Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 19 Mayıs 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Fanatik şiddetin son aşaması, Danıştay baskını...


29 yaşında İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat; Danıştay 2. Dairesi'nin, 3 ay önce hanım bir öğretmenin anaokulu müdürlüğüne atanma kararını, türbanlı olduğu gerekçesiyle iptal etmesine karşı; nedense önceki gün zaptedemediği bir öfke ile, "Ben Allah'ın askeriyim" diye Danıştay'da 2. Daire Başkan ve üyelerinin toplantı halinde bulunduğu salonu basıyor ve tabancayla yargıçları tarayarak 11 kurşun sıkıyor.
Ve hayatını kaybeden 64 yaşındaki Yargıç Mustafa Yücel Özbilgin ile yaralanan 4 yargıç; Ayfer Özdemir, Ayla Günenç, Ahmet Çobanoğlu, Mustafa Birden...
***
Güncel üzüntü, kaygı ve tepkileri çok aşan, tarihsel bir anomalinin son karesidir Danıştay baskını.
Tarihsel bir anomalinin, diyorum; çünkü babam da, ilkgençliğinde şeriatçı neferlerin 1909'da ayaklanmasıyla, "asri -çağdaş- görünümlü mekteplilere" sıkılan kurşunları ve 1913'te de İttihatçıların Babıâli Baskını'nı yaşamıştı.
Bendeniz de, tam 80'ine basacağım günlerde Ankara'daki Danıştay baskınını yaşıyordum Köyceğiz'de...
Kıpkırmızı sardunya göbeklerinin, rengârenk petunyaların, bahçe kapılarından taşan güllerin ve damlara tırmanmış begonvillerin; oğlaklı inekli pastoral dünyasında, sessiz sakin göl kıyılarındaki huzurdan nasiplenmeye çalışırken, birden yüreğim buruştu...
***
Danıştay 2. Dairesi'nin, türbanlı öğretmenin anaokulu müdürlüğüne atanmasını iptal etmesine, kimler karşı çıkmamıştı ki?
Danıştay'daki yargıçlar da ölümle tehdit edilmeye başlanmıştı. Ama Danıştay, ne BMM, ne de Başbakanlık düzeyinde bir koruma altına alınmıştı.
***
Türban konusunda Danıştay'ın kararından yana çıkan Gümüşhane Baro Başkanı'nın öldürülmesi, Cumhuriyet gazetesine atılan bombalar, Metin Uca'nın falçatayla uğradığı saldırı...
Ta 1730 Patrona Halil başkaldırısından bu yana, neden bir türlü durulmuyordu ki, dinsel patentli öfkeler? Elbet çeşitli nedenleri olmalıydı bu sürekliliğin...
***
1966'da Yargıtay Başkanı olan İmran Öktem de, Yargıtay Yılı'nı açan konuşmasında, Nurculuğa karşı laikliği savunduğu için, büyük tepki almış; 1969'da hayattan ayrıldığında da, Ankara'daki Maltepe Camii'nde tabutu devrilmişti. Cemaatin öfke ortamında sıkışıp kalan İsmet Paşa'yı, tabancasını çekerek bir general kurtarmıştı.
***
Türkiye'nin iç siyaseti, alaturkayla alafrangalık, geleneksellikle çağdaşlık, dinsellikle laiklik ve özet olarak köylülükle kentlilik arasında tarihsel bir anomaliyi, belalı bir biçimde hâlâ sürdürüyordu.
"Cami" parfümlü siyaset ile "kışla" parfümlü siyaset arasındaki nasırlaşmış zıtlaşmayı, değişik amaçlar doğrultusunda kullanan bazı gizli eller de yok muydu acaba?
Hele hele Filistin'inden Irak'ına, İran'ın da Afganistan'ına kadar İslam ülkelerinde baş gösteren kanlı cadı tırnaklarıyla, hemen hepsinde Batı düşmanlığının köpürdüğü bir sırada...
Bir de buna, bizdeki Hazine'den geçinmeli takımın; neredeyse yüzyıldan bu yana Ermeni sorunundan Ege sorununa; Kürt sorunundan, Kıbrıs sorununa kadar hiçbir sorunu yeterince çözümlemediği ve bütün sorunların evrensel bir boyut kazandığı da eklenirse...
***
Şayet Türkiye'de de, gazete tirajlarının toplamı 5 milyon olacağına, 30 milyon olsaydı; ulusal gelir dağılımında da, nüfusun en dipteki yüzde 10'luk kesimi, en tepedeki yüzde 10'luk kesiminden yüzde 1700 oranında daha düşük paya mahkûm bulunmasaydı; ayrıca ülkenin sosyoekonomik yapısı da, hamasi nutuklarla yorganlanmasaydı; belki "türban-laiklik" zıtlaşması, Danıştay baskınına kadar vahşi bir ilkelliği güncelleştirmezdi.
***
Türkiye'nin evrensel kalitedeki bilimsel kadroları; gerginleşen siyasal polemiklere karşı, denge tutacak bir ağırlıkta değil...
İster atanmış, ister seçilmiş olsun; Hazine'den geçinmeli "makamlar"; objektif bir tarih, hukuk ve ekonomi bilincinin genişlemesiyle, saydam bir ortam yaratılmasının sürekli karşısında olmuşlar...
Ne oligarşik bir yapının, köylülüğün aşılamadığı bir toplumda yaratabileceği tepkiler açılmış tartışmaya; ne son 80 yılda yüz milyarlarca dolarlık savunma harcamalarıyla, özenilen bir kalkınmanın sağlanamayacağı...
"Görüntü çağdaşlığı"nın, neden gerçek bir çağdaşlığa dönüşemediği konusu ise; "onlar-biz" ayrımıyla, "Türk'e Türk propagandası"nın demagojik kazanlarında, kahramanlık dumanları çıkarta çıkarta eritilmiş.
***
Genel seçimler, erkene alınsa da, alınmasa da; şiddet eylemlerindeki azgınlaşma, doğrusu kaygılandırıyor bendenizi...
Uzay Çağı'nın hızlanan "küreselleşme" sürecinde; donanımsız gençlerin, kendilerine şiddet eylemlerinde bayraktarlık aramaları, nasıl mayna olur bilemiyorum.
Gönül, bin bir elin uzaktan yakından çektiği tuzaklı ağlar içinde genç kuşakların da, yine ziyan zebil olmasını istemiyor.
Genellikle yazı adamlarına kızılmış ve kalemlerinin kahredilmiş olduğu bir Şark bataklığında; şiddetin şiddet doğuracağını anlatmaya çalışmak da, pek bir işe yaramıyor ve evrensel bir diyalektiğin çarkları dönüp gidiyor.

c.altan@prizma.net.tr








Taha AKYOL
Evet, sağduyu
DANIŞTAY'A yapılan saldırı başta yargı ve diğ...
Çetin ALTAN
Fanatik şiddetin son aşaması, Danıştay baskını...
29 yaşında İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avu...
Melih AŞIK
Bugün 19 Mayıs
Bugün 19 Mayıs... Bağımsız Türkiye Cumhuriyet...
Fikret BİLA
Anıtkabir'deki görüntü ile nedeni arasındaki çelişki
Türk yargısı, dün tüm unsurlarıyla Anıtkabir'...
Hasan CEMAL
Çankaya seçimi için 'uzlaşın' önerisi
Amerikan Dışişleri Bakanlığı'nda sohbet ediyo...
Güneri CIVAOĞLU
Atatürk'ün seli
Önce Danıştay'da, sonra da Anıtkabir'de topla...
Can Dündar
Tepki partisi sokağa çıktı
"Tepki partisi" adlı bir koalisyon dün Ankar...
Abbas GÜÇLÜ
Emanete ihanet! Gençler nereye?
Bugün 19 Mayıs. Ülkemiz ve gençlerimiz açısın...
Hurşit GÜNEŞ
TL sürekli değer yitirirse enflasyon hedefi şaşar
Döviz kurunun reel değeri, enflasyonla karşıl...
Metin MÜNİR
Dönüm noktasına gelindi
Bir dönüm noktası teşkil edeceği kesin; ama p...
Faik ÖZTRAK
Şok tedavisi
Yükselen piyasa kategorisindeki ülkelerin piy...
Hasan PULUR
Danıştay katliamı ve sabır...
NE diyordu Adalet Bakanı Sayın Cemil Çiçek? ...
Derya SAZAK
Yürüyüş
Hükümet istifa!.. Türkiye laiktir, laik kalac...
Meral TAMER
Cenaze Ankara'da Başbakan Antalya'da!
Başbakan Erdoğan, Cumhuriyet gazetesine bomba...
Ece TEMELKURAN
'Dini bütün Polat'lar' için: 19 Mayıs!
Arkadaş, kaçıp gitmek geliyor içimden" dedi A...
Güngör URAS
Atatürk, 'Bilim dışında mürşit aramak gaflettir' diyor
Mustafa Kemal bundan 87 yıl önce Samsun'a ned...
M. Ali BİRAND
Ne ekersen onu biçersin...
Danıştay saldırısının perde arkasıyla ilgili ...

© 2006 Milliyet