Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 17 Mart 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Akvaryum balıkları, "devlet" kavramının tanımlanması, İran'ın durumu...


Önce 20. yüzyılın ikinci yarısından sonraki dünya karikatüristlerinden, ilk 8'i arasında değerlendirilen Turhan Selçuk'un, 65'inci sanat yılını, -tüm mizah düşmanlarına inat- espriler fıskıyesinden yükselen alkışlarla kutlayalım.
Espri fıskıyeleri, tüm kromozomlarıyla "köylü"lükte demir atıp kalmışları ıslatarak kızdıran, yaratıcı zekâ füzelenmeleridir.
Sevgili Turhan Selçuk'a, paylaştığımız gençlik yıllarımızla kavislenmiş bir gökkuşağının renklerinden bir tepsi selam...
***
"Yer" yuvarlağındaki kara parçaları, 200 devlete bölünmüş durumda. Her devletin içinde yaşayanlar; tüm okyanusları kendi akvaryumlarından ibaret sanan birtakım saf ve sevimle balıklar...
Oralarını buralarını koparıveren politikacılar da; akvaryumun, kocaman dikey kanatlı sinsi "melekkanatları"yla, sarı üstüne siyah çizgili, hergele "tetrazonlar"ı...
***
200 devlete bölünmüş gibi görünen "yer" küresi; gerçekte 2 sınıftan ibarettir:
"Kentlilerle, köylülüğü aşamamışlar"...
İsteyenler, böyle bir ayrışmayı; "zenginler, zengin olmaya çalışanlar ve yoksullar" diye de değerlendirebilir...
***
Sarsıntıları, Türkiye'de de gün günden daha çok hissedilen, güçlü bir ırgalanmanın içindeyiz.
18. yüzyılın bitimiyle, 19. yüzyılın başlarında; "mutlakiyet monarşileri" depreme uğramaya başlamıştı...
20. yüzyılın başlarında; "yer" küresi hem "bağımsızlık" hareketlenmeleriyle, hem de "yer" küresini denetimleri altına almaya kalkan, güçlü devlet bloklaşmalarıyla ırgalanmaya başladı...
21. yüzyıl, "dünya vatandaşlığı" rotasında, bambaşka bir kimlikle hazırlıyor depremlerini... Avrupa vatandaşlığı, yeni rotanın ilk adımı...
***
Gelelim biz yine Türkiye'mize...
Türkiye'de henüz, "devlet" kavramının doğru dürüst bir tanımlaması bile yerli yerine oturmuş değil...
Mutlak bir monarşinin hükümdarı 14. Louis:
- Devlet benim, diyordu.
Tıpkı bugünkü Türkiye'de, Hazine'den geçinmeli kamu görevlilerinin; vatandaşlarla karşılaştıklarında:
- Biz, devleti temsil ediyoruz, demeleri gibi...
***
18. yüzyılın çizelgesinde, okyanusların kullanımıyla birlikte; Avrupa'da, aristokrat olmayan halk yığınlarının zenginleşmeye başlaması sayesinde, "devlet" kavramının tanımlaması da, değişmeye başladı.
"Devlet", artık kentleşmeye başlamış "millet"in; "yargı", "yasama", "uygulama" organlarının sacayağı üstünde çemberlenmiş bir örgütlenmesiydi.
***
Tüm dünya işçilerinin birleşmesini öneren "enternasyonalizm"in, kabartmaya başladığı dalgalarla; "devlet", "işçi sınıfını sömüren burjuva sınıfının mülkiyet bekçisi" olarak da, tanımlanmaya başladı.
Türkiye, dışarıdan aldığı kavramları; oligarşik bir yapının egemenlerine, güçlü bir otorite sağlayacak doğrultuda kullanıyor ve erişmek istediği "çağdaşlık"a da bir türlü merdiven kuramıyordu.
Türkiye'ye göre "devlet"; sanki Hazine'den geçinen kesimdi; çıplak hayattan geçinenler de "millet"ti.
***
Çarşamba akşamı Oğuz Haksever'in, NTV'deki "Karşı Görüş" programında "şiddet" konusu işleniyordu...
Konuşmalarında kimseye usulca politik sinyaller göndermeyen, üst düzey uzmanlar vardı programda...
Prof. Özcan Köknel; "şiddet"in yaşanılan ortamdan, aileden, kendine bir "kimlik" arama tutkusundan nasıl serpildiğini ve bir türlü "gelişmiş, hümanist bir insan kimliği"ne erişemediği için de, güdükleşmiş bir ilkellikten fışkırdığını, bir oya işler gibi işliyordu.
***
Prof. Yılmaz Esmer, toplumda benimsenmiş ve onaylanmış şiddet eylemleriyle, bazı yönetici kesimlerin "suç" dışı sayılan şiddet eylemlerinin; genç kuşakların da kendince benimsedikleri ortak bir "şiddet" vitrini oluşturduğu üstünde duruyordu.
Ve "yargı birliği"nin önemini, kibarca şıngırdatıyordu.
***
Az sayıdaki gerçek hukukçulardan biri olan Turgut Kazan, "hukukun egemenliği" sağlanmadan, şiddet eylemlerine çözüm bulmanın zorluğunu, hatta imkânsızlığını; rüzgârsız bir bayrak gibi öne uzatıyordu. Hukukun Türkiye'deki politikacılar tarafından nasıl göz ardı edildiğini ve Adalet Bakanlığı'nın bütçeden sadece binde 8'lik bir pay aldığını hatırlatıyordu.
***
Prof. Arus Yumul, ulusal gelir dağılımındaki uçurumlaşmalarda arıyordu "şiddet"in tümörlerini...
***
Doç. Nevzat Alkan ise, ceza sisteminde derinleştiriyordu, "şiddet"in zehir ve panzehirini.
***
Oğuz Haksever'in, "Karşı Görüş" programında işlenen "şiddet" konusunun kayıtları; Cüneyt Özdemir'in "5n1k" programındaki "rüşvet" konusunun kayıtlarıyla birlikte, tüm lise ve üniversitelerde sık sık yayımlanması gerekli bir önemdeydi.
***
Politikacılar ne söylerse söylesin, Türkiye'de de bir çalkantı dönemi başlamış görünmede...
İran'ı da 21. yüzyılın, Başkan Bush'un "yeni Ortadoğu planlaması"nı çok aşan, köklü sarsıntıları beklemede...
Türkiye'nin "kışla" parfümlü siyaset ile "cami" parfümlü siyaset arasındaki, söylem salıncaklanması; İran'ın yaşayacağı ürkütücü bir filmle birlikte, çok değişik bir yaylaya çıkacak.
***
Enseyi karartmayın ve "statüko"culuğa aşırı lehimlenmeyin, şayet ilerideki yaşlarda üzülerek içinizi çekmek istemiyorsanız...

c.altan@prizma.net.tr








Taha AKYOL
Özel eğitim ve 'karşı devrim'
ÖZEL okulların desteklenmesine CHP hâlâ "karş...
Çetin ALTAN
Akvaryum balıkları, "devlet" kavramının tanımlanması, İran'ın durumu...
Önce 20. yüzyılın ikinci yarısından sonraki d...
Melih AŞIK
BOP'a bulaşma!
CHP Denizli Milletvekili Haşim Oral, Dışişler...
Fikret BİLA
DSP'de neler oluyor?
AKP'nin belli zaman aralıklarıyla yaptığı, "K...
Hasan CEMAL
Kalpler kopmasın!
Yugoslavya parçalanıyor, iç savaş yeni patlam...
Güneri CIVAOĞLU
Eş ruh
Beyaz Saray'a göre "ABD için en büyük tehdit ...
Abbas GÜÇLÜ
Eğitime şaşı bakış
Özel Okullar Bakanı Çelik'in son icraatı, yin...
Hurşit GÜNEŞ
Büyüme hedefi var mı?
Uygulanan programda kur, büyüme, borç oranı, ...
Metin MÜNİR
Merkez Bankası'nda tesettür dönemi
Merkez Bankası Başkanı Süreyya Serdengeçti'in...
Faik ÖZTRAK
Bindik bir alamete...
Son birkaç haftadır piyasalarda yaşanan oynak...
Hasan PULUR
Japonlar haksız mı?
KİMSE kusura bakmasın ama, biz bu konuda bazı...
Derya SAZAK
Muhtıra
12 Eylül'de idam kararlarını imzalarken "elle...
Meral TAMER
Muhalefetten iktidara e-postayla nükleer mesaj
Başbakan Tony Blair, İngiltere'de yeni bir nü...
Ece TEMELKURAN
Biz daha süperiz!
Müzikli, nağmeli de olabilir, sert slogan şek...
Güngör URAS
Kamuoyu 'alıştırılıyor'
"Güneydoğu'da anadil Kürtçe, gündelik dil Tür...
Serpil YILMAZ
'Şiir kent'i inşa eden şirketin CEO'su bir Türk
Başbakan Erdoğan müjdeledi, İstanbul'a 5 mily...
M. Ali BİRAND
Kürt sorunu, sadece PKK ile mücadele değil
Salı günkü yazımı okuyamamış olanlar için, kı...

© 2006 Milliyet