Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 14 Temmuz 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Kefiye


Çok uzun yıllar Türkiye'de ve dünyadaki insanların akıllarına Filistin deyince o fotoğraflar geldi.
Gerilla eğitim kamplarında dünyayı değiştirmek isteyen genç insanların çektirdikleri hatıra fotoğrafları, uçak kaçıran Leyla Halit'in fotoğrafları, Arafat'ın yumruğu havada fotoğrafları... Ve elbette, esmer, cılız çocukların emperyalizmin oburluğuna, arsızlığına karşı verdikleri mücadeleyi anlatan bir simge olarak kefiye. Kefiye, hep bir inat fuları gibi sarıldı insanların boyunlarına 68'in Paris'inden bu yana.
Önceki gece Hizbullah lideri Nasrallah'ın televizyonda yayımlanan konuşmasını izlerken artık Filistin denince aklımıza gelen fotoğraflarda kefiye olmadığını fark ettim.
Kefiye yerine sarıklar ve kara maskeler var. Artık Filistinlilerin mücadelesine destek verenler de hiç kefiye takmıyor. Mitinglerde yeşil bayraklar dalgalanıyor hep, sarıklı adamlar bağırıyor. Bu yüzden soruyoruz kendimize:
Kefiyesiz bir Filistin bizim neremizde?

Kefiyenin tarafı
Hangi tarafta olduğumuzu söylerken giderek daha mütereddit olduğumuz bir çağa adım attık. Olaylar giderek bize tarafımızı seçmemiz için daha çok baskı yaparken, vicdana, adalete, en büyük güç olarak insanlığa inananlar, üçüncü seçeneğin varlığından söz edenler olarak azaldıkça azaldık. "Afganistan'da Taliban'dan yana mısın?" diye soruyorlar bize, "ABD işgaline karşı olduğuna göre"!
Irak'ta "Saddam mı kalsaydı yani?" diyorlar, koalisyon güçlerinin "sonsuz özgürlük operasyonunu" onaylamadığımızda. Kuzey Kore'deki diktatörü savunduğumuzu sanıyorlar Bush ve saz ekibinin politikalarına karşı çıktığımızda. Şimdi "kefiyesiz" bir Filistin de bizden cevap bekliyor acilen:
Yeşil bayrakların tarafında mısın yoksa bir silah yığınağı haline getirilen İsrail'in mi?
Dünya bizden giderek daha çok taraf olmamızı bekleyecek, gidilen yer orası.
Peki, "Ben kefiyenin tarafındayım" demek mümkün mü?

Antikomünizm yeşili
Elbette tek gerekçesi bu değil ama bu sarıklı adamları, bu kara maskelileri de üreten Ortadoğu'daki büyük Yeşil Kuşak Projesi'ydi. Sovyetlerin dağılmasının ardından Ortadoğu'nun ve Doğu'nun önüne atılan ve çözülmesi imkânsız "kimlik" yumağına dolanıp duran halklar zaten en genel anlamda emperyalist bir projenin nesneleri haline geldi. Başta Usame bin Ladin olmak üzere bütün bu "savaş lordları" bizzat Bush ailesi tarafından beslendi.
Bütün bu "kefiyesiz" adamlar sadece silah üreticilerinin kazanacağı savaşlar çıksın diye yaratıldı, özenle büyütüldü. Antikomünizmin büyük yeşili olarak Ortadoğu'nun bütün çehresini değiştiren bu yeni kahramanlar, şimdi Filistin için söz söylememizi zorlaştırıyorlar. Filistin'in tarafından olmamızı engelliyor yeşil projenin ürünleri.
Ben ve sanıyorum birçok insan, onlara bu yüzden kızıyor aslında; aşırı dinci oldukları için değil, inandıkları şeylerden ötürü değil. Filistin'i "kefiyesiz" bıraktıkları için...

Leyla Halit yaşıyor!
Herkes biliyor ki dünya bir gün çatlayacaksa ikiye, Gazze şeridinden başlayacak yarılma. Biliyoruz ki eğer İsrail Filistin'i işgal etmeye kalkarsa dağılıp, çoğalıp Filistin, bütün dünyaya yayılacak. Yeryüzü Batı Şeria olacak... Kim bilir, belki dünya bir gün kefiyenin ne olduğunu hatırlamayacak... Ama yine de...
Birkaç yıl önce okuduğum bir kitaba göre Leyla Halit hâlâ Filistin'de. Bildiğim kadarıyla çocuklarına bakıyor ve öğretmenlik yapıyor. Kefiyesi de muhakkak çekmecelerinden birinde duruyor.
Leyla Halit orada yaşadıkça, Filistin'de ve Beyrut'ta çocuklar pahalı silahlarla öldürüldükçe bizim vicdanın ve kefiyenin tarafını tutmamız gerekiyor. Bir de bu savaşı istemeyen İsraillilerin elbette...

ecetem@hotmail.com








Taha AKYOL
Büyük Türkiye!
HAZAR petrolleri 1774 km boru hattıyla Ceyhan...
Çetin ALTAN
Cacıklaşan siyaset ve 3.5 saatlik bir parantez arası
Başbakan Tayyip Bey'in ters raket vuruşları, ...
Melih AŞIK
Bakü'den Ceyhan'a
Geçmişte uzun yıllar TPAO'da çalışmış Jeoloji...
Güneri CIVAOĞLU
Hayaller hep olmalı
1991'de dönemin cumhurbaşkanı Elçibey, Bakü'd...
Abbas GÜÇLÜ
Yüzdelik dilim skandalı
Öğrencilerin puan kartlarında tam anlamıyla b...
Hurşit GÜNEŞ
Zizou'dan biraz kaba ama onurlu veda
Dünya Kupası finalinden bir gün önce Başbakan...
Sami KOHEN
Sorumlu kim?..
"TERÖRİZME boyun eğmeyeceğiz...
Metin MÜNİR
Ordu Yardımlaşma Kurumu'ndan medyaya dava rekoru
Ordu Yardımlaşma Kurumu Genel Müdürlüğü (Oyak...
Faik ÖZTRAK
Yükselen piyasalarda krizlerin önlenmesi
Bu hafta başında IMF ve Singapur hükümetinin ...
Hasan PULUR
Ya sınavda sıfır çeken 46 bin çocuk!
BİR yarışmada ya da herhangi bir alanda yoksu...
Derya SAZAK
Gaf yarışı
Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, iki hafta önce...
Meral TAMER
Başbakan'ın ve Şahin'in topluma özür borcu var
Danıştay saldırısıyla ilgili iddianameyi dün ...
Ece TEMELKURAN
Kefiye
Çok uzun yıllar Türkiye'de ve dünyadaki insan...
Güngör URAS
Hazine yüzde 7.95 getiriyle dolar tahvili sattı
Hazine, yurtdışında yıllık yüzde 9.5 kupon fa...
M. Ali BİRAND
Diyanet Başkanını dinlesenize...
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğ...

© 2006 Milliyet