Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 08 Temmuz 2006 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Paranoya


RAHŞAN Ecevit yalnız değil. Birçok kimse ülke topraklarının Amerika'ya, İsrail'e, Avrupa'ya falan satıldığını düşünüyor! Rahşan Hanım, "Belge yok ama güvenilir bilgiler var" diyor.
Yunanlılar bütün Trakya'yı satın almış! GAP'ı da İsrail'e kaptırıyormuşuz; İsrailliler GAP'ta şimdilik 450 bin dönüm araziyi satın almışlar bile!
Halbuki, Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü'nün internet sitesinde rakamlar var: Türkiye'den taşınmaz satın alan İsrail vatandaşlarının sayısı 23 kişi, aldıkları taşınmazın toplam yüzölçümü ise "450 bin dönüm" değil, "49 dönüm"den ibaret, GAP'ta ise hiç yok!
Sadece, GAP bölgesinde fenni tarımı geliştirmek için Türkiye ve İsrail hükümetleri arasında zaman zaman teknik görüşmeler oluyor.
Hatay'ın Suriye'ye satılmasına gelince... Suriyeli bir tek kimseye Hatay'da tek metrekare taşınmaz satılmamıştır, bu bir! İkincisi, Suriye tebaası üzerinde gözüken tapu kayıtları, 1939'da Hatay'ın anavatana katılmasından önceki kayıtlardır ve "Milli Emlak" tarafından dondurulmuştur. Türk vatandaşlarına ait olup da Suriye tarafında kalmış taşınmazların durumu da aynıdır.

Hukuk ve uygulama
Mevcut hukuki durum şöyledir:
  • Türkiye'de hiçbir ilde yabancılara "arazi" satışı yapılamaz; sadece "emlak", yani belediye hudutları içinde mesken ve işyeri satışı yapılabilir.
  • Yabancılara yapılacak emlak satışı, o ilde toplam emlakin binde 5'ini geçemez!
  • Bakanlar Kurulu belli illeri, illerin belli bölgelerini milli güvenlik düşüncesiyle yabancılara yasaklayabilir.

  • Rakamlar ve hukuki uygulama böyle... Ama "paranoya" öyle bir saplantıdır ki, aklı iptal eder ve hiçbir rasyonel, maddi, hukuki kanıt tanımaz!
    "Menderes Kars ve Ardahan'ı Ruslara satıyor" paranoyası 27 Mayıs darbesinin sebeplerinden biri değil miydi?
    Paranoya öyle bir saplantıdır ki, son derece ikna edici 'kanıtlar' icat eder: İran- Irak savaşı sırasında Iraklılar Humeyni'nin Amerikan ajanı olduğunu, İranlılar ise Saddam'ın Amerikan ajanı olduğunu "belgesiz ama güvenilir bilgilerle" ispat ediyorlardı! (Daniel Pipes, The Hidden Hand, sf. 45, vd.)

    Akıl ve paranoya
    Akıl yoluyla, araştırma ve incelemeyle, uzun vadeli politikalarla çözülebilecek ülke sorunları paranoyayla içinden çıkılmaz hale gelir!
    Bazen dinci, bazen sol-ulusalcı, bazen sağ-milliyetçi sloganlarla karşımıza çıkan eylem ve tutumlara bakın; son derece güçlü ortak tarafları vardır: Saplantılı bir yabancı düşmanlığı ile paranoyak bir iç düşman şartlanması! Bazı eylemlerde, cinayetlerde, çeteleşmelerde ve cepheleşmelerde 'at izinin it izine karışması' bu paranoya beraberliğinden doğuyor!
    Türkiye kalkınmakta olan bir ülkedir, dış pazarlara ve dış kaynaklara ihtiyacı vardır! Jeopolitik durumumuz dış ittifaklar gerektiriyor! Bunlar ülke bütünlüğü için de zaruri şeylerdir.
    O düşman, bu düşman! Müttefiksiz, ortaksız, alışverişsiz bu dünyada nasıl yaşayacağız?!
    Akılla, hesapla, bilgiyle, soğukkanlı ve uzun vadeli politikalarla olur bunlar.
    En büyük düşmanımız paranoyalarımızdır! Çünkü hiçbir düşman aklımızı paranoyalarımız kadar tahrip edemez!

    t.akyol@milliyet.com.tr








    Taha AKYOL
    Paranoya
    RAHŞAN Ecevit yalnız değil. Birçok kimse ülke...
    Çetin ALTAN
    Kuytularda iri mi iri ortancalar ve Selim Sırrı
    İstanbul kentiyle, bazen boğaz boğaza, bazen ...
    Melih AŞIK
    Ortak vizyon...
    Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün ABD ziyareti...
    Fikret BİLA
    El Kadı soruşturmasına Çiçek yorumu: Yetkim yok
    Başbakan'ın danışmanı Cüneyd Zapsu ile bir dö...
    Hasan CEMAL
    Futbol ya da huzursuz ruh!
    Öyle amaçsız yürüyorum kendi başıma. Gökyüzün...
    Güneri CIVAOĞLU
    Bakan'ın konseri
    Sahnede omzunda gitarı, samba bossa nova ve t...
    Can Dündar
    Bir kenti anlamak
    Çok insan tanıyanların, yılların hediyesi bi...
    Semih İDİZ
    Washington PKK adımı atmadan, vizyon belgesi havada kalmaya mahkûm
    Derya Sazak kadar karamsar olmayacağım. Yoksa...
    Sami KOHEN
    Belgeye gerek var mıydı?
    WASHINGTON'da önceki gün Dışişleri Bakanı Gül...
    Metin MÜNİR
    Anıtkabir'in bahçesini hipermarkete verirler...
    Atatürk'ün Yalova Çiftliği'nin tasfiye ediler...
    Hasan PULUR
    Yağma sofrasına siz de buyurun!
    AKARYAKIT ile ilaç zammını otomatiğe bağlayac...
    Derya SAZAK
    Linç kültürü
    TESEV'in "Zorunlu Göç" kitabının tanıtıldığı ...
    Meral TAMER
    Elektrik krizine nihayet doğru teşhis
    1999 Körfez Depremi gibi büyük bir doğal afet...
    Tamer HEPER
    Önce iş ve aş
    Gün geçmiyor ki bir yolsuzluk, bir örgütlü so...
    Yaman TÖRÜNER
    Maliye doğru olanı yaptı
    Maliye Bakanlığı, sağlık harcamalarında tasar...
    Güngör URAS
    Elektriğe zam geliyor (başka çare yok...)
    Elektriğin yüzde 44'lük bölümü doğalgazla üre...
    M. Ali BİRAND
    Öğretseler Alevi olurdum...
    Eskiden o kadar farkında değildim. Aradan yıl...

    © 2006 Milliyet