Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 22 Haziran 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
80'inci yaşla da, el sıkışıp tanışırken...


Hele hele 60'ını da aştıktan sonra; akıl ve öngörü radarlarının dışına düşmeye başlar, daha hangi yaşlarla el sıkışıp tanışacağın...
Bendeniz ve 80'inci yaş... Bir türlü büyüyemeden yaşlanıvermişliğin kara mizahı gibi...
Oysa Şark'ın köylü ağırlıklı toplumsal geleneğinde, henüz "dede" falan dahi olmadan; görmüş geçirmiş, durmuş oturmuş, akıllı uslu, olgun ve ağırbaşlı bir görünümü benimsemek vardır...
***
Bendeniz ise, ne yalan söyleyeyim, 80'imle de karşılıklı havada avuç şaklattığımız şu sırada; bir türlü akıllı uslu, olgun ve ağırbaşlı olamadım.
Ve akıllı uslu geçinen kişilerin, saçma sapanlık tahtlarından savurdukları hayat dersleriyle, endazesiz martaval ve böbürlenmelerine; nanik yapıp dil çıkartmaktan bir ömür boyu kendimi alamadım.
***
Gençliğimde uzun süre, -kendi ailem de dahil-, Hazine'den geçinmeli bir bürokrat olma yerine; yazıya çiziye savrulup, gazetelerde çalışmaya ve geceleri de şair dostlarla meyhanelerde kafayı çekmeye başladığım için; maalesef ziyan olup gittiğime inanıldı.
Yaşı 50'yi geçmiş olan, durmuş oturmuş, makam sahibi aile dostları; bana rastladıkça öğütler vermeye çalışıyorlardı kibarca:
- Gençken bizler de geçtik aynı yollardan; ancak serseriliğin sonu yoktur, bakanlıklarda bir işe gir, vakit henüz erkenken...
***
Ben ise, hayat tecrübesinin ağırlığıyla öğüt vermeye kalkanların; ne kendi ana dillerindeki kalemlerin, yazı doruklarında yarattıkları lezzetlerden; ne de dünyadaki sanat ve bilim bahçelerinde kümelenmiş renkli tarhların tadından haberli olduklarını görüyor ve doğrusu kuruluklarına şaşırıp kalıyordum.
Henüz daha aklıma gelmiyordu:
- Bu kadar cehalet, ancak makam sahibi olmakla mümkündür, diye düşünmek.
***
"Sevdiğin bir uğraşa layık olma özeni" diye bir ilkeye, kimsenin kulak astığı yoktu.
Kendilerini başarılı hisseden, üst düzey maaşlı ve asık suratlı paşalarla beyefendiler; beni karşılarına diktiklerinde, benim derdimin ne olduğunu, ne istediğimi sorarlardı. Ben de:
- "Yazı"ya layık olabilmek benim derdim efendim, derdim.
Hep aynı yanıt gelirdi:
- Sen önce vatanına layık ol.
***
Artık gençliğimde karşıma çıkan umacılardan çoğunu hatırlamıyorum bile...
Eğer onlar da, köylü ağırlıklı ve okuma-yazma özürlü bir Şark toplumunun değnekçi başıları olmasalar; onca eziyeti reva görmezlerdi bir kalem bir kâğıtla "basmakalıp"a teslim olmak istemeyenlere...
Ve şayet Hazine'den geçinmeli kesimin akıldaneleri de, kuşak kuşak "olduğundan fazla görünme hastalığı"na yakalanmış bulunmasalardı, dünkü Posta'nın manşeti şöyle mi olurdu:
"En pahalı sazan -Adana'da yapımına 7 yıl önce başlanan metro inşaatına bugüne kadar 339 milyon dolar harcandı. İnşaat bir türlü bitirilemeyince metronun geçeceği çukurlar yağışlar sonrası göle döndü. Şimdi o gölcüklerde her biri 2-3 kilo gelen sazanlar yüzüyor. Belediye ise kredi aldığı dış kaynaklı finans kuruluşlarına her ay 5 trilyon ödüyor"
***
Tuzla'da çok sevdiğim Balıkçı Mustafa'nın, 5 aylık kız torunu Ekin'i bir görseniz... O minicik çıplak ayaklarını öpemeden edemiyor insan. Solmaz kendisini kucağına aldığında, başladı Solmaz'ın kolyesini incelemeye ve en sonunda da ağzına götürüverdi.
***
Ekin benim yaşıma geldiğinde... Yani efendim 2086 yılında...
İstanbul'dan Tokyo'ya gitmek, Göztepe'den Tuzla'ya gitmek kadar kolaylaştığında ve uzay tatilleri modalaştığında...
Siyasal liderlerimizin bugünkü nutukları da; acaba aynı etkinliği, -en azından Rodin'in heykelleri kadar- koruyabilecek mi dersiniz?
***
Bendeniz hiç sanmıyorum.
Bir ülkede ise zamana dayanmayan nutukların önemi; zamana dayanma özenine çaba harcamışların değerine bin basarsa; o ülke acaba, 21. yüzyılda ne tür çalkantılı sürprizlerle karşılaşmak zorunda kalır?
2086 yılında, şimdi 5 aylık olan Ekin verecek bunun yanıtını.
***
80'inci yaşla da göz göze, burun buruna gelivermek...
Her ne kadar durmuş oturmuş, akıllı uslu olamadıysak da; yürekli durmak gerek "geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan" geçmeye doğru...
***
Tek dileğim, bir ömür layık olmaya çalıştığım "yazı"dan, ancak o kapıdan geçerken kopmak...
5 aylık Ekin'in ayacıklarını öperken de, aynı dua şöyle bir kıpırdadı içimde...

c.altan@prizma.net.tr








Taha AKYOL
Üçüncü Adam?
İLHAN Selçuk'a göre, Atatürk ve İnönü'den son...
Çetin ALTAN
80'inci yaşla da, el sıkışıp tanışırken...
Hele hele 60'ını da aştıktan sonra; akıl ve ö...
Melih AŞIK
Şemdinli davası!
Türkiye'de davalar genellikle uzun sürer... V...
Fikret BİLA
Kıbrıs'ta düş kırıklığı
Yunanistan Dışişleri Bakanı Dora Bakoyanni, K...
Hasan CEMAL
Hitler'in yolunda bir futbolkolik!
Ihlamur ağaçları çiçek açmış. İç bayıltıcı ko...
Yılmaz ÇETİNER
İranlı kadınların cenneti
İran'ın Rıza Şah dönemi başvekillerinden biri...
Güneri CIVAOĞLU
2, 3, 4'üncü adamlar
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer "3'üncü adam...
Can Dündar
Sion günlükleri
Roma'da Vatikan'ın hemen yakınındaki Gianicco...
Hurşit GÜNEŞ
Döviz kuru konusunda MB'nin cesur olması gerek
Salı günü öğlen dolar kuru 1.60 YTL düzeyinde...
Doğan HEPER
Cumhurbaşkanı adaylarım
İşte benim cumhurbaşkanı adaylarım: Prof. Dr....
Semih İDİZ
Kıbrıs'ta çözüm esnek ve yapıcı olmaktan geçiyor
Kıbrıs konusuyla ilgili olarak bir hareketlil...
Sami KOHEN
Enerji vizyonu
Halen İstanbul'da yapılmakta olan uluslararas...
Hasan PULUR
Bodrum Kalesi'nde durum değişiyor...
KİMSE kusura bakmasın -başta da eski Bodrum M...
Derya SAZAK
Şemdinli adaleti
Van 3. Ağır Ceza Mahkemesi Şemdinli davasında...
Meral TAMER
Minimalist reklamlara maksi ödüller
İlle de reklamcı olmanız gerekmez. Parlak ve ...
Yaman TÖRÜNER
Bamteline mi bastık?
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), Bankac...
Osman ULAGAY
Futbol hayatın aynası mı?
Dünya Kupası'nda takımlar sahaya çıkıp marife...
Güngör URAS
Ben Soros'tan korkarım
Ben Soros'tan korkarım. Dış ve iç politikada ...
Serpil YILMAZ
TÜSİAD AB ipine sarıldı
Başbakan Tayyip Erdoğan, TÜSİAD Yüksek İstişa...
M. Ali BİRAND
Medya bu defa darbeye karşı çıkacak mı?
Demokrasiye inanmayanlar son aylarda yavaş ya...

© 2006 Milliyet