|
 |
|
|
Büyüklerimiz cari açık sorununun önemini yeni anladı
Sorunu küçükken çözmek kolaydır. Cari açık (döviz açığı) 2002 yılında 1.5 milyar dolar iken, 2003 yılında 8.0 milyar dolara yükselince "uyarı yapıldı". Sorunu bir an önce çözelim. Yoksa açık büyüyecek. Sorun çözülemeyecek. Başımıza iş çıkacak" denilerek yazıldı, çizildi.
IMF Büyükleri ile Büyük Türk Büyükleri, "Sorun yoktur. Döviz çoktur" diyerek uyarı yapanları azarladı.
Bakınız 19 Ağustos 2004 tarihinde (bundan iki yıl önce) MİLLİYET'in bu sütununda Güngör Uras neler yazmış: "...Bizde ekonominin dinamiği ve motoru ithalattır. Üretim arttıkça ithalat artar. İthalat arttıkça ekonomi canlanır. İthalat arttıkça döviz açığı büyür. Cari işlemler açığının büyümesi, el kesesinden hovardalık yapmakta ölçüyü kaçırdığımızın göstergesidir.
Cari işlemler açığını kapatmak için giren para Türkiye'nin dış borç rakamını büyütüyor. Hem ödeyeceğimiz faiz hem de ödeyeceğimiz borç miktarı artıyor. Cari işlemler açığı büyüdükçe, dış borç rakamı şiştikçe yabancılar, "Bu ülke bu paraların faizini de, kendisini de ödeyemez" diyerek para musluğunu kapatıyor. İşte o zaman da ülkede kriz çıkıyor. Bundan önce böyle oldu...
Sorun önemsenmedi
Bu nedenle, şu günlerde bazı iktisatçılar, "Başımıza yeni bir bela gelmesin" diyerek uyarıda bulunuyor. Bazı iktisatçılar da, "Bize bir şey olmaz abicim" diyerek, "Oğlum Ahmet, yoluna devam et" türküsü çağırıyor. Kimse ülkenin kötülüğünü istemez. Ama yılda 10 milyar dolar döviz açığını bu ülke "hazmedemez". Neyin ne olacağını göreceğiz de... İnşallah halkın canı gene yanmaz.."
Bunlar iki yıl önce yazılanlar... Şimdi IMF Büyükleri ve de Büyük Türk Büyükleri cari açığın büyümesinin sorun olduğunu anlamışlar da nasıl kapatacaklarını bilemiyorlar.
Ekonomi 30 milyar dolar cari açıkla ayakta durur hale geldikten sonra, sorunu çözmek kolay değil.
Hatırlayınız, iç borç stokumuz 2000 yılında 36 milyar YTL, 2001 yılında 122 milyar YTL idi. O yıllarda "İç borç stokunu konsolide edelim. Yeniden yapılandıralım... Bunu yapmanın zamanıdır. Şimdi yapılmazsa bu borç giderek ödenemez hale gelecek" diyerek yazdık, çizdik. Dinleyen olmadı.
Pahalı ders
Bugün iç borç stoku 252 milyar YTL. Bundan sonra yeniden yapılandırmak neredeyse imkânsız. Sadece faiz ödüyoruz. Hem de yüzde 21 faiz ödüyoruz. Bütçenin yüzde 30'u faize gidiyor. Borç stoku azalmıyor. Devamlı büyüyor.
Borç ve cari açık rakamları giderek büyürken, "iyimserler" (veya günü geçirmekten başka şey düşünmeyenler) çözüm isteyenleri azarlayıp durdu. "Siz rakamın büyüklüğüne bakmayın. Borcun ve cari açığın Milli Gelir'e oranı düşüyor. Önemli olan odur" dediler... Dediler de sonunda sorunlar büyüdü... Büyüdü... Çözülemez boyuta ulaştı.
Yılanın başı küçükken ezilir. Cari açık 8.0 milyar dolarken yazılanlar ciddiye alınsaydı, açık 30 milyar dolara tırmanmazdı. İç borç 2001 yılında konsolide edilse, yeniden yapılandırılsaydı, iç borç stoku 252 milyar YTL'ye ulaşmazdı.
"Ha... İşte bu da bize ders olsun..." diyeceğiz ama... Bu ne pahalı bir ders... IMF Büyükleri ile Büyük Türk Büyükleri'nin yanlış politikalarının faturasını gene bu "Saf ve bakir Türk halkı" ödeyecek.
guras@milliyet.com.tr
|
|
|

|