|
 |
|
|
Açılın, motosiklet geçecek
Gökkuşağı / Reşat Kutucular
Motosiklet nedir? Sıkışık trafikte otomobillerin arasından geçsin diye uyanık sürücüler için geliştirilmiş bir araç mıdır?
Geçiş üstünlüğü mü vardır motorların?
Tabii ki hayır.
Peki son zamanlarda sıkça rastlandığı üzere, ağır ağır ilerleyen otomobillerin aynalarına teğet olarak geçen motorların yaptığı kanuni midir?
* * *
"Bunda kanuna aykırı bir durum yok" buyuranlar olacaktır mutlaka.
Bu tarz bir sürüş kanuni olsa bile etik değildir ki.
Düpedüz fırsatçılıktır.
Sonuçta motorlar da diğer araçlar gibi trafik kurallarına tabidir.
Böyle bir sürüş etik olsa bile düpedüz tehlikelidir.
Ne de olsa motor darbelere açık, her hangi bir kaza anında yaralanma ve ölüm riski yüksek bir araçtır.
Gayet basit motor kazaları sonucunda sakat kalan pek çok insan vardır.
Tehlikeli sürüş ise trafikteki herkes için sakıncalıdır.
Malum, trafikte her koyun kendi bacağından asılmamakta, araçlar durduk yerde öteki araçlar için de risk yaratabilmektedir.
* * *
Trafik aslında başlı başına sosyal sorumluluk alanıdır.
Araç sürücüleri bu sorumluluğu idrak ederler ve gereğini yaparlarsa hayat daha kolaylaşır, bu sorumluluğu hazmedemeyenler serseri mayın gibi ortalıkta dolaşırsa hayat herkes için zorlaşır.
Peki motorların şerit aralarından geçip gitmeye çalışmaları sorumlu bir davranış mıdır?
Kesinlikle değildir.
Kent şövalyeleği için trafik uygun bir alan değildir.
Peki gelelim sürücülerin ustalığına... Sürücüler sürüş tekniklerini, ehliyetlerini aldıktan sonra mı geliştirmektedirler yoksa sürücü kurslarında ağır eğitimden mi geçmektedirler?
Ustalaşmak ehliyetin eskimesinden ibaret değildir elbet.
Ustalık aslında sürüş maharetinden çok sürücülerin trafiğin düzgün ve tehlikesiz akışına yaptıkları katkı ile ilgilidir.
Akışa engel olanları ya da akışın dengelerini bozanları doğru yola davet etmek gerekir. Eğitimle, cezayla, denetimle.
Örneğin ana arterlerin en cıvcıvlı saatinde flaşörlerini yakıp arkadaki yüzlerce aracı mağdur eden bir sürücü verdiği rahatsızlığın bedelini ödemelidir.
Gerekirse mecburi dersler konulmalıdır bu tip sürücüler için.
Sonuçta bu trafiğin düzgün akması herkesin çıkarınadır. Ortak bir çıkar söz konusudur yani.
Bireysel hataları, düşüncesizlikleri ya da küstahlıklarıyla bu akışı zedeleyenler kent acemisi, trafik özürlülerdir. Tedavi edilemeleri gerekir.
* * *
Efendim kategorize etmemek gerekir. Bütün motorcular aynı zevzeklikte değildir elbet.
Üç beş tane kendini bilmezin davranış biçimi genellenemez, doğrudur.
Ama bu ülkede bazı belalar böyle üç beş basit örnekle başlamış daha sonra bütünü tehdit eder hale gelmiştir.
Konvoyun ortasında 30 kilometre hızla seyrederken sağdaki otomobilden kaçayım dediniz ve soldan 40 kilometre hızla gelen motorun üzerine çıkıp sürücüsünün ölümüne neden oldunuz. Olmaz, inşallah olmaz da, oldu diyelim.
Mahkeme ne karar verecek? Kim kabahatli?
Böyle vakalar olmasını beklemeden herkes trafikteki yerini iyi öğrenmeli, haddini bilmeli.
Motorcu kardeş, pizzacı birader, kurye arkadaş, herkesin acelesi var, bilesiniz.
Biraz daha saygı lütfen.
ege@milliyet.com.tr
|
|
|

|