|
 |
|
|
Ersin Özince: CHP'nin İş Bankası ortaklığı istismar ediliyor
'Sinirleniyoruz'
İş Bankası Genel Müdürü Özince, CHP'nin bankadaki ortaklığının yanlış değerlendirmelerle istismar edildiğini belirtti. Özince, "Etkileniyorum, bu bazı İş Bankalıları da sinirlendiriyor" dedi
Kadife Şahin
Bankalar Birliği Başkanı ve İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince, CHP'nin bankadaki ortaklığı konusundaki 'yanlış düşünce ve değerlendirmeler ile konunun istismar' edilmesinden etkilendiğini, bu durumun 'İş Bankalıları sinirlendirdiğini' söyledi.
Son günlerde, mal varlığı tartışmaları ile birlikte tekrar gündeme gelen konu hakkında, asli taraflardan biri olduğu halde şimdiye kadar açıklama yapmayan Özince, Milliyet'e yaptığı değerlendirmede, şöyle dedi:
"30 yıllık bir İş Bankalı, bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı ve Türkiye İş Bankası Genel Müdürü olarak tabii ki bu konudaki yanlış değerlendirmeler ve konunun istismarı beni etkiliyor. Bunun beni üzdüğünü falan söyleyemem. Bunlar bazen bazı İş Bankalıları sinirlendiriyor."
'Teşekkür edilmeli'
Ersin Özince, "CHP'nin bankadaki hisseleri nedeniyle İş Bankası'nın siyasetle ilişkilendirilmesi sizi rahatsız ediyor mu? Bankanın bundan zarar gördüğünü düşünüyor musunuz?' şeklindeki sorumuzu şöyle yanıtladı:
"İş Bankası, kurucusu Atatürk'ün ölümünden itibaren, CHP'nin Atatürk hisselerinin bir bölümünü temsil ettiği bir yapıya kavuşmuş. 70 yıldır süren bu ortaklık, İş Bankası'nın İş Bankası olmasına engel değil, bilakis destek sağlamış. CHP'nin, bu güzide kuruluşun yönetilmesi açısından fevkalade takdir edilecek bir performans gösterdiğini düşünüyorum. Bundan olsa olsa CHP'ye teşekkür etmek gerekir.
Demek ki Atatürk'ün mirasını hiç bir şekilde Atatürk'ün ideallerinden uzaklaştırmadan gereğini yapmış. Bence burada Türk ulusu, Atatürk'ün iradesini de hiç unutmayıp bunu yürüten gerek parti yönetiminin hassasiyetine gerek İş Bankalıların ilkeli davranışına müteşekkir olmak durumundadır. "
Günümüzde sermaye kültürü ve kurallarının değiştiğini, bu nedenle hissedarlar arasında CHP'nin bulunmasının, banka ve parti açısından bir gün değerlendirilmesi gerekirse, bunun gereğini de CHP'nin yapacağını belirten Özince, "Bu konuda dışardaki kimselere hiç bir tasa düşmemeli" dedi.
'Atatürk böyle öngörmüş'
"Yani burada bir sorun mu var? İş Bankası'nın görevlerini yerine getirmesinde Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına, kurallarına uymasında bu ülkeyi içerde dışarda temsilinde bir sorun mu var ki böyle bir konuda değerlendirme yapılıyor" diyen Özince, daha sonra şunları belirtti:
"Bir siyasi partinin banka hissedarı olması doğru mudur? Ersin Özince olarak kanaatimi söylüyorum, Atatürk bunu öngörmüşse böyle yapılmak durumunda. Eğer Atatürk'ün vasiyeti değiştirilmek isteniyorsa, onu değerlendirecek mercii de en başta CHP'nin kendisidir. Bizlere hiç birşey söylemek düşmez. Bu kadar lafı dahi birşey söylenmesi ihtiyacı nedeniyle söyledim."
Bilindiği gibi, CHP'nin İş Bankası'ndaki hisseleri konusunu, mal varlığı tartışmaları sırasında Başbakan Erdoğan gündeme getirmiş, CHP'yi Atatürk'ün vasiyetini yerine getirmemekle eleştirmişti.
'Türkiye'nin bankası olmak bize yakışıyor niçin ortak alalım?'
Bankacılık sektöründe çok disipliner, aşırı ihtiyatlı bir yapı ortaya çıktığını, geçiş ve kriz döneminin sıkıntıları dolayısıyla yorgunluk ve bezginlik olduğunu belirten Özince, sorularımıza şu yanıtları verdi:
Sektördeki gelişmeler İş Bankası'nı da yabancı ortak aramaya zorlar mı?
Bu banka sermeyadarlarının bileceği iş ama ben icranın başındaki kişi olarak bu aşamada böyle bir ihtiyaç olmadığını biliyorum. Çünkü bir yabancı ortaktan beklediğimiz bilgi, sermaye ya da büyüme ve verimlilik potansiyeli gibi konularda bir ihtiyacımız, beklentimiz yok. Bilakis İş Bankası'na Türkiye'nin bankası olmak çok yakışıyor. Dünya rekabetini de hiçe sayıyor değilim ama bugün sizin yörenizde etkin olacak kadar bir sermaye birikiminiz olduysa niçin kendi pazarınızda bir başkası ile birleşesiniz ki?
Bankalarda global sahiplik, Türk ekonomisine hizmet anlayışını ne ölçüde sağlayabilir?
Dünya çapında sermayedar sıfatıyla hareket edebilecek bir birikimimizin olmadığını biliyoruz. Türk şirketleri fevkalade prim yaptı. Sermayedarları da bir malın fiyatının bu kadar yükseldiği ortamda bunu değerlendiriyor olabilirler. Bankacılık camiasında sermayenin el değiştirmesinden ötürü henüz bir hassasiyet görmüyorum.
Yabancı etkinliği pek hissedilmiyor...
El değiştirmeler nedeniyle hiç bir bankanın aşırı piyasa dışına çıkan veya performansı piyasa ortalamasını zorlayan bir tavrını henüz gözlemiş değiliz. Konut kredisinde gördük, bazı yabancı bankalardan rekabeti ateşleyenler oldu. Yerli bankaların fiyatı nerelere kadar indirebileceği görüldü. Arzu eden varsa daha da indirilebilir. Büyük Türk bankaları her zaman ayniyet ve ölçek açısından avantajlıdırlar. Türkiye rekabetçi bir piyasadır. Bu kadar kolay işgale uğrayacak bir piyasa değildir.
Akbank'ın bir yabancı ortaklığa imza atması İş Bankası'nın stratejilerini nasıl etkiler?
İş Bankası 46 milyar doları aşmış bilanço büyüklüğüyleTürkiye'de şu ya da bu bankanın ortaklık yapısının el değiştirmesinden etkilenmeyecek, uluslararası rekabete ayak uyduracak bir strateji izlemek durumunda. Yani bizi oturup da, 'hangi rakibimiz daha büyük bir sermaye grubunun kontrolüne geçerek bizden daha güçlü olacaktır' düşüncesi ilgilendiriyor ama yönetmiyor, domine etmiyor.
|
|
|

|