Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 28 Nisan 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Sıcak takip ötesi...


Ya da kamplarda sanmak ve oraları basınca operasyonun başarıya ulaşacağını düşünmek yanlıştır.
Çünkü... PKK, Kuzey Irak'ın her yerindedir.
Bunu, Kuzey Irak gezilerinde gözlemledim.
Örneğin...
Habur Kapısı'ndan Süleymaniye'ye giderken binlerce Kürt kökenli yurttaşımızın göç ettirildikleri toplanma kampı, PKK'nın koruması altındadır. Dışta güvenlik ve içte organizasyon, PKK tarafından sağlanır.
Aynı yol üzerinde zaman zaman durup çay içtiğimiz, yemek yediğimiz, çeşmesinde elimizi yüzümüzü yıkadığımız çardak altlarında PKK'lılar da vardı. İsmimle seslendiler. Konuştular.
Kuzey Irak'ın egemeni Barzani'nin konuğuydum. Onun gönderdiği araç ve birkaç da koruma vardı.
PKK'ya odaklı değil, yörenin otorite boşluğunda karşı karşıya gelebileceğim tehlikeler nedeniyle ciddi önlem alınmıştı.
Ne Barzani'nin kolluk güçleri onlara tavır aldılar, ne de PKK'lılar onlara karşı bir çekingenlik gösterdiler.
İki taraf da kayıtsızdı.
PKK'lılar oturmuşlar çay içiyorlardı.
Gerçi 4-5 kişiydiler ama gene de o topraklardaki rahatlıkları açısından bir fikir veriyor.
.................................
Ancak...
Gerek orada gerek Kuzey Irak'ın diğer yörelerinde karşılaştığım böyle birkaç kişilik PKK'lı grupların hiçbirinde silah yoktu.
Anlaşılan yönetimle böyle bir "sorun çıkarmamak" anlayışı/anlaşması vardı.
Sadece göçmenlerin Atruş Kampı'nı korumak ve düzeni sağlamak için orada silah taşıdıklarını söylemişlerdi. Kampın yakınlarından geçerken gaz pedalları köklenmişti. Bu netameli yol 2-3 kilometre hızla geçilmeliydi.
Barzani de zaten kendi sorunları varken PKK'yla uğraşmak ve başına dert almak istemiyordu.
Gerçi... Birkaç kez Türkiye'nin de katkısını sağlayarak PKK güçleriyle çatışmıştı ama bunlar çok özel açılmış ve kapanmış parantezler olarak kaldı.
..................................
Çevik Kuvvet döneminde İncirlik'ten kalkan helikopterlerin altlarında ABD armaları vardı. PKK, onlara yerden ateş açmıyordu. Bunun üzerine bizim helikopterler aradaki farkın anlaşılmaması için İncirlik'ten kalkan ABD helikopterlerinin karınlarındaki ABD armalarının silinmesini sağladılar.
Şu "arma" olayı bile, PKK'nın Kuzey Irak'ta sadece yerel Kürt yönetimiyle değil, ABD ile ilişkilerinde de karşılıklı "bulaşmazlık" gerçeğinin simgesel göstergesidir.
ABD de hâlâ bunca sorun arasında PKK'ya "şeriflik" yapmayı yüklenmek istemiyor.
...................................
PKK'nın kasabalarda, kentlerde de mekânları var.
...................................
PKK'nın kamplarına gelince...
"Sıcak takip" ve "yoğun bombardıman" sonrası o kamplara askeri helikopterlerle götürüldük. "Kamp" dedikleri, çardak altında bir revir, altında toplanılan ve yemek yenilen bir alan, açık hava fırını, kaçarken geride bırakılmış birkaç karavana kazanı, yandan akan tatlı su...
Belki Kandil Dağı'nda mağaralar da vardır. TSK'nın harekâtları başladığında bunlar boşaltılıyor, hepsi araziye dağılıyorlar.
...................................
Bir keresinde Hasan Kundakçı Paşa'yı görmüştük.
Yüzü tunç rengiydi. Toz içindeydi. Rütbesini gösteren işaretler -yanılmıyorsam- gizlenmişti.
14 saat askerinin başında yürüyerek Kuzey Irak'ta ciddi bir operasyon gerçekleştirmişti. İçerilere kadar girildiğini hatırlıyorum.
...................................
Bilinen ama kanıtlanamayan söylenti, "Türk özel kuvvet birimlerinin de yerel giysilerle yıllardır Kuzey Irak'ta görev yaptığıdır."
Orada konutları da vardır. Yörenin en iyi istihbarat gücü ABD'lilere göre, Osmanlı döneminden bu yana Türk servisleridir.
....................................
Resmi açıklamaların, notaların, Bakan, Başkan demeçlerinin zihinlerde oluşturduğu "sıcak takip" algılamalarının arkasındaki çıplak gerçek bunlardır.

g.civaoglu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Atatürk, Amerika, Avrupa...
SORUNLARIN ürküntü yaratarak içe kapanma ve B...
Çetin ALTAN
Dragos'ta ikindi vakti ve kediler...
Eh işte İstanbul'a da bahar ha geldi, ha geli...
Melih AŞIK
Stratejik vizyon
Amerikan Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice'ın...
Fikret BİLA
Erdoğan'dan Kerkük uyarısı
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Güneydoğu'daki bi...
Hasan CEMAL
Kürt devleti!
Yıl 1975, yer Çankaya Köşkü. Cumhurbaşkanı Fa...
Güneri CIVAOĞLU
Sıcak takip ötesi...
Ya da kamplarda sanmak ve oraları basınca ope...
Abbas GÜÇLÜ
Üç bin yıl öncesinin gerisindeyiz
Türkiye'nin en güzel tarihi okullarından biri...
Hurşit GÜNEŞ
Global lokomotif ekonomiye (ABD) dikkat !
Dün akşam FED Başkanı Bernanke kamuoyuna bir ...
Sami KOHEN
Kritik günler
İRAN'a nükleer yasağa uyması için verilen bir...
Metin MÜNİR
Nükleer gericilik
Bazen bir pozisyon alırsınız ve bu sizi ileri...
Faik ÖZTRAK
Artan işsizlik ve kutsallara odaklanan siyaset
Bu hafta yayımlanan ocak ayı işgücü istatisti...
Hasan PULUR
Matematik öğretmeni aranmıyor!
BU konuda, hem Atatürk hatalı, hem de Ata'nın...
Derya SAZAK
Emeklilik saltanatı
TBMM'den geçen "Sosyal Güvenlik Reformu" pake...
Meral TAMER
Petrolün de, doğalgazın da ömrü uzuyor
Bahçeşehir Üniversitesi'nin Türk - Asya Strat...
Ece TEMELKURAN
Çocuk, ülke ve uzaklar
Uzaklardan yazıyorum. Haberler geliyor memlek...
Güngör URAS
İşsizliğin çaresi üretmek, üretmenin çaresi ihracat
1997 yılında 100 olan nüfusumuz 2005 yılı son...
Serpil YILMAZ
İş kadınları zirvesinde Emine Hanım kabinesi!
Başbakan Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'...
M. Ali BİRAND
AB Kürtçe ısrarını bıraktı
İyi haberle kimse ilgilenmez. Kötü haber mera...

© 2006 Milliyet

buttons.style.top=document.body.scrollTop+2; }else{ hideBanner() } }