Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 23 Eylül 2006 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Otomobil    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
AKP Çelik'i gözden mi çıkardı?


Milli Eğitim Bakanı Çelik'in özel öğretim kurumları yasa tasarısı görüşülürken Meclis'e gelmemesi, kimileri tarafından kırgınlık, kimileri tarafından da dışlanma olarak değerlendiriliyor. Aynı şekilde, Çelik'in Başbakan Erdoğan'a çok yakın olduğunu söyleyenler kadar iplerin koptuğunu iddia edenler de var. Çelik'le ilgili bir başka değerlendirme ise aleyhinde yazılan her yazının, hakkında verilen her gensoru önergesi ve davanın konumunu daha da güçlendirdiği yönünde.
Peki gerçek ne? İşte bu konuda hiç kimse somut bir şey söyleyemiyor. Ama fazla değil, birkaç gün içerisinde her şey netleşecek.
Bakan Çelik hakkında verilen gensoru önergesinde AKP'nin tavrı çok önemli. Grup kararı alarak Bakan Çelik'i gözü kapalı destekleyip yaptığı her şeye kefil mi olacaklar, yoksa parti grubunu özgür iradeleriyle baş başa mı bırakacaklar? Birlikte göreceğiz.
Bir önceki hükümetin Milli Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu hakkında gensoru önergesi verildiğinde, Ecevit kürsüye çıkıp bakanını aslanlar gibi savunmuştu. Hatta Bostancıoğlu'nun gensoruyla devrilmesinin vatana ihanet anlamına geleceğine yönelik hamaset dolu bir nutuk da atmıştı. Nitekim Ecevit'in o vatan-millet-Sakarya nutkundan sonra da gensoru reddedilmişti.
Ama bu gensorunun daha mürekkebi kurumadan, DSP'nin parçalanmasıyla kurulan yeni bir partiye ilk giden isimlerden biri, Ecevit'in TBMM kürsüsünden canla başla savunduğu Metin Bostancıoğlu oldu.
İşte o günlerde, Ecevit'le karşılaştığımızda burnundan soluyordu. Bostancıoğlu'na öfke yağdırıyordu. Ne mi yaptık? Sadece güldük?
Sonra ne oldu? Bostancıoğlu unutuldu gitti.
Şimdi geriye dönüp neden bunları anlatma gereği duydum? Anılar neden tazelendi?
Tarih tekerrürden ibaret diyenler o kadar çok ki!..
Ama kim ne derse desin, ben hâlâ Çelik'in ülke için olmasa da partisi için en çok çalışanlardan biri olduğuna inanlardanım. Sonrasını ise hep birlikte yaşayıp göreceğiz...

Boş kontenjanlar
Fen ve anadolu liselerindeki 5 bin kontenjan göz göre göre boş kaldı. Yazık çok yazık. Bu yıl sınava giren yüz binlerce öğrenci ile onların ailelerinin sadece bakana değil devlete olan güvenleri de sarsıldı. Bu konuda, Sayın Bakan'ın da yanıltıldığı kanısındayım. Başkalarını bilmem ama Bakan Bey'in çocukları çok sevdiğini biliyorum.
Bakan Bey, başta ben olmak üzere kendisini eleştirenleri sevmeyebilir ama bu, bizlere kızıp da çocukların geleceğiyle oynaması anlamına gelmez. Eğer biz çok istiyoruz diye fen ve anadolu liselerindeki 5 bin kontenjan açığı kalmasına seyirci kaldıysa, çok üzülürüz.
Politikacılarda bu tür davranışlara sık sık rastlıyoruz. Yapacakları bir şey varsa, eğer medya konunun üzerine gidiyorsa, anında vazgeçiyorlar. Gazeteler yazdı da bu yüzden geri adım attı durumuna düşmek istemiyorlar.
Oysa hatadan dönmek de bir fazilettir. İnatçılığın ise, başta kendileri olmak üzere, kimseye bir yararı yok.
Eğer buna bir yararı olacaksa, artık 5 bin kontenjan açığını ağzımıza bile almayız. Yeter ki bu milli servet heba olmasın!..

Ders kitapları
100 Temel Eser'den sonra ders kitaplarıyla ilgili şikâyetler dorukta. Pozitif eğitim, bilim ve akıl neredeyse dışlanıyor. Bütün bunlar kasıtlı mı? Evet demek zor. Ama garip gelişmeler oluyor. Denetim zafiyeti var. Öyle ki herkesin eleştirdiği Çelik'i kadrolaşma ve partinin temel politikalarını uygulama konusunda yetersiz bulunlar bile var. Yani, ne İsa'ya yaranıyor ne de Musa'ya.
Özetin özeti: Eğitim, tıpkı dinimiz gibi kutsal değerlerin en başında geliyor. Ne olur onu da yıpratmayalım!..

aguclu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
YÖK-bakanlık çekişmesi
YÖK ile Milli Eğitim Bakanlığı arasındaki bit...
Çetin ALTAN
"Yazarlar"a karşı barbarizmin pençesi ve Köyceğiz günleri noktalanırken...
M.Ö. 330 yıllarında Büyük İskender tarafından...
Melih AŞIK
Tohum ve toprak
AB'nin isteği üzerine TBMM'ye sevk edilen bir...
Fikret BİLA
Bardakoğlu: Sosyalleşme kanalları lazım
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğ...
Hasan CEMAL
Baykal'la kıyameti koparmak!
Sosyal demokratlık nedir? Hele Türkiye gibi y...
Güneri CIVAOĞLU
Hanedanın sesi
Osmanlı ailesinin en büyüğü Ertuğrul Osman Ef...
Can Dündar
Atatürk'ün günlükleri
28Temmuz 1918 Pazar:
Abbas GÜÇLÜ
AKP Çelik'i gözden mi çıkardı?
Milli Eğitim Bakanı Çelik'in özel öğretim kur...
Semih İDİZ
Medeniyetler çatışmasının ön cephesine sürükleniyoruz
Papa 16'ncı Benedictus ile birkaç gün önce öl...
Metin MÜNİR
Kıbrıs'ta aforoz liginin yeni takımları
Kıbrıs'taki koalisyonun büyük ortağı Cumhuriy...
Hasan PULUR
Solun tarihinden bir görüntü...
ABDÜLKADİR Demirkan kimdir?
Derya SAZAK
Ekim dalgası
IMF'nin 'ikinci dalga' uyarısı ekim gelmeden,...
Meral TAMER
TBMM'de Akdağ'a tüp bağlatma için soru önergesi!
Sağlık Bakanı Prof. Dr. Recep Akdağ, geçen ay...
Tamer HEPER
Para dediğin nedir ki?
Bu memleketin kalkınması için elinden geleni ...
Yaman TÖRÜNER
Bankacılık suçları
Türkiye Barolar Birliği Başkanı Özdemir Özok,...
Güngör URAS
Dalga devam edecek (Dalga gemiyi sallar ama her dalga gemiyi batırmaz!)
Dün gene piyasa dalgalandı. Dalgalanma demek,...
M. Ali BİRAND
Cemil Çiçek, galiba haklı çıkacak
Adalet Bakanı Cemil Çiçek ile, KRİTER'in Paza...

© 2006 Milliyet