|
K. Irak patlama noktasında
SON birkaç gündür Türkiye'de gözler Kuzey Irak'a çevrilmiş bulunuyor. Bu bölgede üslenen PKK'ya karşı bir askeri harekâta girişilmesi olasılığı hararetle tartışılıyor.
Kuzey Irak'ın bir başka "cephe"si var ki, orada olanlar herhalde daha çok ülkenin "iç" siyasal durumuyla ilgili olduğu için, dikkatleri pek çekmiyor.
Bunlardan biri, bölgedeki pek çok Türkmenin yaşamını kaybetmesine yol açan şiddet eylemleri, diğeri ise Kerkük'teki gelişmelerle ilgili...
Irak Türkmen Cephesi Ankara Temsilcisi Ahmet Muratlı'nın verdiği bilgiye göre, son bir hafta içinde Kuzey Irak'ta çeşitli saldırılar sonunda ölen Türkmenlerin sayısı 50'yi buluyor. Sadece geçen hafta sonu, Kerkük yakınlarındaki bir intihar bombacısının giriştiği eylemde, hayatını kaybeden 28 kişiden 25'i Türkmen.
Bu saldırıların sırf Türkmenleri mi hedef aldığı, yoksa mutat terör eylemleri mi olduğu henüz açıklık kazanmadı. Ama bu, Irak'ın diğer yerlerinde cereyan eden etnik ve mezhep çatışmalarının Kuzey Irak'a da sıçramakta olduğunu ortaya koyuyor.
Ahmet Muratlı, Türkiye'nin buna gereken ilgiyi göstermemesinden şikâyetçi. "Türk kamuoyunun Filistin konusunda sergilediği duyarlılığı Türkmenler için de göstermesini beklerdik" diyor...
Haksız mı?
Patlama noktası
Kuzey Irak'ın Kerkük "cephe"sinde, bir yandan terör saldırıları tırmanırken, diğer yandan da "toplumlar arası" gerilim artıyor. Tarafsız gözlemciler, bu durumun çok ciddi sonuçlara gebe olduğu kanısındalar.
Dün elimize Uluslararası Kriz Grubu'nun (ICG) yayımladığı "Irak ve Kürtler: Kerkük Üzerinde Patlama Noktasındaki Kavga" başlıklı 37 sayfalık rapor geçti.
Rapor, Kerkük sorununun içyüzünü etraflıca anlattıktan sonra şu uyarıda bulunuyor: "Eğer uluslararası topluluk Kerkük'e giderek yükselen tansiyonu durdurmak için acele harekete geçmezse, bir iç savaşın çıkması ve bunu muhtemelen dış müdahalelerin izlemesi tehlikesi vardır"...
Raporda Irak Kürtlerinin son zamanlarda elde ettikleri siyasi gücü avantaj olarak kullandıkları, Kerkük'ü de Kürdistan federe bölgesinin başkenti haline getirmeye çalıştıkları ve bunun için umutlarını 2007 sonunda yapılacak referanduma bağladıkları belirtiliyor.
Zamanlı uyarı
Raporu hazırlayan Joost Hiltermann, Kürtlerin bu umutları ile "kendi tuzaklarına düşebileceklerini", çünkü Kerkük'ü referandum sonucunda Kürdistan'ın başkenti ilan etmelerinin mümkün olamayacağını vurguluyor. Nitekim raporda da buna Türkmenlerin yanı sıra Arapların ve diğer unsurların, Bağdat'taki merkezi hükümetin ve de Türkiye başta olmak üzere Irak'ın komşularının şiddetle karşı çıktığı belirtiliyor.
Dünyanın en saygın ve etkili sivil toplum kuruluşlarından biri olan ICG, Kerkük yüzünden yeni bir çatışmanın önlenmesi için şu uyarıda bulunuyor: Kerkük üzerindeki referandumu erteleyin ve ona bir geçiş süresi için ayrı bir statü verin. Aksi halde, büyük olasılıkla bölgede çeşitli etnik gruplar arasında bir iç savaş çıkacak, dıştan müdahaleler olacaktır...
Ankara'nın da söylediği bu değil mi?
skohen@milliyet.com.tr
|
|