|
 |
|
|
Riskler
Ekonomide iyi şeyler var. Enflasyon düştü. Büyüme sağlandı. Bütçe bazı aylarda fazla bile veriyor. Borçlanma kolay yapılıyor, vadeler uzadı. Döviz rezervleri arttı. Başarılı özelleştirme yapıldı.
Peki, bütün bu yapılanlar kimler, hangi gruplar için?
Çünkü; halkın refah seviyesi artmadı. İşsizlik düşmedi. Orta sınıf gittikçe yok oluyor.
Ekonomideki riskleri daha iyi anlayabilmek için, bazı soruların cevabını bilmek ve ekonomideki yeni dengeleri sorgulamamız gerek.
Türkiye daha ucuza borçlanıyor mu?
Hiç bu kadar pahalı olmadı.
Faiz % 12.8, enflasyon beklentisi % 7.48. Enflasyonun % 150'si kadar reel faiz veriliyor.
İhracat özendirilemiyor
Döviz rezervlerinin bize maliyeti nedir?
Döviz rezervleri yabancılara olan borçlarımız karşılığında tutuluyor. Krizlerde bile kullanılamıyor. 2000 krizinde ve bu yıl mayısta kullanılamadı. Merkez Bankası'nda yaklaşık 60 milyar dolar, bankalarda yaklaşık 28 milyar dolar rezerv var. Amerikan Hazinesi tahvillerinin % 2.85 fazlası bir faizle borçlanılıyor. Döviz rezervinin bize maliyeti yıllık % 3 civarında. Bu da yılda 2.6 milyar dolar eder.
Paramızın değerli tutulmasının sonuçları nedir?
İhracat ve üretim özendirilemiyor. Büyüme ithalatla finanse edilir durumda. Yani, üretim yapılmadan, büyüme sağlandı. Üretim artmadığından, işsizlik düşürülememekte. Halen, döviz kuru riski bakımından, dünyanın en riskli ülkelerinden birisiyiz.
Yüksek faiz politikası ne işe yarıyor?
Türk lirasının değerli tutulmasını sağlıyor. Yüksek faiz, Hazine borçlanmasının faizini de yükseltiyor. Faiz yükselince, tabii ki, fazla uğraşmadan borçlanılabiliyor.
Devlet borçları ne durumda?
Bu yılın ilk çeyreği itibariyle dış borç 185 milyar dolar. AKP iktidara geldiğinde, yani 2002 sonunda, 130 milyar dolardı. Devletin iç borcu, aynı dönemde 350 milyar YTL. 2002 sonunda 257 milyar YTL idi.
Yabancı güdümü var
Ekonominin yeni dengeleri ne âlemde?
1) Türk ekonomisi tamamıyla uluslararası para hareketlerinin kontrolü altına girdi.
2) Sürekli cari açık veren bir ekonomik model yaratıldı.
3) Ekonomideki ve diğer konulardaki karar alma sürecinde yabancı güdümü tamamen yerleşti.
4) Faiz dışı fazla tutmak temel politika oldu.
5) Devlet yatırımları çok kısıtlandı.
6) Bankacılık sektörümüz yabancıların kontrolüne geçiyor.
7) Milli şirketlerin kredi ihtiyacı karşılanamıyor. Kredi piyasası yok.
8) Piyasalar sığ. Yeni piyasalar ve enstrümanlar gelemiyor. Dolayısıyla, ekonomideki kırılganlık büyük.
Dengelerdeki bu bozulma, bir aşamada ülke bütünlüğümüzü tehdit edebilir mi dersiniz?
ytoruner@milliyet.com.tr
|
|
|

|