|
 |
|
|
Bir bilenle...
İsrailli "bir bilen" ile konuşmamızın izlenimlerini yansıtayım...
İsrail havadan ve karadan Hizbullah'ın "uzun menzilli" füzelerinin neredeyse tamamını yok etti.
Ancak...
"Kısa menzilli" Katyuşalar hâlâ Hizbullah'ın elinde.
Güney Lübnan'da "BM Barış Gücü" tarafından güvenlik sağlanırsa, Katyuşaların Kuzey Lübnan'dan menzili İsrail'e ulaşmıyor.
Bu açıdan Kuzey ve Güney Lübnan'ı ayıran nehrin altındaki alanın İsrail sınırına kadar olan bölgesinde barış gücünün BM 1701 sayılı kararını "tam uygulaması" çok önemli.
Güney Lübnan'dan Katyuşaların fırlatılması ortalığı karıştırabilir.
"Provokasyon" olarak birkaç kez ateşlemeden söz etmiyorum...
1701'in artık işlememekte olduğunu düşündürecek sayıda, yoğunlukta ve etkinlikte Katyuşa füzelerinin İsrail topraklarına düşmesi, barış gücünün konuşlandığı Güney Lübnan'a karşı saldırıyı tetikleme olasılığını artırır.
...........................
Hizbullah'ın silahlarını teslim etmesi söz konusu değil.
BM Barış Gücü'nün "Hizbullah'ı silahtan arındırmak" görevi de yok.
Ama...
Hizbullah güçlerinin silahlı görünmeyeceği, silah taşımayacağı, silah göstermeyeceği yolunda Lübnan yönetimine verdiği "güvence" ateşkesin sigortası.
Hizbullah bu güvenceden sapma yaparsa, hele silah kullanırsa, ciddi provokasyonlara girişirse sigortalar atar.
...........................
Sadece İsrail'e karşı değil, BM Barış Gücü'ne de bu "güvence sapması" olursa çaba gösterilen yeni yapılanma çökebilir.
Örneğin...
Barış Gücü askerlerinden, subaylarından biri ya da birkaçı Hizbullah tarafından kaçırılırsa ne olur?
Herhalde kaçırılan askerin mensup olduğu ülkenin silahlı kuvvetleri, jetlerle Lübnan'ı vurmaz ama eğer makul bir sürede mensuplarını kurtaramazsa, barış gücünden çekilir.
Birkaç ülke çekildi mi sistem kendiliğinden çöker.
Şimdilik böyle bir olasılık görünmüyor.
İlerisi ise öngörülemez.
...........................
Bir diğer duyarlı sorun, Suriye-Lübnan sınırının Hizbullah'a silah ve diğer trafiğe karşı "tam" olarak denetlenmesi...
Lübnan'a barış gücü gönderilmesini öngören 1701 sayılı kararda açıklık yok.
İsrail'in isteği, "Barış gücünün Lübnan-Suriye sınırında da görev alması ve denetimi üstlenmesi..."
Bunun gerçekleşme olasılığı büyük değil.
Lübnan hükümeti, sınırı tutacağı ve Hizbullah'a Suriye'den silah girişlerini önleyeceği yolunda güvence vermekte.
Suriye de belirli kanallarla Hizbullah'a silah ve diğer yardımlarda bulunmayacağını bildirmiş.
Ancak... Suriye'nin verdiği sözlerin samimiyeti kuşkulu.
Lübnan'ın da samimiyeti değil ama etkinliği kaygı verici.
Çünkü... Hizbullah, hükümette iki de bakanı olan bir siyasi güç ve organizasyon.
Bu durumda Suriye üzerinden Kuzey Lübnan'a uzun menzilli füzeler girerse ve bunlar ateşlenirse İsrail'de zemberekler boşalabilir.
Bundan bir önceki aşama ise uydudan gözlemler ve diğer teknolojik olanaklarla Suriye'den Lübnan'a silah sevkıyatı saptanması... İsrail'in bu konvoyu ya da araçları anında vuracağını söylemek için "siyaset kâhini" olmaya gerek yok.
Böyle bir kalkışım da kurulmak istenen istikrar sürecini çökertir.
...........................
Buna karşılık...
Lübnan'dan manzaralar sakin.
Ortalıkta silahlı Hizbullah görünmüyor.
1 milyona yakın Lübnanlı, çatışmalar sırasında terk ettiği topraklara yeniden dönmüş durumda. Yaşam koşulları oluşturma çabasında.
İsrail bir yandan kendi iç politika sorunlarıyla meşgul, öte yandan, son harekâtın dünya kamuoyunda oluşturduğu psikolojik ısınmanın serinlemesi için zaman parantezi açmış bulunmakta.
Hizbullah da neden olduğu tahribat yüzünden kendini geri çekmiş.
Barış gücünün görev yapması için göreceli olarak zamanlama, ortam ve tarafların psikolojisi "uygun" denebilir.
Asıl kaygı verici coğrafya İran ve Irak.
g.civaoglu@milliyet.com.tr
|
|
|

|