Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 19 Temmuz 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Sınır ötesi harekât olasılığı...


ABD ve Irak'ın önümüzdeki günlerde tatmin edici bir harekette bulunmaması halinde, Türkiye'nin Kuzey Irak'taki PKK mevzilerine yönelik bir askeri operasyona girişmesi olasılığı artık oldukça yüksek görünüyor.
Ankara'nın bu konuda verdiği mesaj, halen Washington ve Bağdat başta olmak üzere, ilgili başkentlerde -dikkatlerin İsrail-Lübnan cephesindeki çatışmalar üzerinde odaklanmış olmasına rağmen- ciddi bir şekilde değerlendiriliyor.
Diplomatik çevrelerde artık, "Türkiye'nin böyle bir müdahalede bulunup bulunmayacağı"ndan çok, bunun "ne zaman, ne şekilde ve hangi boyutlarda" gerçekleşebileceği konuşuluyor.

"Farklar" ve "benzerlikler"
Şu ana kadar ABD'den, Ankara'daki Büyükelçisi Ross Wilson aracılığıyla gelen tepkiler, Washington'un Türkiye'nin yeni tutumdan hoşlanmadığını gösteriyor. Nitekim Wilson, dün de -NTV'ye demecinde- Türkiye'nin Kuzey Irak'a karşı girişeceği bir operasyonu "endişe verici" bulacağını tekrarladı.
Eğer ABD, Türkiye'nin olası bir müdahalesi üzerine böyle bir tepki vermeye devam ederse, iki ülke arasında ciddi bir sıkıntı doğacak demektir. O zaman yeni yayımlanan "Ortak Vizyon Belgesi" de, daha mürekkebi kurumadan, rafa kalkmış olacaktır.
Bu belge, ABD'nin PKK konusunda daha önce de dile getirdiği taahhütlerini teyit ediyordu. Oysa PKK'nın son saldırıları karşısında ABD'nin hiçbir harekette bulunmadığı görüldü. Türk kamuoyu gibi, hükümetin de, siyasi ve askeri liderlerin de sabrı tükendi.
Üstelik bu durum, İsrail'in Gazze ve Lübnan'a karşı -Hamas ve Hizbullah'ın eylemleri nedeniyle- saldırıya giriştiği bir sırada ortaya çıktı. ABD başta olmak üzere birçok ülke bu saldırıları "orantısız" saymakla beraber, İsrail'in teröre karşı kendisini savunma "hakkını" da kabul etti.
Türkiye'nin PKK'ya karşı olası bir harekâtı konusunda verdiği sinyal, "zamanlama" olarak, isabetli. Bütün dünyanın dikkatlerinin Lübnan'daki çatışmalar üzerinde toplandığı bir sırada, Türkiye'nin sınır ötesi bir operasyonunu haklı göstermek için, eline güçlü argümanlar geçmiş bulunuyor. Gerçekten İsrail'in davranışını meşru savunma sayan ABD'nin -ve diğer ülkelerin- Türkiye'nin müdahalesini de anlayışla karşılaması gerekir.
ABD Büyükelçisi'nin "koşullar farklı" demesine gelince, tabii ki arada farklılıklar vardır; ancak temel faktörler ve ilkeler arasındaki benzerlikler de inkâr edilemez...

"Sınırlı" ve "hızlı"
Aslında gelinen noktada, PKK'ya karşı girişilecek bir eylemin, eğer bir askeri operasyon söz konusu ise, bunun ABD ve hatta Irak güçlerinin de katılımıyla, ortaklaşa gerçekleştirilmesi gerekir. Aksi halde Türkiye'nin kararlılığını gösterip tek başına müdahalede bulunması kaçınılmaz görünüyor. Böyle bir harekâtın özellikle ABD'nin ve AB'nin şimşeklerini fazla çekmemesi, "sınırlı" ve "hızlı" bir şekilde yürütülmesine bağlıdır. Bu arada, Türkiye'nin bu konudaki argümanlarını, gerekçelerini ve haklılığını dünya medyasına etkili biçimde duyurması lazım...
Kuşkusuz kısa vadede başarılı bir operasyonla Kuzey Irak'taki PKK varlığından kaynaklanan güvenlik sorununun bir ölçüde halledilmesi mümkün. Ancak daha uzun vadede, PKK sorununun kökünden çözümü için, Taha Akyol'un dün belirttiği gibi, "bölge halkını kazanacak yaklaşımların geliştirilmesi" şart...

skohen@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Türkler ve Kürtler nereye?
PKK, Kürt milliyetçiliğinin ürünüdür. İnişli ...
Çetin ALTAN
Sabaha karşı damda genç bir kız, çıplakımsı...
Geçtiğimiz pazar sabahı henüz herkes uykudayk...
Melih AŞIK
Bir şike anısı...
İtalya'da şike yapan kulüplere ağır ceza veri...
Fikret BİLA
Ankara tartışmaya niyetli değil
Ankara, PKK ile mücadelede ABD ve Irak'a bir ...
Hasan CEMAL
Kurmayca düşünmek!
Terör ve şiddete karşı kendini korumak için İ...
Güneri CIVAOĞLU
Cin
Cin, şişeden çıktı bir kez... Ankara, kamuoyu...
Abbas GÜÇLÜ
Puanlar belli oldu, kafalar karmakarışık
Büyük gün nihayet geldi. Sonuçlar açıklandı. ...
Hurşit GÜNEŞ
İhracat nasıl artacak? (2)
İhracatı engelleyen etmenleri tartışmaya deva...
Nail GÜRELİ
Umut samimi dindarlarda
Becerikli (!) muhalefet günlerdir tartışıyor:...
Semih İDİZ
Washington'un Erdoğan'a Hizbullah kızgınlığı
ABD Büyükelçisi Ross Wilson'ın "uyarılmak üz...
Sami KOHEN
Sınır ötesi harekât olasılığı...
ABD ve Irak'ın önümüzdeki günlerde tatmin edi...
Metin MÜNİR
Erdemir, OYAK'a banka sattırıyor
Ordu Yardımlaşma Kurumu (OYAK) Oyak Bank'ı sa...
Hasan PULUR
Kanıksamak!!!
KANIKSAMAK...
Meral TAMER
Kütüphanesiz okullar ses verdi (2)
Biz kütüphanesi olmayan okulların bizi aramas...
Ece TEMELKURAN
İşgal!
Bu yazı yazılırken İsrail'in bombalarıyla öle...
Osman ULAGAY
Petroldeki tırmanış durgunluğa yol açacak mı?
Başkan Bush'un St. Petersburg'ta yapılan G-8 ...
Güngör URAS
'Terör ekonomisi'
Terör ekonomisi, Doğu'da giderek "olağan yaşa...
M. Ali BİRAND
DTP'yi PKK'dan koparabilir miyiz?
Kürt sorununda son derece tehlikeli gelişmele...

© 2006 Milliyet