bir sürü kocaman adam altı okka yapıyor. Herkes takım elbiseli. Bıyıklı olup havalara zıplatılanın yüzünde acayip bir gülümseme. Bağrış, çağrış. Sevinç çığlıkları. Bakıyorsunuz. Anlamıyorsunuz. Bu adamlar neyi kutluyor olabilirler? Ne kazandılar? Ortak biletlerine milyar dolar mı vurdu?
Kıyafetlere bakınca bir seçimden şüpheleniyorsunuz, ama olamaz. Çünkü İngiltere Başbakanı ve ABD Başkanı'nın seçildiği zamanları da hatırlıyorsunuz hiç böyle bir durum görmemişsiniz? Çığlık, sevinç, kıyamet! Allah Allah!
Sonra gazeteyi açıyorsunuz üzerinde spor yazan sayfada yine aynı fotoğraf. Demek sportif bir başarının kutlaması bu. Anlamak için, anlamadığınız bu lisandaki yazılara biraz bakıyorsunuz. Tanıdık birkaç kelime ve isim "AKP" "Recep Tayyip Erdoğan" yazıları. Evet bu iktidar partisiyle başbakanın adı. Sayfanın tepesinde spor yazıyor ve evet yan sayfada da bir sporcu fotoğrafı var. Düşünüyorsunuz. Acaba bu bıyıklı beyefendi ne şampiyonu oldu? Meclis Oyunları diye bir organizasyon mu var acaba? Onda dekatlon şampiyonu mu oldu?
Sonra dayanamıyor soruyorsunuz bir Türk'e?
- Pardon beyefendi, bu bıyıklı beyefendi neyi kazandı da böyle havalara zıplıyor?
- Federasyon abi!
- Federasyon Kupası mı?
- Yok Federasyon başkanlığı?
- Ha Federasyon başkanlığı kupası? Hangi spor?
- Ne sporu abi!
- ?
- Bu Haluk Ulusoy abi. Futbol Federasyonu Başkanı seçildi onu kutluyor.
- ???
Haluk Ulusoy'un Federasyon Başkanlığı kutlaması, geçen Mayıs'ta Rafa Benitez Olimpiyat Stadı'ndaki Avrupa Şampiyonluğu kutlamasından daha heyecanlı geçti, bilmem farkında mısınız? Peki kazandığı ne? Nedir bu sevinç? Hangi aşkta kavuşma böyle kutlanır? Kutlaması böyle olan bir federasyon seçiminin sağlıklı olduğunu kim söyleyebilir? Yoksa suç onda değil de toptan mı üşüttük kafayı. İsviçre'ye yenilince meydan dayağı, federasyon seçimini kazanınca hopala hopala! Belki de öyle!
İlker Yasin'in o ünlü cümlesinde dediği gibi: Ağlamak istiyorum sayın seyirciler! (Bunu da bir yabancıya anlatmayı denemenizi tavsiye ederim bu arada).
Galatasaraylı Aydın Yılmaz
Erkan Ferin, Serdar Keşçi, Harun Karadaş, Özgürcan Özcan, Aydın Yılmaz. Avrupa Şampiyonu ve Dünya 4'üncüsü 17 Yaşaltı Milli Takımı'nın 5 Galatasaraylı oyuncusu. Konya'da Galatasaray'ı kurtaran Aydın, Türkiye'nin son 10 yıldaki en iyi jenerasyonunun iskeletini oluşturan 5 oyuncudan biri. Çok üstün bir tekniğe sahip. Ama asıl önemlisi oyunu okuyabilme becerisi, futbol zekası...
Ona bir dolu insan, bu Zidanevari göğüs istopu sonrası iki 'tuşe'yle önüne alıp harika şutladığı topla vuruldu. Evet çok iyi bir tekniği var. Ama asıl onda olup da dünya yüzündeki futbolcuların %99'unda olmayan sahanın tamamını görüp, anında analiz edip karar verme yeteneğidir. Aydın pozisyon bilgisiyle eşssiz bir oyuncu aslında. Bu yaş için akıl dışı bir özellik. Ama onu çok abartmamalı en azından şimdilik. Dünkü fiziği kendi yaş grubu için bile çok düşük. Geliştirilmeli.
Peki oynayabilecekler mi?
Aydın parladı. Peki Afrika Kupası bitip sakatlar iyileşince takıma girebilecek mi? Çok zor. Bu konuda Gerets'i suçlayabilir miyiz? O da zor. Peki bu çocuklar nasıll oynayacak. UEFA kriterleriyle. Mali kriterler tam olarak uygulansa, Galatasaray bu takımı tutamaz. Kulüpte para yok, ama kadro yüksek kontratlı oyuncularla dolu. Olmaz. Satacaksın. Düşük kontratlı oyuncular takımın yarısını oluşturacak ki ,bütçe denkleşsin. Sonra bu oyuncular serpilecek yüksek kontrat zamanları gelecek. Bunların bazılarını tutup bazılarıı satacaksın. Sonra bir bakmışsın bütçe tutmaya başlamış. Tek yol kriterlerdir. Bunlar boşu boşuna yapılmıyor zaten bir anlasak.
Yılın takımında ne yok?
UEFA yılın takımı anketinin sonuçlarını yayınladı. Çok sürpriz yok. Bakıyorsunuz. Evet gerçekten baştan sona hak edenler: Cech (Chelsea), Cafu (Milan), Terry (Chelsea), Puyol (Barcelona), Maldini (Milan), L.Garcia (Liverpool), Gerrard (Liverpool), Ronaldinho (Barcelona), Nedved (Juventus), Eto'o (Barcelona), Shevchenko (Milan). Ama bu takımda ilginç bir şey var. Daha doğrusu bu takımda bir şey yok. Bir takımdan oyuncu. Real Madrid'den. Her yıl en parlayan dünya yıldızını takıma transfer etmeyi genel politika haline getiren Real Futbol Sirki'nden bir tek oyuncu seçilmedi. Yorum sizin...
Engelli futbolu
Haluk Ulusoy'un seçim öncesi konuşması ne kadar sürdü? 2-3 dakika mı? Bunun 1-1,5 dakikasını engellilere nasıl destek olacağını anlatarak geçirdi Ulusoy. Dinlerken kulaklarıma inanamadım. Mutlu oldum. Çünkü yürüyecek kaldırım, binecek otobüs bulamayan engelliler, futbol gibi en az var oldukları sporlardan birinde seçimde konuşuluyorlardı. Sevindim. Düşünsenize, ne ince bir davranış, ne vizyon. Sonra elimdeki listeye baktım. 4 delege yazıyor. Engelliler Federasyonu'ndan 4 delege oy kullanacak. Düşündüm, oy, oy, oy!
mdemirkol@milliyet.com.tr
|
|
|

|