Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 08 Mart 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Asker, yargı, siyaset


ŞEMDİNLİ olaylarına ilişkin iddianamenin üç sanığı var; üçü de tutuklu: Astsubaylar Ali Kaya ve Özcan İldeniz ile PKK'lı Veysel Ateş...
Bunlar hakkında düzenlenen iddianamede usul hukuku açısından "eksik ve hatalı noktalar" bulunmadığı için Van Ağır Ceza Mahkemesi iddianameyi kabul etti.
Peki bu kabul, başta Org. Yaşar Büyükanıt olmak üzere, bazı komutanlar hakkında ileri sürülen suçlamaların da mahkeme tarafından ciddi görüldüğü anlamına gelir mi? Doç. Dr. İzzet Özgenç'in cevabı:
- Hayır! İddianame ve mahkemenin kabulü sadece bu üç sanıkla ilgilidir. Komutanlar bu davada hukuken 'şüpheli' ve 'sanık' değildirler. Mahkemenin kabul kararının onlarla hiçbir ilgisi yoktur.
İşte bu önemli ayrıntı, savcının iddianameyi yazarken yaptığı hataya da ışık tutuyor: Savcı, adı geçen komutanların çete kurduklarından falan 'şüpheleniyor' ise, bunu delilleriyle Genelkurmay'a bildirerek soruşturma açılmasını istemesi lazımdı.
Ama Savcı bununla yetinmedi, üç sanık hakkındaki iddianamede komutanlar hakkında çok ağır suçlamalarda bulundu.

'İddia' bile değil
Savcının komutanlara yönelttiği suçlamalar, hukuken "iddia" değerinde bile değildir. Hukukta "iddia"nın hukuken geçerli delillere dayanması gerekir. Halbuki iddianamede, komutanlar hakkındaki suçlamalar, "merkez-çevre ilişkileri" gibi sosyolojik terimlere dayanıyor; bu terimler genel sosyopolitik analizler için kullanılabilir ama bir dava dosyasında somut olayları izahta kullanılamaz.
İhbar mektupları ve organize 'tanık' ifadeleri de hukuken bu suçlamalara imkân verecek nitelikte değildir.
Savcı'nın iddianamesinde komutanlar hakkında söyledikleri, hukuken "iddia" değerinde bile olmayan, ama manen çok yaralayıcı ithamlardır.
Bunun ciddi bir yanlış olduğu belli, ama buradan bir "rejim meselesi" çıkarmaya çalışmak çok daha büyük bir hatadır.

Gelişme göstergesi
CHP lideri Baykal maalesef ordunun kendisinin gösterdiği itidali gösterememiştir. Baykal'a göre, rejim meselesi vardır! "Silahlı Kuvvetler'e karşı darbe girişimi" yapılmıştır! Cumhuriyet'in temel kurumları sallanmaya çalışılmaktadır! Bunların arkasında hükümet vardır! "Demokratik müdahale" zamanıdır!..
"Rejim kavgası" çıkarmanın kendisine de ülkeye de hayır getirmediğini CHP bir tek "Ortanın Solu" döneminde anlamıştı, çoktandır yine unutmuş gözüküyor! Onun için, umudunu halka değil, 'kriz'e bağlıyor!
Türkiye genel ve köklü bir değişimin sancılarını, sorunlarını yaşıyor. Artık ordu da, yargı da siyaset de gelişmiş demokrasilerdeki yerleri neyse Türkiye'de de öyle davranmak zorundadır.
Gelişmiş bir hukuk devletinde bir iddianamede böyle mesnetsiz ve soyut suçlamalar da yapılamaz! Sorunlar yargının kendi usul kuralları içinde çözülür.
Gelişmiş bir demokraside otobüsler dolusu hâkim ve savcılar Genelkurmay'a çağırılıp "brifing" verilemez, seçilmişler ile atanmışlar çatıştırılarak, kriz çıkararak akılcı siyaset yapılamaz. Bu son olayda askerlerin olgun davrandığını takdirle belirtmek gerekir.
"Gelişmişliğin" en önemli göstergesi olan "sorunları krize dönüştürmeden çözme" yeteneğini herkes göstermelidir.

t.akyol@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Asker, yargı, siyaset
ŞEMDİNLİ olaylarına ilişkin iddianamenin üç s...
Çetin ALTAN
"Çalkantılı bir döneme doğru" mu?
Bugün "Dünya Kadınlar Günü". Kutlu olsun.
Melih AŞIK
Ankara - Van hattı
Van Cumhuriyet Savcısı Ferhat Sarıkaya'nın, Ş...
Fikret BİLA
Terfi etmesi tehlikeli olan kişi kim?
Van Savcısı Ferhat Sarıkaya'nın Şemdinli iddi...
Hasan CEMAL
Komplo aramak yerine!
Böylesine puslu ortamlarda, askeri demokrasiy...
Güneri CIVAOĞLU
Binlerce Van Savcısı
Tecrübe konuşsun...
Abbas GÜÇLÜ
Kadınlara saygı lafla olmaz
Ülkemizde 7 milyonu aşkın okuma yazma bilmeye...
Hurşit GÜNEŞ
Kur yükseltmede Derviş önerisi
Dün piyasalar çalkalandı. Amerika'da faiz art...
Nail GÜRELİ
Ey dindarlar! Unakıtan'a ne dersiniz?
Bugün Dünya Kadınlar Günü, tüm kadınlara kutl...
Sami KOHEN
Sorun sadece nükleer değil...
Viyana'dan çelişkili haberler geliyor... Bir ...
Metin MÜNİR
Kıbrıslı Rumların hediye sezonu
Rumlar Kıbrıslı Türklere iki büyük hediye ver...
Hasan PULUR
Bu nasıl gidiş ve "pişekâr" davası...
BİR siyasi parti düşünün ki üniversiteyle kav...
Tuba AKYOL
Töre aynı töre; orada öldürüyor, burada süründürüyor
Medeni, kentli insanlar töre cinayeti işlemez...
Meral TAMER
Saracoğlu: "Tekstil ölecek"
Dün sabah CNBC-e'de Koç Holding Finansman Gru...
Ece TEMELKURAN
Beyaz muhafazakârlar
Taha Kıvanç beyler, dün Yeni Şafak gazetesind...
Osman ULAGAY
Kadınların barış çağrısı ve Babacan'ın ikilemi
Bugün 8 mart, Dünya Kadınlar Günü. Bugün, dün...
Güngör URAS
Söylenen doğru, söyleyen ve zamanı yanlış
Kemal Derviş pazartesi günü CNN Türk ekranınd...
M. Ali BİRAND
Bu olay bir rejim hesaplaşmasına dönmemeli
Bazı çevrelerde, Van savcısının iddianamesi b...

© 2006 Milliyet