Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 19 Temmuz 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Ankara tartışmaya niyetli değil


Ankara, PKK ile mücadelede ABD ve Irak'a bir takvim vermiyor. Mümkün olan en kısa zamanda PKK'ya karşı, görünür önlem alınmasını bekliyor.
Dışişleri yetkililerine göre, "makul süre" içinde ABD ve Irak'ın somut adım atmayacağı belli olursa, Ankara, kendi planlamasına göre harekete geçmeyi düşünüyor.

Takvim ve yöntem
Dışişleri yetkilileri, ABD'ye ve Irak'a kararlılık mesajı verirken, Ankara'nın zamanlama ve yöntem konusunu kimseyle tartışmaya niyetli olmadığının güçlü ifadelerle vurgulandığını belirtiyorlar.
Dışişleri, bu vurguya şöyle açıklık getiriyor:
"Türkiye, halin icabının gerektirdiği makul bir süre bekleyecek. Bu süre içinde işin sürüncemeye bırakıldığı, savsaklandığı kanaatine varırsa, uluslararası hukuktan doğan haklarını kullanacak. Harekete geçerken de zamanlamasını ve izleyeceği yöntemi tartışmayacak. Zaten bu tür girişimlerin zamanı da, yöntemi de tartışılmaz; önceden açıklanmaz, bir takvime bağlanmaz. Bu mesaj muhataplara iletilmiş durumda."

Gül'ün değerlendirmesi
Dışişleri Bakanı ve Terörle Mücadele Yüksek Kurulu Başkanı Abdullah Gül'ün zirvelerde yaptığı değerlendirme ise şöyle özetleniyor:
"PKK ile mücadele konusunda Türkiye kararlılığını siyasi irade olarak ortaya koymuş durumda. Ulusal güvenliğimiz neyi gerektiriyorsa tereddütsüz yaparız. Hareket tarzımız her türlü opsiyonu kapsar. Güvenlik güçlerimizin hukuki ve maddi bütün ihtiyaçları karşılanmıştır, bundan sonra da tereddütsüz karşılanacaktır."

'Emre hazırız'
Terör zirvelerine Genelkurmay Başkanı Org. Hilmi Özkök dahil en üst düzeyde katılan askeri yetkililerin, Başbakan ve hükümete her türlü operasyon için donanımlarının tam olduğunu bildirdikleri ve "Emre hazırız" dedikleri kaydedildi.
Terörle Mücadele Yüksek Kurulu Başkanı Gül'ün de, önümüzdeki süreçte bir ihtiyaç saptanması halinde bütçe limitleri düşünülmeden hükümetin talepleri karşılayacağını ifade ettiği öğrenildi.

Sorun uygulamada
Türk Dışişleri'ne göre, ABD'nin tutumundaki sorun taahhütlerin uygulamaya geçirilmemesinden kaynaklanıyor. Gül-Rice görüşmesinde sık sık teyit edildiği gibi iki ülkenin de terörle mücadele konusunda siyasi iradesi mevcut ve bu yazılı olarak da bir ortak belgeyle açıklanmış durumda.
Ankara, "Ortak Vizyon Belgesi"ne geçirilen PKK da dahil terörle mücadele kararının uygulamada da gereğinin yapılmasını istiyor. Siyasi iradede, hukuki altyapıda, verilen taahhütlerde bir sorun yok. Sorun uygulamada.
Ankara, ABD'ye böyle bakıyor.
Ortak Vizyon Belgesi'nin yaşama geçirilip geçirilmeyeceğini bir anlamda test ediyor.

İsrail farkı
Kamuoyunda, İsrail'in askerlerinin kaçırılması karşısında açtığı savaşa başta ABD olmak üzere G-8 ülkelerinin destek vermesi, buna karşın Türkiye'nin askeri operasyonuna karşı çıkılması çifte standart olarak karşılanıyor.
İsrail örneğinin hükümet üzerinde bir baskı yarattığı söylenebilir.
Kamuoyunda tepki, bıçağın kemiğe dayandığı biçiminde ifade edilebilir. Ankara da, ABD ve Irak'a bu tonda bir tepki verdi.
ABD'nin İsrail'e destek olurken Türkiye'ye engel olması, olaylara bakışındaki farkı da izah ediyor.
Washington'un Hizbullah ve Hamas'a bakışıyla PKK'ya bakışı aynı değil. Hizbullah'ı ve Hamas'ı İsrail ve ABD'ye karşı tehdit olarak gördüğü açık. PKK'yı İsrail'e ve ABD'ye karşı bir tehdit olarak görmediği gibi Irak'taki Kürt grupları rahatsız etmekten de özenle kaçınıyor.
PKK'yı terör örgütü olarak kabul etmekle birlikte, mücadele yöntemi konusunda operasyon seçeneğini dışarıda tutuyor.
Ankara'nın çifte standart dediği de bu...

fbila@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Türkler ve Kürtler nereye?
PKK, Kürt milliyetçiliğinin ürünüdür. İnişli ...
Çetin ALTAN
Sabaha karşı damda genç bir kız, çıplakımsı...
Geçtiğimiz pazar sabahı henüz herkes uykudayk...
Melih AŞIK
Bir şike anısı...
İtalya'da şike yapan kulüplere ağır ceza veri...
Fikret BİLA
Ankara tartışmaya niyetli değil
Ankara, PKK ile mücadelede ABD ve Irak'a bir ...
Hasan CEMAL
Kurmayca düşünmek!
Terör ve şiddete karşı kendini korumak için İ...
Güneri CIVAOĞLU
Cin
Cin, şişeden çıktı bir kez... Ankara, kamuoyu...
Abbas GÜÇLÜ
Puanlar belli oldu, kafalar karmakarışık
Büyük gün nihayet geldi. Sonuçlar açıklandı. ...
Hurşit GÜNEŞ
İhracat nasıl artacak? (2)
İhracatı engelleyen etmenleri tartışmaya deva...
Nail GÜRELİ
Umut samimi dindarlarda
Becerikli (!) muhalefet günlerdir tartışıyor:...
Semih İDİZ
Washington'un Erdoğan'a Hizbullah kızgınlığı
ABD Büyükelçisi Ross Wilson'ın "uyarılmak üz...
Sami KOHEN
Sınır ötesi harekât olasılığı...
ABD ve Irak'ın önümüzdeki günlerde tatmin edi...
Metin MÜNİR
Erdemir, OYAK'a banka sattırıyor
Ordu Yardımlaşma Kurumu (OYAK) Oyak Bank'ı sa...
Hasan PULUR
Kanıksamak!!!
KANIKSAMAK...
Meral TAMER
Kütüphanesiz okullar ses verdi (2)
Biz kütüphanesi olmayan okulların bizi aramas...
Ece TEMELKURAN
İşgal!
Bu yazı yazılırken İsrail'in bombalarıyla öle...
Osman ULAGAY
Petroldeki tırmanış durgunluğa yol açacak mı?
Başkan Bush'un St. Petersburg'ta yapılan G-8 ...
Güngör URAS
'Terör ekonomisi'
Terör ekonomisi, Doğu'da giderek "olağan yaşa...
M. Ali BİRAND
DTP'yi PKK'dan koparabilir miyiz?
Kürt sorununda son derece tehlikeli gelişmele...

© 2006 Milliyet