Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 01 Nisan 2006 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Türkiye masaya oturmaya zorlanıyor


Diyarbakır ve Batman olaylarının ardından İmralı'dan ve dışarıdan gelen yorumlara bakalım...
"Olayların nedeni, devletin çözüm üretmemiş olmasıdır" görüşü mesajların ortak yönünü oluşturuyor.
"Devletin çözüm üretmesi"nden kastedilen nedir?
Öcalan'ın Türkiye'ye getirilmesi ve Avrupa Birliği süreciyle birlikte gündeme sürülen talepler "kültürel hakların tanınması" çerçevesinde tutuluyordu.
Kürtçenin yasak olmaktan çıkarılması, Kürt kültürünün gelişmesine engel olunmaması, Kürtçe öğrenim ve yayının sağlanması gibi...
Türkiye'nin AB süreciyle hızlanarak bu yönde attığı her adım sonrasında yeni talepler gündeme getirildi.
Bu kez talepler siyasiydi.
Kürt kimliğinin tanınması, anayasal ve yasal güvenceye alınması, Kürtçenin eğitim dili olması, genel af ilan edilmesi gibi... Hepsini kapsayacak şekilde de Kürtlerin Türklerle birlikte kurucu ulus olduklarının Anayasa'ya geçirilmesi...

Masa talebi
Bugün gelinen yeni aşamada PKK ve siyasi yandaşlarının dış dinamiklerden de yararlanarak Ankara'yı "masaya oturmaya" zorladığı söylenebilir.
"ETA ve IRA" örnekleri verilerek PKK'nın silah bırakmasının koşulları için bu hedefin gözetildiği açıkça görülüyor.
Bu yaklaşımın ilk kademesi "özerklik"ten başlıyor.
ABD ve AB'nin sorunun sadece güvenlik sorunu olmadığı başka boyutlarının da bulunduğunu dile getirmeleri, Kuzey Irak'taki gelişmeler gibi dış faktörler de PKK'nın ve siyasi alandaki parti ve kuruluşların lehine bir ortam yaratıyor.

Terörle mücadele
Bu ortam içinde Diyarbakır ve Batman'daki olaylar PKK'nın yeni bir yönteme yöneldiğinin işaretlerini taşıyor. Özellikle cenaze törenlerinin bundan sonra kitlesel eylemlere dönüştürüleceği anlaşılıyor. Cenezeler ve çocuklar kullanılarak, güvenlik güçlerinin baskı altına alınmasının, buna uluslararası baskının da katılmasını sağlamanın hedeflendiği söylenebilir.
Bu noktada Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) özel hedef olarak seçildiği görülüyor. TSK'ya başka nedenlerle itirazı olan, Türkiye'nin temel nitelikleriyle sorunu bulunan kesimlerin de -bilerek veya bilmeyerek- farklı gerekçelerle ama aynı amaca yönlendirildikleri de gözleniyor.
Bu durum hukuki eksikliklerden daha etkili oluyor.

Sivil itaatsizlik
Diyarbakır ve Batman'da görüldüğü gibi, eylemlerde öne sürülen çocukların askere ve polise taş atmaları "intifada" görüntüsü veriyorsa da, durumu "sivil itaatsizlik" olarak tanımlamak yanıltıcıdır. Sivil itaatsizlik, pasif eylem biçimidir, şiddet barındırmaz. Yaşananlar ise, sivil itaatsizlikten çok öte bir nitelik taşımaktadır.
Önümüzdeki süreçte Diyarbakır'da ve Batman'da yaşananların, bu illerde dahil olmak üzere Güneydoğu ağırlıklı olmak üzere tekrarlanma olasılığı yüksektir.

fbila@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Keskin sirke kime zarar?
DİYARBAKIR, 29 Mart Çarşamba; vahim olaylar c...
Çetin ALTAN
Abartılan güç, belaya gebe kalır...
Altmış yıldan bu yana, hemen hemen her gün çe...
Melih AŞIK
Suçu neymiş?
Eski DEHAP Batman İl Başkanı Mehdi Öztüzün ya...
Fikret BİLA
Türkiye masaya oturmaya zorlanıyor
Diyarbakır ve Batman olaylarının ardından İmr...
Hasan CEMAL
Her şey siyah beyaz!
Öyle topraklar ki, insan dolaştıkça içi acıyo...
Güneri CIVAOĞLU
Hedef, 1 Mayıs
PKK'nın hedefi, Diyarbakır ve Batman'daki gör...
Can Dündar
Diyarbakır'da en başa mı dönüyoruz?
Cılız bir umut ve kör umutsuzluk...
Abbas GÜÇLÜ
Öğretmen tayinleri
Türkiye'nin en çilekeş insanlarının başında ö...
Semih İDİZ
'Politikacı, işler kötüye gidince medyayı suçlar'
Amerika'da 30 milyon dinleyicisi olan ve tica...
Sami KOHEN
'Kolay'ı da 'Zor'muş!
Ankara'da resmi ağızlar haftalar önce, AB ile...
Metin MÜNİR
Çabuk büyü, çabuk bat, cesedin güzel olsun
AKP'nin ekonomide başarılı olmasının ardında ...
Hasan PULUR
Beşiktaş'ın belediye başkanları...
BEŞİKTAŞ belediye başkanlarının bir geleneği ...
Derya SAZAK
Medya takıntısı
İktidar-medya ilişkileri böyledir: Eleştiri b...
Meral TAMER
İş Bankası çalışanları üzerinden...
Alman Lisesi'ni bitireli uzun yıllar olduğu h...
Tamer HEPER
Bu kadar aciz kalınamaz
Geleceğin umudu olan gençlik bu kadar kolay n...
Yaman TÖRÜNER
Merkez Bankası'na başkan adayım var
London School of Economics mezunu, master der...
Güngör URAS
Düzeltmeyle 'iyi büyüdük'
Hükümetimiz, Devlet Planlama Teşkilatı, iktis...
M. Ali BİRAND
PKK'nın oyununa gelinmemeli
Perşembe akşamı Kanal D Ana Haber Bültenine ç...

© 2006 Milliyet