Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 08 Eylül 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Bir bilenle...


İsrailli "bir bilen" ile konuşmamızın izlenimlerini yansıtayım...
İsrail havadan ve karadan Hizbullah'ın "uzun menzilli" füzelerinin neredeyse tamamını yok etti.
Ancak...
"Kısa menzilli" Katyuşalar hâlâ Hizbullah'ın elinde.
Güney Lübnan'da "BM Barış Gücü" tarafından güvenlik sağlanırsa, Katyuşaların Kuzey Lübnan'dan menzili İsrail'e ulaşmıyor.
Bu açıdan Kuzey ve Güney Lübnan'ı ayıran nehrin altındaki alanın İsrail sınırına kadar olan bölgesinde barış gücünün BM 1701 sayılı kararını "tam uygulaması" çok önemli.
Güney Lübnan'dan Katyuşaların fırlatılması ortalığı karıştırabilir.
"Provokasyon" olarak birkaç kez ateşlemeden söz etmiyorum...
1701'in artık işlememekte olduğunu düşündürecek sayıda, yoğunlukta ve etkinlikte Katyuşa füzelerinin İsrail topraklarına düşmesi, barış gücünün konuşlandığı Güney Lübnan'a karşı saldırıyı tetikleme olasılığını artırır.
...........................
Hizbullah'ın silahlarını teslim etmesi söz konusu değil.
BM Barış Gücü'nün "Hizbullah'ı silahtan arındırmak" görevi de yok.
Ama...
Hizbullah güçlerinin silahlı görünmeyeceği, silah taşımayacağı, silah göstermeyeceği yolunda Lübnan yönetimine verdiği "güvence" ateşkesin sigortası.
Hizbullah bu güvenceden sapma yaparsa, hele silah kullanırsa, ciddi provokasyonlara girişirse sigortalar atar.
...........................
Sadece İsrail'e karşı değil, BM Barış Gücü'ne de bu "güvence sapması" olursa çaba gösterilen yeni yapılanma çökebilir.
Örneğin...
Barış Gücü askerlerinden, subaylarından biri ya da birkaçı Hizbullah tarafından kaçırılırsa ne olur?
Herhalde kaçırılan askerin mensup olduğu ülkenin silahlı kuvvetleri, jetlerle Lübnan'ı vurmaz ama eğer makul bir sürede mensuplarını kurtaramazsa, barış gücünden çekilir.
Birkaç ülke çekildi mi sistem kendiliğinden çöker.
Şimdilik böyle bir olasılık görünmüyor.
İlerisi ise öngörülemez.
...........................
Bir diğer duyarlı sorun, Suriye-Lübnan sınırının Hizbullah'a silah ve diğer trafiğe karşı "tam" olarak denetlenmesi...
Lübnan'a barış gücü gönderilmesini öngören 1701 sayılı kararda açıklık yok.
İsrail'in isteği, "Barış gücünün Lübnan-Suriye sınırında da görev alması ve denetimi üstlenmesi..."
Bunun gerçekleşme olasılığı büyük değil.
Lübnan hükümeti, sınırı tutacağı ve Hizbullah'a Suriye'den silah girişlerini önleyeceği yolunda güvence vermekte.
Suriye de belirli kanallarla Hizbullah'a silah ve diğer yardımlarda bulunmayacağını bildirmiş.
Ancak... Suriye'nin verdiği sözlerin samimiyeti kuşkulu.
Lübnan'ın da samimiyeti değil ama etkinliği kaygı verici.
Çünkü... Hizbullah, hükümette iki de bakanı olan bir siyasi güç ve organizasyon.
Bu durumda Suriye üzerinden Kuzey Lübnan'a uzun menzilli füzeler girerse ve bunlar ateşlenirse İsrail'de zemberekler boşalabilir.
Bundan bir önceki aşama ise uydudan gözlemler ve diğer teknolojik olanaklarla Suriye'den Lübnan'a silah sevkıyatı saptanması... İsrail'in bu konvoyu ya da araçları anında vuracağını söylemek için "siyaset kâhini" olmaya gerek yok.
Böyle bir kalkışım da kurulmak istenen istikrar sürecini çökertir.
...........................
Buna karşılık...
Lübnan'dan manzaralar sakin.
Ortalıkta silahlı Hizbullah görünmüyor.
1 milyona yakın Lübnanlı, çatışmalar sırasında terk ettiği topraklara yeniden dönmüş durumda. Yaşam koşulları oluşturma çabasında.
İsrail bir yandan kendi iç politika sorunlarıyla meşgul, öte yandan, son harekâtın dünya kamuoyunda oluşturduğu psikolojik ısınmanın serinlemesi için zaman parantezi açmış bulunmakta.
Hizbullah da neden olduğu tahribat yüzünden kendini geri çekmiş.
Barış gücünün görev yapması için göreceli olarak zamanlama, ortam ve tarafların psikolojisi "uygun" denebilir.
Asıl kaygı verici coğrafya İran ve Irak.

g.civaoglu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Hangi laiklik?
YARGITAY Başkanı Osman Arslan, adli yılı açış...
Çetin ALTAN
Değişik 'devlet modelleri'nden, 'evrensel tek bir model'e doğru...
Modası geçmiş siyasal kalıp ve sloganlara gör...
Melih AŞIK
Bravo Büyükanıt
Daily Telegraph gazetesi, önceki gün NATO kay...
Fikret BİLA
Org. Cömert: Güneydoğu insanı devletle barıştırılmalı
Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Faruk Cöme...
Hasan CEMAL
Yargı ve ezberi!
Adli yıl açılış töreni... Bu yıl da farklı ol...
Güneri CIVAOĞLU
Bir bilenle...
İsrailli "bir bilen" ile konuşmamızın izlenim...
Abbas GÜÇLÜ
Kadrolaşma oraya da mı sıçradı?
Milli Eğitim Vakfı, Milli Eğitim'in kontrolün...
Hurşit GÜNEŞ
2006 büyüme öngörüsü tutabilir
Önceki gün sanayi kesimi üç aylık büyüme raka...
Sami KOHEN
Kamuoyu neden öyle bakıyor?
ALMAN Marshall Fonu'nun Türkiye dahil 12 Avru...
Faik ÖZTRAK
Enflasyon düştü, faiz düşer mi?
Ağustos ayında fiyatlar geriledi. TÜFE 0.44 p...
Hasan PULUR
"Size bile..." demek ne demek?
BAZI yazılar vardır, yazarken çok umutlusunuz...
Derya SAZAK
Camide linç
Sokaktaki linç olayları Fatih'teki tarikat ca...
Meral TAMER
Büyükanıt'la erkek anneleri arasındaki bağ
Oğlunu Hakkâri'de teröre şehit veren asker an...
Ece TEMELKURAN
Şehidiyle "övünmeyen" anne: "Çocuğum ölmüş. Nasıl gurur duyayım?"
Halkevlerinden dört kişi koşup geçiyor barika...
Güngör URAS
İşçiler 75 milyar dolar gönderdi
İşçilerimiz kırk beş yılda Türkiye'ye 75 mily...
M. Ali BİRAND
Ali Bey, hadi artık kendinizi gösterin
Artık mevsim açıldı.

© 2006 Milliyet