Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 21 Ağustos 2006 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Beyoğlu'nda infaz çağrısı


Beyoğlu'nun girişinde birkaç genç bağıra çağıra dergi satıyor. Adında sol ibaresi taşıyan ve içinde Deniz Gezmiş fotoğrafları bulunan bir dergi bu. Ama gençlerin dili farklı telden çalıyor:
"Orhan Pamuk ve Ahmet Altan'ı asalım."
Vahşi batı kasabalarına özgü bu çağrı irkiltiyor çevredekileri...
İlgili görünenler yandaki bir masada "hainlerden hesap sorulabilmesi için" imza vermeye davet ediliyor. Ve ellerine bir bildiri tutuşturuluyor.
Bildiride bir dizi yazar adı var:
Orhan Pamuk, Hrant Dink, Perihan Mağden, Murat Belge, Hasan Cemal...
Bu isimler "Batı emperyalizminin kullandığı kalemler" takdim edilip hedef gösteriliyor.
Ama bildirinin asıl amacı listeye yeni bir isim eklendiğini duyurmak:
Elif Şafak.
"Neo-liberallerin yeni prensesi olan bu kadın" diye başlayan cümleler kin kusuyor.
"Büyük Hukukçular Birliği" imzasını taşıyan bildiri Türk düşmanlığını durdurmak için herkesi Elif Şafak'ı 21 Eylül tarihinde başlayacak duruşmasına çağırıyor. Beyoğlu'nda bu amaçla imza vermeye davet edilenlerden biri, "Ben onlarla aynı görüşteyim. Asacağız diye ortada bağırmaya utanmıyor musunuz?" deyince ortam geriliyor.
Polis seyrediyor.
* * *
Ardından İpek Çalışlar'a geliyor sıra...
Çalışlar'ın olağanüstü biyografi çalışması "Latife"de Atatürk'e hakaret edildiği gerekçesiyle mahkemeye başvuruluyor. Oysa kitapta anlatılan Atatürk'ün bir baskında çarşafa bürünüp kurtulma öyküsü pek çok farklı kaynakta daha önce yer almış, bilinen bir öykü. Yargıçlara değil, tarihçilere sorulmalı. Zaten amaç Atatürk'ü korumaktan çok toplumu kışkırtmak ve linç için bıçak bileyenlere yeni kurbanlar sunmak.
* * *
Danıştay üyelerini hedef gösteren şeriatçı gazetelerin yaptığından farklı değil bu yapılan. Ve sol kisveli yeni milliyetçiler de konuştuklarında Danıştay'a saldıran tetikçinin babasının dilinden konuşuyorlar:
"Yazan, bedelini öder!"
Sağı-solu belli olmayan, sağla solla ilgisi de olmayan bir linç daveti bu. Provokasyona çok açık ve en nihayet de demokrasinin, insan haklarının, ifade özgürlüğünün budanmasına davetiye çıkaran faşizan bir anlayış...
Beyoğlu sokaklarında "Yazarları asalım" diye haykıracak kadar fütursuzlaşan bu tahrikçilere göz yumulması da ibret verici.
* * *
Bir kez daha hatırlatalım: Bir yazarın etkisini kırmanın yegâne geçerli yolu, daha iyisini yazmaktır.
Yanlış yazdığı düşünülüyorsa, çare, doğrusunu yazmaktır.
Bunun yerine "Asalım" diye yollara dökülmeye başlarsanız daha önce kitap yakmış, yazar asmış, lince kalkışmış liderlerin başına ne geldiyse o gelir başınıza: Malum o liderler toplumları büyük bir kıyıma sürükledikten sonra asıldılar hep... Ve yazdıkları kitapların kendi dillerinde basılması hâlâ yasak...

can.dundar@e-kolay.net







Taha AKYOL
Yahudi meselesi ve İsrail
SAVAŞI hangisi kazandı; İsrail mi, Hizbullah ...
Çetin ALTAN
İnci taklitleri
Mevki sahiplerine bakıp da:
Can Dündar
Beyoğlu'nda infaz çağrısı
Beyoğlu'nun girişinde birkaç genç bağıra çağ...
Semih İDİZ
ABD'nin derdi Türkiye'yi PKK ile masaya oturtmak
Türkiye ile ABD arasındaki "Stratejik Vizyon ...
Faik ÖZTRAK
Haberlerin piyasalara etkisi
Bu ay IMF web sayfasında Türkiye'yi de içine ...
Hasan PULUR
Geçen haftadan birkaç not...
BAZI sözleri, bazı yazıları bir yere not etme...
Yaman TÖRÜNER
Küçük yatırımcının hakkı
Devlet, batık banka operasyonu sırasında, bu ...
Güngör URAS
Lisanslı depocular
Üretici fındık fiyatını beğenmeyince, "akıl h...

© 2006 Milliyet