|
 |
|
|
Anıtkabir'de ÖFKE SELİ
Anayasa Mahkemesi, Yargıtay ve Danıştay'ın üyeleri, Danıştay 2. Daire'deki silahlı saldırıya, on binlerce vatandaşın destek verdiği Anıtkabir yürüyüşüyle tepki gösterdi
Yüksek yargının üç önemli ayağını oluşturan Anayasa Mahkemesi, Yargıtay ve Danıştay, Danıştay İkinci Daire'nin üyelerine yönelik silahlı saldırıya, on binlerce vatandaşın destek verdiği Anıtkabir yürüyüşüyle ortak tepki gösterdi. Yargının bütün temsilcilerinin bulunduğu yürüyüşte Adalet Bakanı Cemil Çiçek başta olmak üzere hiçbir hükümet temsilcisi yer almadı.
Hükümetten kimse yoktu
Aslanlı Yol'da dün saat 11.00'de başlayan yürüyüşe Anayasa Mahkemesi Başkanı Tülay Tuğcu, Danıştay Başkanı Sumru Çörtoğlu, Yargıtay Başkanı Osman Arslan, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Nuri Ok, Danıştay Başsavcısı Zafer Kantarcıoğlu, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Özdemir Özok, Sayıştay Başkanı Mehmet Damar, Askeri Yargıtay Başkanı Tuğgeneral Ahmet Alkış'ın yanı sıra çok sayıda hâkim, savcı ve avukat katıldı.
Adalet Bakanlığı Müsteşarı Fahri Kasırga'nın da bulunduğu yürüyüşe bazı CHP milletvekilleri, YÖK Başkanı Prof. Dr. Erdoğan Teziç, emekli generaller, üniversite rektörleri, doktorlar, belediye işçileri ve kimi başörtülü on binlerce vatandaş destek verdi.
Tuğcu, Çörtoğlu ve Arslan, üzerinde "Danıştay Başkanlığı" yazılı çelengi Atatürk'ün mozolesine birlikte koydu, Anıtkabir Özel Defteri'ne Çörtoğlu'nun yazdığı yazıyı da birlikte imzaladı. Böylece, yüksek yargının saldırıyı "sadece Danıştay'a değil bütün yargıya yönelik algıladığı" mesajı verildi. Deftere yazılan mesajda, hiçbir gücün yargıyı Atatürk ilkelerine bağlılıktan alıkoyamayacağı vurgulandı.
Mozolede slogana izin
Mozolenin önünden geçen vatandaşların 10. Yıl Marşı ve Gençlik Marşı söyleyerek slogan atmalarına ilk kez izin verildi. Bazı vatandaşlar mozolenin önünde dua ederken, Ankara Belediyesi Hanımlar Lokali'nden gelen bazı türbanlılar, saldırının türbanla ilişkilendirilmesini anlamsız bulduklarını belirtti ve "Atatürk sevgimiz engellenemez" diye konuştu.
Anıtkabir'in ardından vatandaşlar, ellerinde pankartlarla Danıştay'a yürüdü. Kalabalık yol boyunca "Mollalar İran'a", "Tetikçi Başbakan, katil Başbakan", "Molla hükümeti istifa" sloganları attı.
Üniformalı birkaç subayın Danıştay binasına girişi sırasında da alkış sesleri yükseldi.
Yargıda güç birliği
Danıştay Başkanı Sumru Çörtoğlu, Anayasa Mahkemesi Başkanı Tülay Tuğcu, Yargıtay Başkanı Osman Arslan, dün Danıştay'a yönelik silahlı saldırıyı, katliam girişimi olarak niteledikleri ortak bir açıklamayla kınadı.
Anıtkabir ziyaretinden sonra Danıştay'a gelen başkan ve başsavcılar adına Yargıtay Başsavcısı Nuri Ok tarafından kaleme alınan açıklamayı Çörtoğlu okudu. Danıştay'ın tüm üyeleri, savcıları ve tetkik hâkimleri tarafından ayakta alkışlanan açıklamada şöyle denildi:
"Cumhuriyet tarihimizde kara bir sayfa olarak anılacak saldırı dolayısıyla yargı dışında da laik demokratik devlet düzenini koruma görevi ile yükümlü olanlara bu görevlerini tekrar hatırlatır, bu yolda verilen yargı kararlarına karşı kimi siyasiler ve basın organlarının sorumsuzca beyan, kışkırtma ve tutumlarının ağırlıklı etkisi olduğu gerçeğini de kamuoyunun takdirine sunarız.
Bu saldırı sadece Danıştay'ı değil, tüm yargıyı ve adaleti bu kapsamda devleti, tüm kurumları, insanımızı ve çağdaşlığı hedef almıştır. Türk yargısı Cumhuriyet'in kazanımlarını korumak ve daha da ileriye götürmek çabasını yılmadan sürdürecektir."
İmzalarda fire yok
77 üniversitenin rektöründen oluşan Rektörler Komitesi, saldırıyı nefretle kınayarak, "Saldırının iktidar odaklarından gelen kayıtsızlık ve yargı üzerinde baskı oluşturma amaçlı açıklamaların arkasından yapılması çok anlamlıdır" ifadesini kullandı. Komitenin bildirisine 77 rektörün tamamı imza koydu.
Cumhuriyet'in laik niteliğini yok etmeye yönelik açıklamaların "neredeyse olağan" hale geldiğini kaydeden komite, "Bu fütursuzca eylemler TBMM'nin çatısı altına kadar taşınabilmiştir" dedi. Bildiride şöyle denildi:
"Danıştay'ımıza yapılan canice saldırı aslında Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı açık bir meydan okumadır. Cumhuriyet'imizin değiştirilemez temel değerlerine büyük inançla bağlı üniversitelerimiz bu değerlerin korunmasındaki azmini cesaretle sürdürecektir."
|
|
|

|