|
Değişmesi mümkün mü?
"DEĞİŞİM", çağımızın moda kavramı. Özellikle bizde, hele Tayyip Erdoğan'ın başbakan oluşu ve AKP'nin iktidara gelişinden bu yana herkesin ağzında bir "değişim" lafıdır gidiyor. Kimi "Değiştim!" der, kimi "Değişmedi" der, kimi "Hem değiştim hem geliştim!" diye şecaat arz eder.
Peki, insan kolay kolay değişebilir mi?
Mesela Başbakan Tayyip Erdoğan?
***
ACABA Prof. Dr. Özcan Köknel ne der, Başbakan'ın değişmesi mümkün mü?
Psikiyatr, ruhbilimci Prof. Dr. Köknel, 2002 yılında "Kanal D"de bir programa katılmış,"Recep Tayyip Erdoğan değişir mi?" sorusuna şu karşılığı vermiş:
"Belirli bir yaştan sonra, belirli bir eğitimin oluşturduğu kişilik yapısının değişmesi, çok zor hatta olanaksızdır."
Köknel'e göre, Tayyip Erdoğan da, başbakan olduktan sonra değişmediğini, geliştiğini birçok kez yineleyerek onun görüşünü doğrulamış.
Lakin önemli olan gelişmenin içeriği ve doğrultusu...
***
YA AKP'yi kuranlar değişir mi?
Özcan Köknel, o tarihte, yani 2002 yılında bu soruyu cevaplarken, "Bu yaşta, bu durumda ve konumda, bu kadar çok kişinin birden kişilik değiştirmesi mucize olur" demiş.
Demek, Tayyip Erdoğan'ın üslubuna kızmak, hatta şaşırmak gerekmiyor. Kendisine halini şikâyet eden bir üreticiyi "Artistlik yapma lan!" diye terslemesinin, "Anamızı ağlattınız!" diye yakınan aynı üreticiye, "Al ananı git buradan!" diye kovalamasının yadırganacak tarafı yok!
O ortamda yetişen adam bu yaştan sonra değişir mi?
"Değişir, değişir, değişti!" diyenler, demek mucize bekliyorlardı.
Ne var ki, bilim mucizeyi kabul etmez.
***
HEM Anayasa Mahkemesi, hem Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından çözümlendiği halde Tayyip Erdoğan'ın son merci olarak "ulema"yı gösterdiği "türban" sorunu hep gündemde kalacak....
Prof. Dr. Özcan Köknel, üniversiteye türbanın girişini ve gelişini şöyle anlatır:
"1980'li yıllar... Üniversiteli genç kızlar arasında türbanlı öğrenciler görülmeye başladı. Tıp fakültesi birinci sınıfında liseden yeni gelmiş, 18 yaşında türbanlı genç kızların sayısı çoğaldı.
İnançları gereği türban taktıklarını söyleyen bu gençlerin inancına saygı gösterildi. Bir süre sonra, önce üç beş, daha sonra sekiz, on, on beş kara çarşaflı ve peçeli genç kızlar ortaya çıktı.
Bunlar da inançları gereği çarşaf ve peçe taktıklarını söylediler.
inançları gereği türban takanlara izin verildiğinde inançları gereği çarşaf giyen, peçe takanlara karşı çıkmak mantıklı bir yaklaşım olur mu?"
***
PROF. Köknel'in bu konuda yaşanmış anıları var:
"Türbanlı ya da çarşaflı öğrencilerden bir bölümüne, 'Ruhbilim bir bilim dalıdır, bilim gerçeği arar' denildiğinde, 'Gerçek Kuran'da' diyerek karşı çıktılar. Tıp fakültesi son sınıfında, türbanlı, hekim adayı kimi genç kıza, 'Bu hareketleri bana cinler yaptırıyor' diyen hasta karşısında ne düşündüğü sorulduğunda, 'Efendim, Kuran'da cinlerden söz ediliyor' diye cevap alındı."
***
FRANSIZ Devrimi'nin önemli isimlerinden bilgin Lavoisier, yine Devrim Mahkemesi'nde yargılanırken, yargıçtan, deneyini bitirmek için bir süre izin ister.
Yargıcın verdiği cevap çok ünlüdür:
"Cumhuriyetin bilginlere ihtiyacı yoktur."
Fransız yargıcın bu cevabını Türkiye'deki bazı kafalara da uygulayabilirsiniz.
h.pulur@milliyet.com.tr
|
|