Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 08 Eylül 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Enflasyon düştü, faiz düşer mi?


Ağustos ayında fiyatlar geriledi. TÜFE 0.44 puan, ÜFE de 0.75 puan düştü. Bunun sonucunda temmuz ayına göre 12 aylık TÜFE artışı yüzde 1.4 ÜFE de 2 puan gerileyerek sırasıyla yüzde 10.3 ve 12.3 oldu.
Ağustosta 1 dolar + 1.5 euro'dan oluşan kur sepetinin YTL değeri de 5.2 puan düşmüş. Sepetin değerinin zirve yaptığı hazirandan bu yana düşüş yüzde 7,7 ye ulaşmış. Bu gelişmenin fiyatları düşürücü etkisi ağustos ayında açıkça görülüyor.
Ancak bunun rekabet gücü kaybı cinsinden önemli bir de maliyeti var. TÜFE bazlı reel kur endeksi son iki ayda yüzde 9 oranında artmış. Yani ithal mallar, son iki ayda yerli üretime göre yeniden yüzde 9 oranında ucuzlamış.

Fiyat köpüğünün etkisi
Özellikle yatırımlarını döviz cinsinden kredi kullanarak yapan üreticiler mayıs ve haziranda TL'nin değer kaybetmesi nedeniyle artan finansman maliyetleri karşısında endişeye kapılmış ve kurdaki hareketin rekabet güçlerini artırıcı etkisini görememişti. Son iki aydaki gelişme bu kesimleri rahatlattı.
Ancak bu defa da reel kesimden Merkez Bankası'nın enflasyonu yanlış değerlendirdiği, mayıs ve haziranda faizlere aşırı yüklendiği ve artık faiz düşürmesi gerektiği yönünde sesler yükselmeye başladı.
Türkiye'de enflasyonun 2005'in ikinci yarısından itibaren önce katılaştığı, sonra arttığı konusunda kuşku yoktur. Mayıs ve haziran aylarında yaşananlar ise küresel piyasalar tarafından tetiklenmiştir. Küresel piyasalardaki gelişmelerin bu kadar belirleyici olduğu bir çerçevede uluslararası piyasalardaki iyimserlik arttıkça Merkez Bankası'nın faiz artırarak enflasyonu düşürmeye çalışması sonucu TL'nin aşırı değerlenmesi ve reel sektörde rekabet gücü kaybı olacaktır.
Kurdaki son düşüşler ondan önceki iki ayın etkilerini sınırlayabilir. Ancak dış krediyle desteklenen talep koşullarında kayda değer bir değişme yoktur. Bu nedenle de kurda son birkaç aydaki oynamaların yarattığı fiyat köpüğü kaybolduktan sonra enflasyondaki aşağı doğru katılığı büyük bir olasılıkla tekrar göreceğiz.

Dalgalanmalar sıklaştı
Merkez Bankası faizler konusunda sıkışmıştır. Bundan önceki faiz artışlarına dayanak teşkil eden D* endeksi bazında 12 aylık enflasyon diğer fiyat endekslerinin tersine artmaya devam etmektedir. Böyle bir ortamda finansal piyasalar reel kesimin tersine faiz indirimi beklememektedir. Bankanın bundan önceki açıklamalarını takip eden piyasaların kafası erken bir faiz indirimiyle karışacaktır. Ancak reel kesimin rekabet gücü kaybı nedeniyle şikâyetleri de giderek artacaktır.
Diğer taraftan, küresel rüzgârlarla hareket eden sermaye eskisine göre çok daha hızlı yön değiştirmektedir. Buna paralel olarak hem döviz hem de menkul kıymet piyasalarındaki dalgalanmalar sıklaşmıştır.
Cari açığın hızla arttığı bir ortamda dünyadaki dalgalanmalar karşısında ekonominin kırılganlığı azalmıştır demek iyi niyetli ama gerçekçi olmayan bir yaklaşımdır. Bu dalgalanmalar karşısında kırılganlığı azaltmanın tek yolu, sermaye hareketlerini seyretmekten vazgeçerek cari açığı azaltmaktır. Aksi takdirde Merkez Bankası'nın faiz artırarak veya düşürerek enflasyonu kontrol etmeye çalışması hem kalıcı olmayacak, hem de yeni kırılganlıklar yaratacaktır.

foztrak@yahoo.com








Taha AKYOL
Hangi laiklik?
YARGITAY Başkanı Osman Arslan, adli yılı açış...
Çetin ALTAN
Değişik 'devlet modelleri'nden, 'evrensel tek bir model'e doğru...
Modası geçmiş siyasal kalıp ve sloganlara gör...
Melih AŞIK
Bravo Büyükanıt
Daily Telegraph gazetesi, önceki gün NATO kay...
Fikret BİLA
Org. Cömert: Güneydoğu insanı devletle barıştırılmalı
Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Faruk Cöme...
Hasan CEMAL
Yargı ve ezberi!
Adli yıl açılış töreni... Bu yıl da farklı ol...
Güneri CIVAOĞLU
Bir bilenle...
İsrailli "bir bilen" ile konuşmamızın izlenim...
Abbas GÜÇLÜ
Kadrolaşma oraya da mı sıçradı?
Milli Eğitim Vakfı, Milli Eğitim'in kontrolün...
Hurşit GÜNEŞ
2006 büyüme öngörüsü tutabilir
Önceki gün sanayi kesimi üç aylık büyüme raka...
Sami KOHEN
Kamuoyu neden öyle bakıyor?
ALMAN Marshall Fonu'nun Türkiye dahil 12 Avru...
Faik ÖZTRAK
Enflasyon düştü, faiz düşer mi?
Ağustos ayında fiyatlar geriledi. TÜFE 0.44 p...
Hasan PULUR
"Size bile..." demek ne demek?
BAZI yazılar vardır, yazarken çok umutlusunuz...
Derya SAZAK
Camide linç
Sokaktaki linç olayları Fatih'teki tarikat ca...
Meral TAMER
Büyükanıt'la erkek anneleri arasındaki bağ
Oğlunu Hakkâri'de teröre şehit veren asker an...
Ece TEMELKURAN
Şehidiyle "övünmeyen" anne: "Çocuğum ölmüş. Nasıl gurur duyayım?"
Halkevlerinden dört kişi koşup geçiyor barika...
Güngör URAS
İşçiler 75 milyar dolar gönderdi
İşçilerimiz kırk beş yılda Türkiye'ye 75 mily...
M. Ali BİRAND
Ali Bey, hadi artık kendinizi gösterin
Artık mevsim açıldı.

© 2006 Milliyet