Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 03 Mayıs 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Nar kalpler


Aşk iki kişi arasında asla eşitlenmeyendir...*

Gözün başkalarını da görüyorsa sevdiğini sevmiyor musundur artık?
Birini sevmek topyekûn kapattırır mı "dükkânı"? Kepenklerin inmeli midir, elenmiş un varsa elek asılmalı mıdır duvara?
İnsan güzel adamları ve güzel kadınları "görüyorsa" hâlâ, hâlâ "bakıyorsa", aklından "Acaba?" diye geçiyorsa, aslında o kadar da dolu değil midir içi?
Bir boşluk mu vardır aslında? Ondan mı yani mesela?
Liseli bir meram gibi görünen bu bahis, derdi ömürlüktür esasında. Eğer bir tür "kalbî lobotomi" olabilseydi, birini sevince artık ömrünün sonuna kadar kafan karışmasaydı hiç, başka bir şeyi, başka kimseyi düşünemez hale getirilebilseydik kendimizi bir ameliyatla...
Oh! Ne şahane olurdu. Konu kapanır, işimize bakabilirdik. Ne ki hayat bölünüyor ortasından bazen. Nar gibi çatlıyor kalp yumuşak karnından. Dağılıyoruz kırmızı kırmızı, toparlayamıyoruz tanelerimizi.
Ama işte kalbimiz çırpıştı diye hata da yapmak istemiyoruz; hayatlarımız çok fena kıymetli. Tanıdığımız, sevdiğimiz, güvendiğimiz, alıştığımız hayatı bırakmak, bir güzele feda etmek elimizdekini de vicdani bir mesele.
Bir vicdan ve korku terazisi çalışıyor hep içimizde. Ne kadar korkuyoruz kaybettiğimizin yerini dolduramamaktan? Kalbimiz buruşacak mı kapılmasak hiç o yeni rüzgâra? İhtiyarlamış gibi mi hissedeceğiz? Başlangıcın heyecanı mı daha büyük yoksa kaybetmenin korkusu mu? Bir yeni ile karşılaştığımızda içimizin karmaşık hesap makineleri başlıyor tam yol çalışmaya.

Günahın lezzeti
Yanımızdaki, hayatımızdaki meşru olandır hep. Kabul edilmiş olan, arkadaşlarımıza tanıştırılmış olan, bizimle birlikte hatırlanan, birlikte hatırlandığımız kişi. Birini bırakmıyorsun ki bıraktığında, kendinin onunla tanımlanmış halini de bırakıyorsun aslında. Kendinin o kabuğunu bırakmak kolay mı?
Diğer yandan günah, her zaman daha lezzetlidir sevaptan. Ah günah! Bir nar gibi çatlar ve çatlatır insanı ortasından.
Ne çok kırmızıymış için, görür ve hayret edersin kendine. Neler neler yapabilirmişsin meğerse! Yeni insan hayretleriyle gelince meclise, minderler kaldırılır, döşekler havalanır. Ah! O tatlı günaha yer mi bulunmaz!
Ama ya eğer hayat güvenmek demekse? Ama ya hayat aslında bir hayretten uzun sürerse? Mesele budur ve hiç hakiki anlamda hesaplanamaz.
Ama bilirsiniz siz de, nar bir kere çatlarsa kimse taneleri toparlayamaz. Çatlatmayayım desen nar kıpırdar kıpırdar, duramaz. Ve kimse böyle büyük kararları verecek gücü kendinde bulamaz. Kimse doğrunun ne olduğunu, benim diyen kimse, bilemez.

İşaret ver hayat!
Kimse sevilmemeyi göze alamaz. O yüzden kimse kimseyi terk etmek istemez, karşıdaki anlasın da gitsin isteriz hepimiz. Ya gitmezse? O zaman bu büyük ve tehlikeli ve günahlı kararlar bize kalmasın isteriz.
Bir işaret versin hayat. Biz istemeden olsun, kalbimize hesap verirsen "Başka ne yapabilirdim ki?" demeyi dileriz.
Öyle bir şey olsun ki kaçınılmaz olsun günah.
Öyle bir şey olsun ki sen sorumluluğunu alma olanların.
Öyle bir şey olsun ki, tufan gibi alsın götürsün seni. Sen seçmemiş ol başına geleni. Bedeli ödenmesin yani. Nar kendi kendine çatlasın.
Sen dur öylece. Ellerin iki yana açık. "Ne yapabilirdim ki? Olacağı varmış" de. Çatlasın nar, saçılsın hayatın yerlere...

*(Birhan Keskin, Y'ol, Metis Yayınları)

ecetem@hotmail.com








Taha AKYOL
MHP, Demirel ve İslam
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli "3 Mayıs Mil...
Çetin ALTAN
Her yerde hır var...
Efendim öncelikle evdeki radyatör ve TV alıcı...
Melih AŞIK
Güvenilir Bakan!
Tuzla'daki zehirli varil olayı ortaya çıktığı...
Fikret BİLA
Hadi buyur gel, okut türbanlıları
9'uncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in Habe...
Hasan CEMAL
Türkiye kaybeder!
Türkiye kazanır başlığını taşıyordu dünkü yaz...
Güneri CIVAOĞLU
Baskın basanındır
Günün "Baskın seçim olur mu?" sorusu hiç de ö...
Abbas GÜÇLÜ
Kapadokya Üniversitesi
Nevşehir, Kırşehir, Niğde, Aksaray ve Kayseri...
Hurşit GÜNEŞ
Dünyada son 35 yılın büyüme rekoru gözleniyor
1970'li yıllardan bu yana dünya ekonomisi en ...
Nail GÜRELİ
AKP çift santrforla oynuyor
Futbol yorumcuları Fenerbahçe'ye karşı savunm...
Sami KOHEN
Batı'nın değerlerine ne oldu?
BATI, yıllardan beri savunageldiği "temel değ...
Metin MÜNİR
İngiltere'den nükleer çöplük kararı
Nükleer atık sorununa çare bulmak için İngilt...
Hasan PULUR
Beyoğlu Balıkpazarı bitti...
BEYOĞLU Belediye Başkanı Misbah Demircan "Siz...
Meral TAMER
Vapurlarla ilgili oylamada söz okurun (3)
Bu dizi burada bitiyor. İnsanların yüz yüze b...
Ece TEMELKURAN
Nar kalpler
Aşk iki kişi arasında asla eşitlenmeyendir......
Osman ULAGAY
Efsanevi ekonomist Galbraith'in son sözü
Londra'da yayınlanan The Times gazetesinin "d...
Güngör URAS
'Aykırı iktisatçı' Galbraith öldü
Amerikalı iktisatçı J. K. Galbraith 96 yaşınd...
M. Ali BİRAND
Ermenilerin seçim şantajı
18 Mayıs günü, Fransız parlamentosunda bir ya...

© 2006 Milliyet