|
Fransa'da yeniden '68 Kuşağı'
ARADAN 38 yıl geçti, Paris yeniden "68 Kuşağı"na sahne oluyor! Üniversitelerde isyan var, işgal var! Yine Sorbonne öğrencileri başı çekiyor...
1968 yılında De Gaulle yönetimindeki Fransa, ekonomik gelişme ve siyasi istikrar bakımından en parlak günlerini yaşıyordu; gençlerin buna rağmen ayaklanmasında "ideoloji" temel faktördü.
"İdeoloji-severlik" bir Fransız karakteridir; kökleri Devrim'e kadar gider!
Bugünkü Fransa ekonomik sıkıntıda... İşsizlik oranı yüzde 10'la Avrupa'da rekor kırıyor! Gençler arasında işsizlik yüzde 25'e kadar çıkıyor!
Önce varoşlarda göçmen gençler patlamıştı.
Şimdi üniversite öğrencileri!
Hükümet tabii kötü gidişi görüyor. Yatırımları artırarak istihdam yaratmak için tedbirler almak istiyor ama "68 Kuşağı" şimdi de buna karşı çıkıyor!
Ne sosyal, ne liberal
Avrupa'da ENEPRI adlı enstitünün "Sosyal Avrupa" diye bir raporu var. Avrupa ülkelerini üçe ayırıyor:
Sosyal demokrat ülkeler: Danimarka, İsveç gibi...
Liberal ülkeler: İngiltere ve İrlanda gibi...
Korporatist ülkeler: Fransa ve Almanya gibi...
Fransa ne sosyal demokrat, ne liberal! "Korporatist" yani çok güçlü sendikalar, 'cömert' sosyal güvenlik kurumları, sermayeye ağır vergiler koyan mali sistem ve kamu sektörü gibi "kuruluşlar" ekonomiye hâkim vaziyette.
Bu kemikleşmiş yapı yüzünden küreselleşmenin ve modern teknolojinin gerektirdiği dinamizme ayak uyduramıyor. Ekonomi rekabet gücünü kaybediyor, işsizlik artıyor.
Fransa'da işsizlik yüzde 10, İngiltere'de yüzde 4 civarında!
Fransız hükümeti istihdamı esnekleştirmek, bu şekilde ekonomiye biraz canlanma getirmek için, 26 yaşına kadar olanların işten çıkarılmasını kolaylaştıran bir yasa hazırladı. Küçük bir adım!
Daha yapılması gereken çok reform var: İş piyasasının daha fazla esnekleştirilmesi, kamu harcamalarının daha fazla kısılması, emeklilik yaşının daha fazla yükseltilmesi gibi! Fransa bu reformları yapabilecek mi?!
Devlet ve ekonomi
'68 Kuşağı'nın 2006 yılında tekrar ortaya çıkışı, sendikalarıyla, hantal ve masraflı kamu kurumlarıyla, katı iş piyasasıyla "korporatist" ekonominin ne kadar kemikleştiğini gösteriyor.
Kökleri Devrim'e hatta devrim-öncesine gidiyor. Bu kültür sebebiyledir ki, Avrupa'nın en güçlü Komünist Partisi, en militan sendikaları Fransa'da oldu.
Fransızlar sanıyor ki, küresel rekabete karşı gümrük duvarları yükseltilirse, devlet işten çıkarmaları zorlaştırırsa, sosyal refah için devlet daha çok harcama yaparsa işler düzelir! Zaten AB anayasasını da "Anglosakson liberalizmine karşı Fransız modeli" diyerek reddetmişlerdi!
Fransız yazarı, iktisatçı Andre Siegfried altmış yıl önce "Fransızlar hâlâ devlet hazinesinin dibi olmadığını... devletin ilanihaye zarara çalışabileceğini sanıyorlar" diye yakınıyordu. (Milletlerin Karakteri, sf. 72)
2006 yılının mart ayında '68 Kuşağı'nın eylemleri gösteriyor ki, aradan 60 yıl geçti, ekonomide bunca değişimler oldu, "Fransızlar hâlâ devlet hazinesinin dibi olmadığını sanıyorlar!"
Peki ne olur? Sermaye Fransa'ya yatırım yapacağına, piyasaların daha esnek olduğu başka ülkelere gider, Fransa daha fazla sıkıntıya girer!
t.akyol@milliyet.com.tr
|
|