Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 20 Temmuz 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Satranç ile poker!


Beyrut'ta geçen yılın nisan ayı, Şiilerin yaşadığı varoşlarda bir ev. Hizbullah'ın iki numarası ve Genel Sekreteri Şeyh Naim Kasım'la sohbet ediyoruz. Sorularımı yanıtlarken üç noktayı açıklıkla belirtiyor:
(1) Türkçesi Allah'ın Partisi olan Hizbullah'ın görev ve ideali Lübnan'da İslami düzen kurmaktır.
(2) İsrail'in Filistin ve Lübnan'a yönelik işgal ve tehdidi devam ettiği sürece hiçbir güç Hizbullah'a silah bıraktıramaz.
(3) Ve İran'la özel ilişki...
Hizbullah'ın iki numarası Şeyh Kasım'ın ofisini siyah ve yeşil bayrakların yanı sıra İran İslam Devrimi'nin lideri Ayetullah Humeyni'yle, bugün onun koltuğunda oturan en büyük dini lider Ayetullah Hamaney'in posterleri süslüyordu.
Hizbullah-İran bağlantısı bugün İsrail'in Lübnan saldırısının altında yatıyor.
İsrail'e göre, yalnız Hizbullah ve İran değil, Suriye ve Hamas'la birlikte dörtlü bir terör ekseni var; bu dörtlü uyum içinde hareket ediyor; İsrailli askerlerin Hamas ve Hizbullah tarafından kaçırılması ve İsrail'deki sivil hedeflere yönelik saldırılar bu uyum çerçevesinde yer alıyor; Ortadoğu'da barış ve istikrar için bu 'kötülük ekseni'nin etkisiz hale getirilmesi şart.
İsrail böyle düşünüyor.
İsrail'in Lübnan'da yalnız Hizbullah'ı değil, sivil hedefleri de vurarak kolektif cezalandırmaya dönüşen acımasız saldırısının temelinde bu görüş yatıyor.
Ancak, İsrail kamuoyunun da tam desteğine sahip bu saldırı.
Genel hava öyle ki İsrail, Hizbullah'la değil gerçekte İran'la savaşıyor. Bu nedenle, Gazze saldırısı ile ilgili olarak bölünmüş olan İsrail kamuoyu, Lübnan saldırısında Başbakan Olmert'in arkasında duruyor.
İsrail, Lübnan'da öncelikle Hizbullah'ın askeri altyapısını yok etmeyi amaçlıyor. Tabii yalnız bununla yetinmiyor. Lübnan'ın altyapısını da yerle bir etmeye başlamış durumda. Sivil halkı da kolektif olarak cezalandırıyor.
Kimse de dur diyemiyor İsrail'e.
Çünkü Amerika var arkasında...
Ayrıca Mısır, Suudi Arabistan, Ürdün gibi Arap dünyasında büyük Sünni bloku oluşturan güçlerin de, Hizbullah ve İran'dan rahatsız oldukları için sessiz ve pasif kaldıkları dikkati çekiyor.
Oyun acımasız!
Ortadoğu burası...
Trajediye doymayan topraklar!
Siyasetin buradaki doğasında şiddet ve terör maalesef hiç eksik olmuyor. Ortadoğu'da, bunlar sadece şiddetten anlar zihniyeti, zor oyunu bozar anlayışı politika tercihlerine sürekli olarak damgasını vuruyor.
İsrail de böyle oynuyor.
İran da öyle...
Zehirli nefret sarmaşıkları yıllardır kan göllerinden beslenerek dal budak sarmaya devam ediyor, yeryuvarlığının bu bölgesinde.
Şiddet, savaş çare mi?
Kesinlikle değil.
Olabilse, bugüne kadar çoktan barış, istikrar ve güvenlik gelirdi bölgeye, yaşanan tüm şiddet ve savaş dönemlerinin arkasından.
İsrail, şiddet politikalarıyla, Şaronizm'le Filistin İntifası'nı yok edebildi mi? Hayır.
1982'de Beyrut'a kadar Lübnan'ı işgal etti, Filistin hareketini yok etmek için... Şabra ve Şatila katliamlarına kapıyı ardına kadar açan kanlı oyunlar kurdu, umduğunu bulabildi mi? Hayır.
Üstelik Hizbullah'ı tarih sahnesine çıkaran da Güney Lübnan'daki İsrail işgali olmadı mı?
Peki öyleyse, geçmişte olmayan bugün nasıl gerçekleşecek?
Merkezi Londra'daki Chatham House isimli düşünce kuruluşundan Ortadoğu uzmanı bir İngiliz, geçen gün şöyle diyordu:
"Ülkelerin resmi sınırlarını bir yana bırakırsanız, bütün Ortadoğu'da çok geniş bir Amerikan karşıtı, İsrail karşıtı bir kamuoyu cephesi yükseliyor. Ve bu cepheyi yönlendiren de İran. Oyunu çok kurnaz oynuyor Tahran. İranlılar satranç oynarken, hasımları pokerle vakit geçiriyor."
Başkan Bush yönetiminin desteğindeki İsrail'in bu saldırgan politika tercihleri, bölgede barış, güvenlik ve istikrara yatırımdan çok bütün İslam âleminde 'radikalizm'in değirmenine su taşıyor.
Son soru:
Irak'tan da mı ders alınmıyor?

h.cemal@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Etnik ayrılık kolay mı?
DTP Genel Başkanı Ahmet Türk, PKK militanları...
Çetin ALTAN
Demagoglar saltanatıyla, Hazine asalaklığının curcunası
Ortadoğu; kadınsız kahkahasız, erkek erkeğe k...
Melih AŞIK
Amerikan adaleti
Hamas ve Hizbullah 3 İsrail askeri kaçırıyor....
Fikret BİLA
Kıbrıs'ta hissedilen tutum değişikliği
Bugün, 1974'te gerçekleştirilen Kıbrıs Barış ...
Hasan CEMAL
Satranç ile poker!
Beyrut'ta geçen yılın nisan ayı, Şiilerin yaş...
Güneri CIVAOĞLU
Kıbrıs / Kandil Dağı
Kıbrıs Barış Harekâtı'nın yıldönümü ile Türki...
Can Dündar
'Biz nasıl kahrolmayalım Beyrut'
Geceydi.
Abbas GÜÇLÜ
En doğru tercih nasıl yapılır?
Puanlar ve tercihler konusunda kafaların karm...
Hurşit GÜNEŞ
İhracat nasıl artacak? (3)
Önceki gün ihracatın kur ile ilişkisine baktı...
Doğan HEPER
ABD bunun için sevilmiyor
6 Temmuz günü bu köşede "Terörü bitirmenin yo...
Semih İDİZ
İsrail'in yaptıkları Türkiye'ye emsal olmamalı
İsrail'in "Nazi taktikleri" uyguladığını çağr...
Sami KOHEN
K. Irak patlama noktasında
SON birkaç gündür Türkiye'de gözler Kuzey Ira...
Hasan PULUR
Opera, bale haberleri...
DEVLET Opera ve Balesi Genel Müdürü'nün, Devl...
Erdoğan SAĞLAM
Hurda taşıtlara af
8 Temmuz 2006 tarihinde Resmi Gazete'de yayım...
Derya SAZAK
Çizmeyi aşmak
Bay Wilson'ın sözlerine ABD Büyükelçiliği'nde...
Meral TAMER
Kütüphanesiz okullar ses verdi (3)
Meğer Türkiye'nin dört bir yanında kitap özle...
Yaman TÖRÜNER
Cep telefonu karmaşası
Ulaştırma Bakanlığı, Türk Telekomünikasyon Ku...
Güngör URAS
Halk kesesinden ona buna 'rant' dağıtılıyor
İlk 15 yıllık kalkınma stratejimizde (1963-19...
M. Ali BİRAND
Vuracaksan vur, yoksa konuşma...
PKK terörüne karşı hükümetin tutumu sertleşiy...

© 2006 Milliyet