|
Türk'ün Türk'ten şikâyeti...
İNSAN yurtdışında, hele uzun süre kalmışsa, memleketin her şeyine hasrettir. Türkiye'den gelen her haber, Türkiye'yle ilgili her gösteri, bir film, bir tiyatro oyunu, bir söyleşi, insanın yüreğini kabartır. Öyle bir hale gelirsiniz ki, buradayken her gün ağzınızdan düşürmediğiniz ve "Allah kahretsin!" diye başladığınız eleştirileri unutup, "Ah o günler!" diye özlem duyarsınız.
***
GEÇENLERDE İngiltere'de uzun süredir kalan bir Türk genciyle tanıştık, bunları konuştuk, dertleştik...
İki Türk bir araya gelince, şikâyet edecek bir şey olmaz mı?
Hadi bizim şikâyetler belli, trafikten, pahalılıktan, terörden...
Ya onun şikâyeti?
***
İNGİLTERE'de ama, şikâyeti kendimizden, yani Türklerden...
University of Warwick'te okuyormuş; üniversitenin birçok sosyal etkinlikleri varmış, sanat merkezinde çeşitli sanat gösterileri düzenlenirmiş, filmler, tiyatrolar gibi...
Geçen kasım ayında dağıtılan broşürden ayın 24'ünde Konya'dan gelen Mevlevi dervişlerin tasavvuf müziği eşliğinde semasının hayranlıkla izleneceği yazılıymış...
Üniversitedeki Türk öğrencilerin kulübü gösteriyle ilgilenmiş, gösteriyi organize edenlerden biri de Türk öğrenciymiş, onunla görüşüp yer ayırtmışlar, gereken ücreti vermişler...
***
GÖSTERİ başlamış...
Önce günün anlam ve önemini belirten konuşmalar, sonra bir film gösterilmiş... Filmde Mevlana, Yunus Emre ile Fethullah Gülen aynı değerde tanıtılıyormuş.
Yani, gösteri değil, Fethullah Gülen'i tanıtma gösterisiymiş...
***
ELBETTE Fethullah Gülen için toplantı düzenlenir; onu tanıtmak, kitaplarından örnekler vermek yasak değildir, hele İngiltere gibi bir ülkede...
Ama Fethullah Gülen'i tanıtmak için, yapılan gösteriyi Konya'dan gelen dervişlerin tasavvuf müziği eşliğinde sema yapmaları gibi göstermek doğru değildir.
***
GÖSTERİYE katılanlar organizatörü bulmuşlar, "Sizin Fethullah Gülen'e duyduğunuz sevgi ve saygıya bizim bir diyeceğimiz olmaz, ama bizi başka şekilde buraya çağırdınız, bunu protesto ediyoruz!" demişler.
Hatta, gösteri için verdikleri paraları geri istemişler.
Peki, sonra ne olmuş?
Hiçbir şey!
Türk'ün Türk'ten şikâyeti hiç biter mi?
Bitmez!
Çünkü oyunu kuralına göre oynamayı sevmeyiz, kendi koyduğumuz kuralı ilk fırsatta delip geçeriz.
Bu üniversitedeki toplantının duyurusu "Fethullah Gülen"in adı geçirilerek yapılsaydı, isteyen giderdi, istemeyen gitmezdi.
Bu alışkanlıklardan kurtulamayacak mıyız?
Sanmıyoruz!
h.pulur@milliyet.com.tr
|
|