Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 31 Ağustos 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
İran faktörü


BM Güvenlik Konseyi'nin İran'a nükleer programını askıya alması için verdiği mühlet bugün sona eriyor. Ancak Tahran'ın buna uyacağına dair en ufak bir işaret -ve umut- yok.
İran Cumhurbaşkanı Ahmedinecad'ın önceki gün basın toplantısında söyledikleri, daha önceki beyanlarda da ifade edilen kararlılığı açıkça sergiledi. Mesaj şu: İran nükleer programından vazgeçmeyecek; ama bu konuda kapsamlı müzakerelere oturmaya da hazır...
BM'nin verdiği sürenin bitmesi arifesinde Ahmedinecad kendinden gayet emin, uluslararası camiaya ve özellikle ABD'ye meydan okuyan tavrını sürdürüyor.

Dünya kararsız
İran liderine bu cesareti veren birçok faktör var: Ahmedinecad, İran'ın bölgede ve dünyada gücünü ve nüfuzunu artırmaya yönelik bir strateji izliyor. Nükleer program (ki bu ileride atom bombası üretmesine imkân verebilir) artık vazgeçilmez bir hedef ve de bir ulusal onur meselesi... Askeri alanda güçleniyor, yeni füzeler deniyor... Ekonomide, petrol fiyatlarının artması, ona büyük gelir sağlıyor... Bölgede olup bitenler (Irak'ta ve Lübnan'da), etkinliğini artırmasına yardımcı oluyor...
Tabii bu sırada uluslararası camianın İran'ı baskı altında tutma çabasında başarılı olmaması da, Tahran yönetiminin ekmeğine yağ sürüyor. Nitekim bugün BM'nin verdiği mühletin sona ermesinden sonra ne yapacağı belli değil. Daha doğrusu ABD'nin istediği (ama diğer üyelerin arzulamadığı) ekonomik ve diplomatik yaptırımlara karar vereceği de şüpheli... Bu da İran yöneticilerinin BM için "havlayan, ama ısırmayan köpek" benzetmesi yapmalarına yol açıyor!
Ne var ki İran rejiminin bu aşırı özgüveni, tehlikeli de olabilir. Dünkü "Washington Post"ta, tanınmış yazar David Ignatius Tahran'daki trafik karmaşasını anlatırken Ahmedinecad'ın politikasını, İranlı sürücülerin davranışına benzetti: Arabalar çarpışma noktasına kadar inatla burun buruna geliyorlar... Ama bunun kazayla sonuçlanması tehlikesi de var!..

Dengeler değişiyor
Şimdilik İran yönetiminin manevra kabiliyetini ustaca kullandığı açık. Bu sayede İran giderek bölgede nüfuz alanını da genişletiyor, güç dengesini de kendi lehine çeviriyor.
Bu, aslında İranlıların eski (Şah döneminde de) stratejik hedefiydi. Halen bölgede ve dünyada rahatsızlık yaratan durum, Tahran'da bu amacı gerçekleştirmeye çalışan yöneticilerin, radikal ideolojik ve siyasal gündemleri ve bu doğrultudaki davranışlarıdır.
Bölgedeki olayları artık bu yeni "İran faktörü"ne göre değerlendirmek gerek. Ortadoğu'da ABD başka olmak üzere büyük devletlerin olduğu kadar, şimdi İran'ın da, kendi çıkarları doğrultusunda, açık veya gizli niyetlerinin ve hesaplarının bulunduğu gözden kaçırılmamalıdır. Bölgedeki her olay, artık bu kamplaşmanın ve zıtlaşmanın izlerini taşıyor...
Önceki gün görevini devreden eski Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök, konuşmasının bir yerinde bu durumun Türkiye için taşıdığı önemi belirtti ve -açıkça isim vermemekle beraber- İran'ın nükleer güç olmasının yarattığı tehdidi belirterek, Türkiye'nin stratejik üstünlüğünü kaybetmemesi gerektiğini savundu.
Bu askeri olduğu kadar, siyasal alan için de söz konusudur. İran ile ilgili gelişmeleri bir de bu açıdan değerlendirmek lazım...

skohen@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Terör ve bir arada yaşamak
TERÖR örgütü PKK, son kanlı eylemlerini Kürdi...
Çetin ALTAN
Başarı açlığı ve bir yitiklik portresi
Japonya'da oynanan Basketbol Dünya Kupası maç...
Melih AŞIK
Anason deyince...
Anason deyince akla ne gelir? Rakıya beyazlığ...
Fikret BİLA
Baykal: Asıl risk dinler savaşına bulaşmak
30 Ağustos Zafer Bayramı coşkuyla kutlandı. A...
Hasan CEMAL
Çekiçle çivi, askerle rolü!
Amerika'nın Irak Savaşı'yla ilgili olarak bug...
Can Dündar
Gül ile Babacan niye soğuk?
Uçakta gördüm onları... Çok önemli bir ulusl...
Hurşit GÜNEŞ
Kur tahminleri
Önceki gün bir büyük özel bankanın hazine böl...
Doğan HEPER
Üniversiteler liseden farksız
EĞİTİMİN üzerine ne kadar dursak azdır.
Semih İDİZ
Sezer'in Talabani politikası yanlış
Cumhurbaşkanı Sezer'in, Kara Kuvvetleri Komut...
Sami KOHEN
İran faktörü
BM Güvenlik Konseyi'nin İran'a nükleer progra...
Hasan PULUR
"Sevr'e Giden Yol"
TÜRKLERİ vatanından edeceğini sanan "Sevr Ant...
Derya SAZAK
Hangi ateşkes?
PKK, bir haftadır, eylülden itibaren doğabile...
Yaman TÖRÜNER
Amerikan Koç ailesi
Amerika Birleşik Devletleri'nde de bir Koç ai...
Güngör URAS
Trabzon'da fındık üreticisi fiyat bekliyor
Trabzon'a gittim. Fındık üreticileriyle, fınd...
M. Ali BİRAND
Kürtler sessiz mi kalacaklar?
Türkiye'nin tatil yörelerine karşı girişilen ...

© 2006 Milliyet