|
 |
|
|
Namı Göcek'te yayılmış
Göcek'in Göbün Koyu'nda yer alan Kapı Creek Restaurant mavi turcuların gözdesi. Cep telefonuyla rezervasyon yaptırmayanlar bu lokantada akşamları masa bulamıyor
Göcek'ten mavi tura çıkanlar üç gruba ayrılıyor: (1) Kendi tekneleriyle (yatlarıyla) yaz boyu Göcek koylarında dolananlar. (2) Bodrum yapısı, üç-beş kamaralı, ahşap tekneleri (gulet) bir haftalığına kiralayarak arkadaşlarıyla, dostlarıyla, koylarda dolananlar. (3) 50-100-200 kişilik dev, iki katlı teknelerle sabahtan-akşama organize turlara katılan günübirlikçiler.
Kendi tekneleriyle (yatlarıyla) yaz boyu Göcek'te dolananların hemen tamamı bizim vatandaşlarımız. Ama teknelerinin hemen tamamı yabancı bayraklı. Yabancı bayraklı bu teknelerin de hemen tamamının her biri 1-10 milyon avro değerinde. İçlerinde yok yok olan, jeneratörlü, havalandırmalı tekneler.
Çilekeş çam ağaçları
Bu tür teknelerin sahipleri denizde dolanmaktan pek hoşlanmıyor. Kıçtan bir iple deniz kıyısındaki bir çam ağacına bağlanıyor. Sonra jeneratörler, havalandırmalar gürül gürül çalıştırılıyor. İçindekiler pencereleri sıkı sıkı kapatarak tekne içinde serinliyor... Yiyor, içiyor... Arada sırada suya girip çıkıyor. Sonra yine içeriye kapanıyor.
Bu tür tekneler iki günde bir, bir ağaçtan çözülüp öbür ağaca bağlanıyor. Böylece hem "tebdil-i hava" oluyor hem de kaptanlar sintinelerini (gemide biriken pisliklerin deposuna sintine deniliyor) açık denize boşaltıyor.
Kiralık tur tekneleri gün boyu kıyı kıyı yol aldıktan sonra bir koya demir atıyor. Kıçtan bir çam ağacına iple bağlanıyor. Turcular her gün farklı bir koyda denize girmenin keyfini yaşıyor. Kaptanın hazırladığı yemekleri yiyerek keyif yapıyorlar.
Günübirlikçileri taşıyan dev tekneler gün boyu birkaç koya uğruyor. Onlar da kıçtan bir çam ağacına bağlanıyor. Günübirlikçilere 40-50 dakika süre veriliyor. Onlar denize girip çıkınca, tekne bir başka koya doğru yola koyuluyor.
Bu üç grup tekne arasında dolanan, sayıları az da olsa, yelkenliler var. Bu yelkenliler genelde Yunan adalarından gelen yabancıların kullandığı, gün boyu koylarda dolanan, gece vakti bir koyda kıçtan çam ağacına bağlanan turistik-denizci tekneler.
Dikkat buyurulursa, Göcek'in ve mavi turun belirgin özelliği teknelerin kıçtan iple bir (zavallı) çam ağacına bağlanması. O çilekeş çam ağaçları o dev teknelerin ipleri boğazlarına geçirilmiş durumda yaşam savaşı veriyor.
Günübirlikçiler, tur tekneleriyle mavi tura çıkanlar yemeklerini teknede yiyor. Yelkenli kullananlar yemeklerini kendileri yapıyor. Lüks yabancı bayraklı teknelerin her birinin tam donanımlı mutfağı ve yerli-yabancı aşçıları var. Ama bu teknelerde gün boyu pencereleri kapatarak havalandırmayı açanların, günlerini tekne içine hapis olarak geçinenlerin arada sırada (!) canları sıkılıyor. "Şöyle basit bir lokantaya gidip de halkla birlikte bir şeyler yiyelim... Halk ne yiyip ne içiyor, gidip de görelim (!)" diyorlar...
Koyda balık-ekmek
Göcek'in koylarında şimdilerde özellikle bu tür müşterilere hizmet veren küçük lokantalar var. Suyun, elektriğin olmadığı, kuşun uçtuğu ama kervanın geçmediği yerlerde faaliyet gösteren bu tür lokantalarda mutfak ve servis imkanları çok fakir. Ama ne dert?
Göbün Koyu'unda yat bağlama noktasındaki Kapı Creek (Koy) Restaurant, işte bu tür lokantaların en fazla rağbet görenlerinden biri. Cep telefonuyla rezervasyon yaptırmayanlar akşamları masa bulamıyor. Rezervasyon yaptıran devamlı ve hatırlı müşteriler teknelerini koyun dibindeki lokantanın rıhtımına bağlayabiliyor.
Yıllar önce Bodrum'da, Göcek koylarında mantar avcılığı diye bir meslek vardı. Dalgıçlar denizden mantar çıkarırdı. Sonra mantarlar yok oldu.
Göcekli dalgıç Tahir Özmen 30 yıl önce Göbün Koyu'ndan mantar çıkarırmış. Koyun dibinde bir kulübesi varmış. Akşamları da koyda geceleyen gemicilere balık-ekmek satarmış.
30 yıl önce Tahir Özmen'in başlattığı servisi şimdilerde oğlu Deniz Özmen ile yeğenleri olan, Dalamanlı Önder ailesinin üyeleri sürdürüyor.
Bir aile işletmesi
Kıyının hemen arka yanında bir odun fırınları var. Müşterilerinin seçtiği balıkları tartıyor, genelde fırında, tepsi içinde zeytinyağıyla pişiriyorlar. Lagosun kilosu 80, levreğinki 30 YTL. Her masaya ısmarlayın ısmarlamayın, fırında hazırlanmış ekmek, karışık yeşil salata, patlıcan salatası, haydari ve beyazpeynir getiriyorlar. Sonra sipariş alıyorlar. Balık pahalı. Köfte ucuz. Köfte yerse, bir kişi 20-25; balık yerse 25-90 YTL ödemek zorunda kalıyor.
Tam bir aile işletmesi. Fırının başında Metin Önder, ocağın başında karısı Ayşe Önder var. Gelin Nihan Korkmaz, Ayşe Önder'e yardım ediyor. Muammer Önder, Mehmet Korkmaz, İsmail Korkmaz, Eşref Ünlü kıyıda dolanarak hem teknelere "gel gel" yapıyor hem müşterilerle sohbet ediyor hem de servis yapıyor.
İlginç bir koy lokantası. Gidenler memnun ki, devamlı müşterileri var. Namı Göcek'teki yerli-yabancı tekneciler arasında yayılmış.
|
|
|

|