|
'Ur ur ur Amerika'
"Adaletsiz bu dünyada / Yeni bir düzen kur Amerika / Kur, kur, kur, kur Amerika / Zalimleri cezalandır / Terörizmi, komünizmi yer ile yeksak kıl Amerika / Vur, vur, vur, vur Amerika..."
ABD milli marşının çevirisi falan değil, bu Türkçe bir şarkı.
Ya da "adeta" Türkçe demek gerek, hemen hemen Türkçe manasında, çünkü Uygur Türkçesi: "Ur ur ur Amerika!"
DHA'dan Salih Zeki 'nin geçen hafta Washington'dan geçtiği habere göre ABD Kongre binasında yapılan Uygur Türkleri gecesinde bu şarkı söylenmiş.
Uygur Türkleri, Çin'den çok çekiyorlar ya, Amerika'dan medet umuyorlar demek ki.
Acaba "Çin'den daralan Amerika'ya sarılır" diye bir Uygur atasözü de var mı?
İzmir ve San Francisco
Bu arada bu şarkı hafif.org'dan newORDER'a Celal İnce'nin "Dostluk Şarkısı"nı hatırlatmış.
Geçen yıl Gökhan Akçura, Roll dergisine yazmıştı, "bir dönem seslendirdiği ve bestelediği tangolarla genç kızların gözdesi olan" Celal İnce'yi.
Tangoların yanı sıra, Marshall Yardımı'nın Türkiye'de Amerikan propagandası yapma koşulunu yerine getirmiş ve "Dostluk Şarkısı" plağını yapmış İnce.
"Amerika, Amerika / Türkler dünya durdukça / Beraberdir seninle / Hürriyet savaşında /.../ Ankara ile Washington / İzmir'in ile San Francisco'n / Benzer derler birbirine / Doyulmaz güzelliklerine / O muhteşem beldelerin / Pınarların nehirlerin / Ünlü şelalen Niagara / Haykırır gücünü dünyaya / Amerika, Amerika..."
'Faşo itlerin babası'
60'larda Kıbrıs'ta ortam gerildiğinde müdahaleye hazırlanan Türkiye'nin elini kolunu bağlayan Johnson Mektubu, sonra yine Amerika'nın baskısıyla haşhaş ekiminin yasaklanması ile "dostluk" bozulmuş, şarkılar değişmiş.
Ateşi Böceği "Johnson Çiftliği"ni yapmış, Rıza Pekkutsal da "Ambargo'ya Çüş De"miş:
"Vah deme oh de, ambargoya çüş de / Meclisi coştur, kongreyi sustur / Dünyayı darılttın Amerika / Her yerden kovuldun Amerika..."
Bir de "Hoşt Amerika P..t Amerika" diye bir şarkı var.
Sonra devrimci marşlar dönemi: "Kompradorların dayısı / Emperyalizmin anası / Faşo itlerin babası / Amerika katil katil / Emperyalist katil katil katil"
Derken ilişkiler yine yumuşuyor, "Amerikalı"da Amerikalılar artık "hem fiyakalı hem delikanlı" bulunuyor. Ve Rafet El Roman söylüyor: "Macera dolu Amerika..."
ABD, Irak'a girince yine sertleşiyor şarkılar.
Bulutsuzluk Özlemi, "Felluce-Bağdat Kafe"de Amerika'ya kızgın:
"Orada taş üstünde taş / Omuz üstünde baş / Kalmadı"
Bu yıl Amerika'ya karşı Türkiye kamuoyundaki hoşnutsuzluk şarkılarla yetinmedi; yeni bir alana, "Kurtlar Vadisi Irak" filmi ile sinema perdesine de zıpladı.
***
ABD Genelkurmay Başkanı Orgeneral Peter Pace birkaç gün önce Türkiye'deydi. İstanbul'dan ayrılırken uçakta Amerikalı gazetecilere "dostlar arasında yanlış anlamaları azaltmak için" üst düzeyde görüşmelerin öneminden bahsetmiş ve demiş ki: "Gözlerinin içine baktım ve onlara gerçeği söyledim."
Üst düzey kimselere gerçeği söyleyeceğine, Sabah Sabah Seda Sayan 'a çıkıp bir "dostluk" şarkısı mı patlatsaydı acaba?
Karayipler'e, Çin'e... Ben giderim!
Bugün ben Antalya'dayım, güneş tutulmasını izlemek için.
99'da da Kastamonu'da, Küre Dağları'nda izlemiştim güneş tutulmasını.
Çok güzeldi. Elbette biliyorum, olağanüstü bir şey değil; bilakis, doğal bir doğa olayı ama yine de muhteşem işte, büyülü gibi.
Ay yavaş yavaş Güneş'i kapatıyor falan, sonra gece oluyor, yıldızlar çıkıyor, hava aniden soğuyor...
Bir günlüğüne Antalya'ya mı gidilir? Hele de benim kadar üşengeç biri gider mi? Gidiyorum. Çünkü Türkiye'den izlenebilecek olan bir sonraki tam tutulma tam 54 yıl sonra. O zamana kadar kim öle, kim kala...
Peki ama bu arada Türkiye'den izlenmeyecek olsa da bir sürü Güneş tutulması olacak. Onları takip etmeyecek miyiz?
Ben gönüllüyüm, "Güneş tutulması muhabiri" olmak istiyorum.
Her türlü fedakârlığa katlanır, her neredeyse gider izlerim. Gerçekten.
22 Eylül'de dairesel tutulma var mesela. Karayipler, 'den izlenecek.
Ben giderim.
1 Ağustos 2008'de yine tam tutulma var; Kanada, Çin, Sibirya'dan falan görülecek.
Çin'e de giderim.
Sonra 22 Temmuz 2009'da var.
Üf amma çok Güneş tutulması var. Yorulacağım tabii biraz ama söz ağızdan çıktı bir kere, ona da gideyim bari.
Nerede?
Hawaii'de!
tubaakyol@milliyet.com.tr
|
|