Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 30 Temmuz 2006 / Pazar  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Çetin: NATO demek, 'biz' demek

Afganistan'da 2.5 yıldır sürdürdüğü NATO görevini bırakmaya hazırlanan Çetin, Türkiye'nin Kuzey Atlantik İttifakı'na 'kendi dışında bir örgüt' gibi bakmamasını istedi. Çetin, Afganistan'a terörle mücadele için daha çok yardım gerektiğini, Afganların Türkiye'den daha fazla askeri katkı beklediğini anlattı

YASEMİN ÇONGAR Kâbil


Hikmet Çetin, "NATO'nun Afganistan'daki en üst sivil yöneticisi" sıfatıyla, Kuzey Atlantik İttifakı içindeki gelmiş geçmiş en kritik rollerden birini yerine getirdi.
Ocak 2004'ten beri yürüttüğü görevini ağustosta bırakarak Türkiye'ye dönmeye hazırlanan Çetin, Milliyet'e, hem Afganistan'daki 2.5 yılını anlattı hem de Lübnan'a olası bir NATO gücü gönderilmesinin konuşulduğu şu günlerde, İttifak'a ilişkin mesajlar verdi.
Çetin'le, Kâbil'de, Uluslararası Güvenlik ve Yardım Gücü (ISAF) karargâhındaki söyleşimizin satırbaşları şöyle:

Daha fazla yardım
İlk gelen insan, Afganistan'ın sorunlarını görünce şok yaşıyor. Bana da öyle oldu. Ama 2.5 yılda pek çok şey değişti. Afgan tarihinde ilk kez cumhurbaşkanını halk seçti. 36 yıl aradan sonra parlamento seçildi. Taliban döneminde sokağa çıkması bile yasak olan kızların 2 milyonu bugün ilköğretimde.
Ancak Afganistan hâlâ dünyanın en yoksul ülkelerinden biri. Ekonomik başarı sağlanmadıkça, güvenlik ve demokratik süreçteki başarı kalıcı olmaz. Dünyanın Afganistan'a yardımını çok artırması gerek.

Taliban'ın stratejisi
Taliban, az maliyetle yüksek ses getiren yöntemlere, intihar saldırılarına, yol kenarına konulan bombalara başvuruyor. Devletin zayıf olduğu kasabalara girip, "Burada Karzai yok, biz varız" ve "Devletin ileri gelenleri rüşvet alıyor, biz temiziz" mesajı veriyor. Maaş vererek işsiz gençleri Taliban'a çağırıyor. Çocukları hiçbir bedel ödemeden Pakistan'daki medreselere gönderebileceklerini söylüyorlar. Afgan hükümeti, o bölgelere yetenekli, rüşvet almayan yöneticiler, etkili polisler göndermeli.

Bizden beklenti fazla
Türkiye, ISAF'ta çok önemli rol oynadı. Akın Zorlu Paşa ve Korgeneral Ethem Erdağı komutanlık üstlendi. Bunlar, herkesin kabul ettiği, çok başarılı komutanlık dönemleriydi. Fakat Türkiye'den beklenen katkı daha fazla. 1930'larda, Afgan Harp Okulu'nun oluşumundan askerlerinin eğitimine kadar çok katkımız olmuş. Hâlâ "koğuş, karavana, ordu, kolordu" Afgan dilinde kullanılan kelimeler. Bugün de ordularının Türkiye tarafından eğitilmesini, Türk askerinin burada şu ankinden daha etkin olmasını isterler.

NATO başarmalı
NATO'nun Afganistan operasyonu, Avrupa parlamentolarında tartışılırken, Taliban eylemlerini artırarak, "Gelmeyin, öldürürüz" diye mesaj verdi. Ama bugün, başta İngiltere, Kanada, Hollanda, güneye giden ülkeler, hiçbir ulusal çekince olmadan, tam yetkiyle orada.
NATO'nun Afganistan'da başarısız olmama seçeneği yok. Başarısızlık, bir anlamda ittifakın sonunu tartışmaya açar.

İçimize sindirelim
NATO bizim, 1952'den beri eşit koşullarla üye olduğumuz, belki de en önemli uluslararası kuruluş. Fakat kamuoyumuzda NATO'ya karşı 'biz ve onlar' anlayışı var; hatta maalesef medyada var. NATO'nun biz olduğumuzu, Türkiye'nin onayı olmadan karar almayacağını bilmemiz lazım. "Türk askeri niçin Afganistan'da?" Afgan-Türk ilişkilerini bir yana bırakalım, ki çok önemlidir. NATO'nun üyesiyiz. NATO, tarihinin en önemli kararını vermiş, kararın altında Türkiye'nin de onayı var. NATO, başkasıyla değil, bizimle beraber başarılı olacak. NATO operasyonunun parçası olmayı içimize sindirmemiz lazım.

Afganistan'ın 'Hikmet Abi'si

Cumhurbaşkanı Hamid Karzai'nin bile "Hikmet Abi" diye seslendiği Hikmet Çetin, gerek Afganların, gerekse NATO içinde birlikte çalıştığı 26 ülkeden asker ve sivil yetkililerin büyük sempatisini kazanmış. ISAF'ta kiminle konuşsanız, Çetin için, "çok akıllı, çok insancıl" diye başlayan ve uzayıp giden bir övgü silsilesi dinliyorsunuz. Afgan yetkililer "Onu özleyeceğiz" diyorlar. Çetin ise "kalbinin yarısını burada bırakacağını" anlatıyor. Ya, Türkiye'de ne yapacak? Geçmişinde dışişleri bakanlığı ve TBMM başkanlığı olan Çetin, adının olası cumhurbaşkanı adayları arasında anılmasına ne diyor? Yanıtı kısa: "Severek yaptığım bir görevden yorularak ayrılıyorum. Biraz dinleneceğim. Başka planım yok."




DÜNYA
Denizler de ölüyor
'Araplar da sizin gibi yardım etse'
Çetin: NATO demek, 'biz' demek
Bush-Blair planıyla yine Ortadoğu'da
Erdoğan: Ateşkes olmadan gitmeyiz







© 2006 Milliyet