|
Doğu kalkınması
SİİRT
DÖRT bin metrekare genişliğinde bir tekstil fabrikası; şimdilik üç yüz olan çalışan sayısı sene sonunda bini bulacak. "Anadolu kaplanları"nın yeni örneği Siirt'teyiz.
Siirt'te bu fabrikayı yapan Ethem Sancak, "Her evden bir kız bu fabrikada çalışacak" diyor. Kızların çalışmasına çok sevindim. Pek çoğu başörtülü, işlerinden mutlular.
Fabrikada dikimi tamamlanmış bir kot pantolona bakıyorum, "40 dolar" diye etiket var; Avrupa'da bu fiyata satılacak!
Anadolu'nun birçok tekstil ürününde olduğu gibi, on dolara mal ediyoruz, "uluslararası marka" haline gelmiş bir yabancı şirket 12-13 dolara alıyor, üzerine "40 dolar" fiyat koyup markasını yapıştırarak satıyor!
"Marka güçtür" çünkü.
Sancak iddialı:
- On yılda, tıpkı Mavi Jeans gibi, Levi's gibi biz de uluslararası bir marka haline geleceğiz ve bu para Türkiye'de, Siirt'te kalacak!
Küreselleşme, uzmanlaşma, marka falan diyoruz ya, işte bu!
Maoculuktan patronluğa
Ethem Sancak Siirtli bir köylü çocuğu, gençliğinde Maocu! Tutuklanıyor, işsiz kalıyor. İlaç dağıtım işine başlıyor. Bugün cirosu 3.5 milyar dolar!
Siirt'te cami, okul, hastane yaptırmış. Şimdi de Siirt'te "Billoris Jeans" adıyla uluslararası marka çıkarmaya ahdetmiş! Siirt'te halen faaliyet halindeki antik 'Billoris' kaplıcalarından adını almış.
Eski İpek Yolu'nun üzerinde bulunan Siirt'te bir girişimcilik damarı var. Piyasa ekonomisiyle ve terörün durmasıyla harekete geçmiş. İki yılda ihracatı 2 milyon dolardan 5.5 milyar dolara çıkmış. Bölgede bu kadar hızlı ihracat artışı kaydeden bir il yok!
Tekstil de tam faaliyete geçince, eminim, Siirt tıpkı bir Denizli gibi, Malatya gibi "Anadolu kaplanları"nın örnekleri arasına girecek.
Salonda paneli izlerken, Siirtli bir adam söz alıyor:
- Bizim bir markamız var, terör markası! Allah belasını versin! O bitse, Siirt daha büyük atılımlar yapacak!
Salondan alkışlar yükseliyor!
İş ruhu, teşebbüs zihniyetinin gelişmesi teröre yol açan aşırı politizasyonu törpülüyor.
DEHAP'ın 2004 mahalli seçimlerindeki hezimeti de bunun bir işareti!
Ve Diyarbakır...
Doğan Medya Grubu'nun "Anadolu'daki Avrupa" toplantısı için Siirt'e giderken uçakta Tarım Bakanı Diyarbakırlı Mehdi Eker anlatıyor:
- Diyarbakır'da sadece 158 köyde içme suyu şebekesi vardı, buna 929 köyü daha ekledik. 2002 yılına kadar Diyarbakır'da 4 bin 700 derslik varmış, biz bu sayıyı 30 bine çıkardık...
Yol, sağlık, altyapı alanında rakamlar vermeye devam ediyor. Ve piyasa ekonomisi:
- Diyarbakır'da bir yılda 21 sanayi tesisi açıldı, yıl sonuna kadar 17 tane daha açılacak...
Tekstil, makine, biyodizel tesisleri...
Mehdi Eker, kabinenin en kaliteli bakanlarından biridir. DTP'nin oy kaybedeceğini söyleyerek şu analizi yapıyor:
- İş ruhu, teşebbüs zihniyeti geliştikçe refah gelişiyor, politik aşırılık geriliyor.
Siirt'teki konuşmasında Mehdi Eker bölge kalkınmasına ilişkin devletin altyapı projelerini anlatıyor:
- Artık beş fazlasını ben vereceğim popülizminin, irrasyonalizminin devri bitti! Artık ekonomik akılcılık dönemindeyiz! Devletten altyapı, sizden girişim!
Tabii ekonomik akılcılık, zamanla politik aşırılığı aşındırıyor... Yola devam!
t.akyol@milliyet.com.tr
|
|