|
Hangi ateşkes?
PKK, bir haftadır, eylülden itibaren doğabilecek "ateşkes" koşullarından söz ediyor. Özgür Gündem, 27 Ağustos'ta Öcalan'ın "Ateşkes çağrısı yapabilirim" açıklamasının ardından, "Kürt sorununda demokratik çözüm deklarasyonu" adıyla yapılan hazırlığı manşetten duyurdu.
Ancak deklarasyonun mürekkebi kurumadan, Marmaris'te bombalar patladı.
Antalya'da kan döküldü. Üç masum insan yaşamından oldu, yüzden fazla yaralı arasında, turistler çoğunluktaydı. Dün de, Mersin'deki patlamada bir genç kız yaralandı.
Alay eder gibi...
Her fırsatta "kirli savaş"tan yakınan PKK, korunmasız insanlar üzerine bomba atarak terörden vazgeçmeyeceğini sergiliyor.
PKK anlaşılan birden çok cepheye bölünmüş durumda. Dağdaki sözcüleri "Devlet operasyonları durdursun, biz de silahı bırakalım" derken, kentlere saldığı terör timleri can almaya devam ediyor.
Demokratik çözüm arayışı ve Öcalan'a atfen yayımlanan "Ateşkes çağrısı yapabilirim" sözleri bombaların patlamasıyla havada kalmıyor mu?
Hangi ateşkes?!
ETA, IRA gibi "ayrılıkçı" terör örgütleri bile Antalya, Mersin benzeri toplu katliamlardan vazgeçtiler.
El Kaide dışında bu tür eylem yapan kalmadı.
Tuhaf olan, PKK'nın Türkiye'nin Lübnan'a asker göndermeye hazırlandığı, Büyükanıt döneminde "sınır ötesi harekât" beklentisine girildiği bir dönemde bombalı eylemlerle olası bir harekâtı kışkırtması, adeta teşvik etmesidir.
Bombaların patladığı günlerle ABD'nin bölgeye "PKK koordinatörü" atamasındaki eşzamanlılık da dikkat çekicidir.
Akla iki soru geliyor:
Ya PKK içinde, Kürt sorununa demokratik çözüm istemeyen güçler hâlâ ağırlıktadır. Bunlar çözümü zora sokmaktadır. Nitekim İngiliz Times gazetesi "Bağımsızlıktan yana Kürt grupların Türkiye'nin AB üyeliğine karşı olduklarını" yazıyor.
Benzer bir tespiti Türk siyasetini yakından izleyen deneyimli bir politikacıdan dinlemiştik:
"İmralı'da Öcalan üzerindeki baskı arttıkça ve PKK silahlı eylemleri tırmandırdıkça, bu sertleşme Türkiye'nin AB ile arasını açmakta, demokrasiden uzaklaşıldıkça bu süreç en çok federatif çözüm yanlılarının işine gelmektedir."
Burada kastedilen, Barzani'yi destekleyen "federasyon"dan yana olan siyasi hareketler, partilerdir.
İkinci bir olasılık da, Ortadoğu'nun kaos ortamında PKK'nın da bombalı eylemlerle "güç" göstermesidir. Böylece "ABD tarafından günün birinde muhatap alınacağını" düşlemektedir.
Bu kanlı oyunun Türkiye'de ve uygar dünyada taraftar bulması olanaksız.
Kürt sorununu demokrasi içinde aşmanın tek yolu silahların sustuğu bir ortamda bir arada yaşama kültürünü geliştirmektir.
Terörü lanetliyoruz.
dsazak@milliyet.com.tr
|
|