Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 11 Haziran 2006 / Pazar  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Nehir değil zehir

Çarpık sanayileşme Ergene Nehri'ni öldürdü. Bir tek canlının bile yaşayamadığı nehirden yayılan zehirli koku yüzünden çevre halkı maske takıyor. Ama asıl tehlike, nehir suyunun yeraltı kaynaklarına karışma ihtimali

Önay Yılmaz

Trakya'nın en önemli nehirlerinden biri olan Ergene ve havzası, aşırı sanayileşme ve bunun yarattığı kirlilik nedeniyle "ölüm nehri"ne dönüştü. Çevresinde hiç bir canlının yaşayamadığı nehir, yüzlerce fabrika ve evsel atıklarla kirlenerek bölgeyi de tehdit etmeye başladı.
Etrafa yayılan zehirli kokunun yaşamı güçleştirdiği, öğrencilerin sınıflarda maskeyle ders yaptığı havzada, kirliliğin yeraltı sularına karışma tehlikesi de korkuya neden oluyor. Fabrikaların birçoğunun atıklarını arıtmadan nehre ve onu besleyen derelere akıtması sonucu nehir suları, kimyasal ve biyolojik kirliliğin en üst düzeyine ulaşmış durumda.

İnsan sağlığı için tehlikeli
Trakya Üniversitesi'nin hazırladığı raporda, "Ergene Nehri'nde doğal hayat bitti" ifadesine yer verildi. Toprağın, içme suyu, yeraltı suyu ve yüzeysel su kaynaklarının bazı ağır metaller açısından kirlenmesinde evsel ve endüstriyel atıkların rolünün büyük olduğunun vurgulandığı raporda şöyle denildi:
"Bu atıkların doğrudan tarım arazilerine veya yüzeysel su kaynaklarına boşaltılması ya da bir içme suyu iletişim hattının yakınından geçmesi, hem toprakta hem de yüzeysel veya içme sularında ağır metal kirlenmesine neden olmaktadır. Ancak gerek yerleşim merkezlerinden gerekse endüstrilerden ve tarımsal etkinliklerden kaynaklanan atık suların akarsulara boşaltılması sonucu, akarsuların bu atıkları özümleme kapasitesi giderek aşılmış ve yoğun yerleşimlere sahne olan dünyanın önemli akarsuları, hiçbir amaçla kullanılmayacak hatta sağlık için tehlikeli birer kaynak olmuşlardır."
Ergene Havzası sularını, doğudan batıya doğru akan Ergene Nehri'nin topladığının belirtildiği raporda, özellikle yeraltı suyu kullanımının arttığı yaz aylarında nehirdeki kirliliğin çok üst seviyelere çıktığı vurgulandı. Raporda, "Analiz sonuçlarına bakıldığında Çorlu Deresi'nde ve Ergene Nehri'nde doğal hayatın bittiği söylenebilir" denildi.

İçme suyuna lağım

Çerkezköy-Çorlu-Muratlı-Lüleburgaz dörtgenine "Trakya şeytan dörtgeni" denildiğini belirten Tema Vakfı Lüleburgaz Temsilcisi Hakan Dedeoğlu, Ergene Nehri'ndeki kirliliğin, Trakya'da üretilen ürünlerin yüzde 90'ının tüketilmesinden dolayı İstanbul halkını da etkilediğini söyledi.
Dedeoğlu, "Trakya'da başta çarpık sanayileşmeden, evsel atıklardan ve tarımda kullanılan ilaçların sonuçları da dahil olmak üzere çeşitli kirliliklerden dolayı sağlık konusu çok ciddi yara almıştır. Özellikle akciğer, cilt ve bağırsak kanserinde çok yoğun artış gözlenmektedir" diye konuştu.

Milliyet'e 'Çevreye en duyarlı gazete' ödülü

İSTANBUL Milliyet
Bağcılar Belediyesi'nin lise öğrencileri ve velileri arasında düzenlediği ankette, Milliyet, "çevreye en duyarlı ulusal gazeteler" kategorisinde ödüle layık görüldü.
Çevre Haftası Etkinlikleri kapsamında düzenlenen ankete 13 liseden 8 bin 783 öğrenci ve veli katıldı. Bağcılar Kaymakamı İrfan Balkanlıoğlu'nun verdiği ödülü, Milliyet Haber Araştırma Servisi Müdür Yardımcısı Mustafa Bakacak aldı. Halkoyunları ekiplerinin gösterileriyle katıldığı kapanış töreninde, etkinlikler kapsamında düzenlenen yarışmalarda dereceye giren öğrencilere de ödülleri dağıtıldı.





GÜNCEL
Nehir değil zehir
Kapıkule'deki 26 polise ihraç
Elmalı Barajı da 'otoyol zehri' yutuyor
Yargıç ve savcılar bağımsızlık ilan ediyor
Bitlis'te terör kurbanları anıldı
Silvan'da çatışma: 2 PKK'lı öldürüldü






Melih AŞIK
Güzin Abi diyor ki
Siirt'ten Tuğrul Ertuğrul soruyor: Muhterem H...
Can Dündar
Puslu camın arkasındaki devrimci
Geçen ay Mülkiye'nin ödül töreninde Sadun Ar...
Çetin ALTAN
"Madem çoban değildin, arkandaki sürü ne?"
Hakkâri'de jandarmalar, doğar doğmaz gazete k...


 2003 yılında neler oldu
 2004 yılında neler oldu

© 2006 Milliyet