|
Radyoloji Derneği, MR tetkikleri için ne diyor?
Bazı doktor okurlarımdan gelen e - postalarda, "MR'la uğraşmayı bırak, insan sağlığını serbest piyasaya teslim eden AKP iktidarının sözde Sağlıkta Dönüşüm Programı'na bütünüyle bak" telkinleri var. 20 yıl süreyle tüketici köşesi hazırlamaktan kalma bir alışkanlıkla olsa gerek, bendeniz, ille de tek bir konuyu mikro bazda irdeleme taraftarıyım. Mikrodan genele varmayı, okurlarıma bırakıyorum.
Bugün söz, Türk Tabipler Birliği'nin MR fiyatlarını belirleyen merci olan Türk Radyoloji Derneği Başkanı Doç. Dr. Muzaffer Başak'ta:
"2004 OECD verilerine göre Türkiye'deki toplam MR cihazı 376. Almanya'da bu sayı 1200, İtalya'da 440, İspanya'da 400, İngiltere'de 394, Fransa'da 210, Avusturya'da 180 adet.
Bu verilerden yola çıkarak 1 milyon kişiye düşen MR sayısı dediğimiz zaman karşımıza çıkan rakam Avusturya'da 17, Almanya'da 14, Belçika'da 11, Yunanistan'da 10.5, İngiltere'de 6, Türkiye'de 5, Fransa'da 3.5.
445 MR cihazımız var
Türkiye'deki MR sayısı, son 1.5 yılda 69 adet artarak 376'dan 445 adete yükselmiş durumda. Dünyadaki genel trendlere uygun ve kanıta dayalı tıp anlayışına etkin bir biçimde uygulanmasının sonucu olarak, makul ve normal ölçülerde bir artış var. Gördüğünüz gibi ortada çok vahim, MR cihazı çöplüğüne dönmüş bir durum yok.
1 temmuz tebliğiyle gelen 100 hastadan 1'ine MR çekimi, sıkıntı yaratabilecek bir uygulama. Biz dernek olarak 2005 yılı için 40 tane üniversite ve eğitim - araştırma hastanesinde anket yaptık. Toplam poliklinik sayısı 17 milyon; çekilen MR sayısı 357 bin; yani 100 hastada 2.1 MR ortalaması söz konusu.
Bilgi için: 1. düzey; ayakta tedavinin söz konusu olduğu sağlık ocakları ve polikliniklerdir. 2 düzey; devlet hastaneleridir (eğitim ve araştırma hastanesi olmayan). Buralarda tetkiki yapılıp da daha çok tetkike muhtaç, problemli, karmaşık hastalıklar için hasta 3. düzey hastanelere müracaat ediyor ya da havale ediliyor.
Belki Denizli Devlet Hastanesi için 100 hastadan 1'ine MR çekilmesi uygun olabilir, ama eğitim - araştırma ve üniversite hastaneleri gibi 3. düzey referans hastanelerinde 100 hastaya 1 MR uygulaması, tanısal kaliteden ciddi bir biçimde tavize yol açacaktır.
Kontrol şart, ama...
Sınırsız tetkik istenmesinden dernek olarak biz de rahatsızız. Bunun kontrol edilmesi şart. Ama kontrol mekanizması, spesifik klinik rehberler oluşturularak yapılmalı. Avrupa Komisyonu'nun 2001'de çıkartmış olduğu hangi durumda hangi görüntüleme tetkiki istenmeli kitapçığını Türkçe'ye çevirdik. 280 klinik durumda ne tür tetkikler izleneceği, ayrıntılı olarak belirlenmiş. Mesela her bel ağrısında MR istenmez. Hastada idrarını tutamama, yürüme zorluğu ya da oturma bölgesinde duyu kaybı varsa MR istenir. Tıbbi tetkikler, böyle bir klinik rehberin objektif kriterleriyle belirlenmeli.
Bizde bir şeker hastası, kontrol için sabahtan açlık kan şekeri ölçtürüyor, öğleden sonra baklava yiyor, ertesi gün sırf merak saikıyle tekrar şekerini ölçtürüyor. Bugün için elimizdeki tek kriter, hastanın beyanı. Oysa ilaçta getirilen provizyon sistemi gibi, tıbbi tetkikler için de benzeri bir elektronik kontrol sistemi süratle devreye sokulabilir."
(Fiyatlar yarına...)
mtamer@milliyet.com.tr
|
|