|
İşsizlik rakamları
Haziran ayı rakamları işsizlik oranında nisan ayında başlayan bir önceki yıla göre düşüşün sürdüğünü gösteriyor. Yüksek büyüme oranlarının işsizliği azalttığını söyleyerek rahatlamak mümkün.
Ancak işsiz sayısına eksik istihdamı, mevsimlik çalışanları ve iş aramayan, ancak, çalışmaya hazır olanları ekleyerek elde edilen işsiz sayısını, son üç kalemi işgücüne de dahil edip hesapladığımız rakama bölerek elde ettiğimiz türetilmiş işsizlik oranının sene başından bu yana yükselmeye devam ettiğini görüyoruz. Yüksek büyüme ve işsizlik sorunu devam ediyor.
Tarımda kayıtdışı artıyor
Öte yandan çıkarılan sosyal güvenlik affına rağmen özellikle tarım dışında çalışan ücretli kesimde kayıt dışı çalışanların oranı artmaya devam ediyor. Kayıt dışı ücretli oranındaki artış, bu şekilde işçi çalıştırmayan kesimlerin üzerindeki haksız rekabet baskısının da arttığını gösteriyor.
Bu gidişin sosyal açıdan sürdürülebilir olmadığı ve küresel ekonomide son üç yıldır yaşanan olumlu havanın bize sunduğu imkânlardan yararlanamamanın acısını ileride çekeceğimiz açık.
Bu çerçevede istihdam rakamları Türkiye'nin kaçırdığı hızlı büyüme olanaklarını da ortaya koyuyor. Bir ülkede çalışma çağına gelen (15+) nüfusun toplam nüfusa oranı artıyorsa, buna demografik fırsat penceresi deniyor. Eğer bununla birlikte istihdam oranını ve istihdam başına katma değeri artırıyorsanız, kişi başına gelirinizde çok hızlı bir artış sağlamanız mümkün. Demografik fırsat penceresini yakalayan Asya ekonomileri özellikle istihdam oranlarını artırarak hem çok hızlı büyüme oranlarını yakalayabilmiş hem de işsizliği düşürmüşler.
Türkiye'de 15+ yaş nüfusun toplam nüfusa oranı artmaya devam ediyor. Ama mevcut politikalarla bu nüfusa yeterince çalışma olanağı veremediğimiz de istihdam oranındaki gerileme ve türetilmiş işsizlik oranındaki artıştan anlaşılıyor.
Gençlere yeterince iş yok
Tabii ki işgücü piyasasında çözülmesi gereken önemli sorunlar var. Devletin işgücünden yaptığı kesintiler yüksek, eğitim seviyesi düşük, bazı politikalar istihdamı korumuyor. Bütün bunların çözülmesi lazım.
Ama son dönemde yabancı sermaye girişine aşırı yaslanan politikaların neden olduğu TL'deki değerlenme de işgücünü diğer rakip ülkelere göre suni olarak pahalılaştırıyor. Bu durumda hem kayıt dışılık, hem de sermaye yoğun üretime doğru kayma oluyor. İşsizliği azaltarak daha hızlı büyümek mümkünken bu fırsat kaçıyor.
Bu sorunun sadece işgücünün verimliliğini artıran mikro reformlarla çözüleceğini sananlar müthiş yanılıyorlar. Örnek gösterdikleri Asya ekonomilerinde yerli paranın durumuna bir göz atmalarında yarar var. Hiçbir mikro reform, aşırı değerli paranın üreten kesimler üzerinde yarattığı tahribatı telafi edemez.
| İşgücü piyasası oranları (%) | | | Ocak | Şubat | Mart | Nisan | Mayıs | Haziran | | İşsizlik | 2005 | 11,5 | 11,7 | 10,9 | 10,0 | 9,2 | 9,1 | | 2006 | 11,8 | 11,9 | 10,9 | 9,9 | 8,8 | 8,8 | | Türetilmiş işsizlik | 2005 | 23,6 | 24,4 | 22,9 | 20,3 | 18,7 | 18,1 | | 2006 | 25,6 | 26,5 | 24,4 | 21,8 | 19,6 | 19,1 | | 15+/ toplam nüfus | 2005 | 70,8 | 70,8 | 70,9 | 70,9 | 70,9 | 71,0 | | 2006 | 71,1 | 71,1 | 71,1 | 71,2 | 71,1 | 71,2 | | İstihdam oranı | 2005 | 41,3 | 41,3 | 41,9 | 43,5 | 44,8 | 45,4 | | 2006 | 40,6 | 40,1 | 41,4 | 43,0 | 44,3 | 44,9 | | Kayıt dışı ücretli | 2005 | 20,6 | 21,3 | 22,0 | 22,6 | 22,4 | 22,7 | | 2006 | 23,3 | 22,2 | 22,9 | 22,7 | 23,2 | 23,0 | |
foztrak@yahoo.com
|
|