|
Abartılan güç, belaya gebe kalır...
Altmış yıldan bu yana, hemen hemen her gün çeşitli manşet, haber ve yorumlarla çıkmış gazeteleri okuyarak; ajans haberlerini izleyip durmuş olmanın kabuklanmış sivilcelerine, tazeleri eklendikçe; zavallı beynimin parmakları hangisini kaşıyacağını, bıkkın bir yorgunlukla adeta şaşırıyor...
* * *
Politika, yani insan yığınlarının tepesine kurularak, onları yönetme ve saltanatlı bir hayat sürme ihtirası; ne kadar ölümcül ve anlamsız bir rezalet kaosuna çevirmiş ve çevirmekte şu insanlık tarihini...
* * *
Şu anda Türkiye'de yaşayanlar, 50 yıl sonrasına -bir haftalığına- ışınlanıverseler ve yine geriye dönselerdi; anlarlardı nasıl bir saçmalık içinde debelenildiğini...
Ne yapmalı ki, 21. yüzyılın görünmeyen devasa çarkları yürürken; köylülüğü bir türlü aşamamış ülkeleri de, gitgide hızlanan bir çalkantıya doğru itmede...
* * *
Ekonomi bilincinden, hukuk bilincinden, tarih bilincinden yoksunluğun kabağı, genç kuşakların başına patlamaya başlıyormuş gibi...
İnsan üzülüyor ve elden hiçbir şey gelmeyeceğini de biliyor.
* * *
Köylülüğü aşamamış ülkelerde politikacılar, kendi avantajlarına göre düzenlerler tarihi ve buzlandırırlar genç beyinleri...
Şayet Osmanlı tarihi objektif bir bilimsellikle incelenmiş olsaydı; bugünkü çalkantılardan birçoğu, çoktan çözümlenmiş olurdu.
Çünkü bilinirdik ki, Osmanlı tarihi, tam bir anarşi tarihidir.
* * *
Örneğin şu Celali isyanlarının listesine, şöyle kabataslak bir bakılsa:
1- 1519'da Yavuz I. Selim döneminde, Yozgatlı, daha doğrusu Bozoklu Şeyh Celal'in, Aleviler arasında başlattığı ayaklanma...
* * *
2- 1525'te, Kanuni I. Süleyman döneminde, Baba Zünnun'un başlattığı ayaklanma...
* * *
3- 1526'da, Kalenderoğlu'nun başlattığı ayaklanma...
* * *
4- 1564'te, medrese öğrencilerinin Kastamonu, Bolu ve Samsun yörelerinde başlattığı ayaklanma...
* * *
5- 1581'de, Köroğlu Ruşen'in Bolu ve Gerede yörelerinde başlattığı ayaklanma...
* * *
6- 1587-97 arasında Karaman'da Davudoğlu'nun önderliğindeki Celali ayaklanmaları...
* * *
7- Aynı yıllar arasında Batı Anadolu'da Neslioğlu'nun başlattığı ayaklanma...
* * *
8- Yine aynı yıllarda Antalya yöresinde Şahgeldi'nin önderliğindeki ayaklanma...
* * *
9- 1598'de Sıvas ve Maraş yörelerinde Karayazıcı önderliğindeki ayaklanmalar...
* * *
10- 1604'te Tavil Halil başkaldırısıyla Kastamonu, Çorum, Bozok, Aksaray'da başlayan ayaklanmalar...
* * *
11- 1622'de Erzurum Valisi Abaza Mehmet Paşa başkaldırısı...
* * *
12- 1658'de Abaza Hasan Paşa başkaldırısı...
Bir de bunlara 36 Osmanlı padişahından 14'ünün devrilmiş olduğu eklenirse...
* * *
Osmanlı tarihinin objektif bilimsel analizlerini yapma yerine; tarihi, süngü savaşlarına asker yetiştirircesine, bir hamaset propagandasının aracı olarak kullanma; ülkenin çeşitli bölgeleri arasındaki eski dengesizlikleri büsbütün koyulaştırıp, Batı'ya doğru hızla yoğunlaşan göçlere neden oldu...
Ve her türlü toplumsal hareket, salt bir asayiş sorunu olarak görüldü.
* * *
Köylülüğü aşamamışlığa, tarih bilincinden yoksunluğu; ona da, hukuk ve ekonomi bilincinden yoksunluğu eklediğinizde...
Ve evrensel diyalektiğin; etli şaraplı, kadınlı kahkahalı bir burjuva enternasyonalizmini küreselleştirme doğrultusunda hareketlendiğini, yeterince algıladığınızda; Türkiye'nin 20-30 yıllık bir geleceğini de, daha rahat değerlendirmez misiniz?
* * *
Alın işte görün, kahramanlık ve yiğitlik edebiyatının meyvelerini:
1- 17 yaşındaki genç, Gaziantep'te, annesinden boşanmak isteyen babasıyla 12 akrabasını birden bıçakladı...
* * *
2- Kapkaç çetesiyle de ilgisi olduğu söylenen bir şarkıcı, gece bacağından vuruldu...
* * *
3- İlköğretim öğrencisini, yakıp çöpe attılar...
* * *
4- Adana Büyükşehir Belediyesi Otobüs İşletmesi Müdürü, vurularak öldürüldü.
* * *
5- İskenderun'da 11 yaşındaki ilköğretim öğrencisini, sınıf arkadaşı bıçakladı...
* * *
6- Eskişehir'de bir lise öğrencisi, 2 kişinin saldırısına uğradı, başından yaralandı...
* * *
Kuşaklar boyu kahramanlıkla, kaba kuvvetle övünüp durmanın; hiç mi etkisi yok, gençler arasındaki kabadayılık gösterilerinde?
Pahalı arabaların fiyakasına karşı, bıçaklı yiğitlerin göz karalığı...
Anlı şanlı büyüklerimizin, benimsedikleri yönetim üslubundan; son toplamda ortaya çıkan enfes bir denklem...
Hadi hepimiz ayağa kalkıp alkışlayalım büyüklerimizi...
* * *
Gönül, genç kuşaklar arasında ziyan olup gideceklerin oranı, büyük olmasın ister...
Keşke kendi uğraş alanında evrensel bir kalite yaratma çabası; politikada lider ve şöhret olabilme tutkusunun önüne geçebilseydi...
c.altan@prizma.net.tr
|
|