Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 02 Ekim 2006 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Kitapta 'abdest' kelimesi geçmiyor

Milliyet, Milli Eğitim Bakanlığı'nın Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi kitabında "abdest suyu alyuvarları artırır" ifadesini gündeme getirince yetkililer, Alman yazar Dr. Schalle'nin kitabından alıntı olduğunu söyledi. Başbakan da "Kitabı getirtip baktım cümleler aynen var" dedi. Ancak Milliyet Dr. Schalle'nin orijinal kitabını bulup A'dan Z'ye inceledi. Alternatif tıp yöntemi olarak su kürünü anlatan kitabın içinde 'abdest' kelimesi geçmiyor. "Soğuk su kürü"yle abdest arasındaki tek ortak nokta ise, her ikisinde de suyun kullanılması

GÜRSEL KÖKSAL Frankfurt

Milli Eğitim Bakanlığı'nın (MEB) 11. sınıfta okuttuğu "Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi" kitabında yer alan "abdest alırken kullanılan su sayesinde kandaki alyuvarların arttığı" ifadesinin, kaynak olarak gösterilen Almanca kitabın orijinal baskısında bulunmadığı belirlendi.
Milliyet'in 22 Eylül Cuma günü manşetinden yayımladığı haber üzerine MEB yetkilileri ve hükümet tarafından yapılan açıklamalardaki ortak nokta, abdest suyunun tıbbi sonuçlar doğurduğu yolundaki ifadenin ders kitabının yazarlarına ait olmadığı, bir Alman yazarın kitabından alındığı oldu.
Ancak Milliyet'in söz konusu kitabı bularak yaptığı incelemede, metinde "abdest suyu"ndan hiç söz edilmediğini, "alternatif tıp" yöntemleri çerçevesinde başvurulan bir su kürünün anlatıldığı gün ışığına çıkartıldı.

Schalle, Kneipp'in hastasıydı
"Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi" kitabında abdest suyunun tıbbi etkileri olduğu iddiasına kaynak gösterilen Alman yazar Dr. Albert Schalle, kitabında ağırlıklı olarak suya dayanan bir doğal tedavi sistemini anlatıyor. Dr. Schalle'nin, 19. yüzyılın sonunda Katolik rahip Sebastian Kneipp tarafından kurulan ve kendi adını taşıyan tedavi sistemi "Kneipp Kürü"nü tanıtan kitabı, aynı adı taşıyor:
"Die Kneippkur. Die Kur der Erfolge" (Kneipp Kürü. Başarıların Kürü)
Çocukluğunda kendisi de Sebastian Kneipp tarafından Almanya'nın güneyindeki Bad Wörishofen'de kurulan Kneipp Kürü Merkezi'nde tedavi gören, daha sonra bu merkezde çalışan, Kneipp'ın öğrencisi olan Dr. Schalle'nin artık piyasada bulunmayan 550 sayfalık kitabının ilk baskısı 1931'de yapıldı. Kitap, 80'li yıllara kadar defalarca basıldı.

Tartışılan alıntı
Türkiye'deki okulların 11. sınıflarında zorunlu din derslerinde okutulmak üzere MEB tarafından bedava olarak dağıtılan "Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi" kitabındaki "İslamda ibadetin faydaları" bölümünde yer alan "Bunları Biliyor musunuz?" başlığıyla açılan bölümde abdestin faydaları şöyle anlatılıyor:
"Abdest almanın insan sağlığına birçok katkısı vardır. Abdest alınırken kullanılan su sayesinde kan dolaşımı hızlanır, alyuvar sayısı çoğalır. Solunum hareketlenir. Alınan oksijen miktarı artar. Sinirler sakinleşir, ferahlar, kalbin yükü hafifler, tansiyon normalleşir (...)"

İsim de yanlış verildi
Kitapta, bu iddialar için 'Dr. Elbert Schalle'nin 1957 yılı basımı kitabı kaynak olarak gösteriliyor. Alıntıya ilişkin bilgi aktarılırken yazarın "Albert" olan ön adının yanlışlıkla "Elbert" olarak yazıldığı dikkat çekiyor.
Dr. Schalle, kitabında "su ve kandaki alyuvarlar" ilişkisini kendi deneylerine değil, kaynak göstermeden başkalarına dayandırarak şöyle anlatıyor:
"Kanın hemoglobin (renk maddesi) içeriğinin, alyuvarlar sayısının soğuk su kürü etkisi altında arttığı kanıtlanmıştır." (sayfa 70).
Dr. Schalle'nin burada sözünü ettiği "soğuk su kürü"yle abdest arasındaki tek ortak nokta, her ikisinde de suyun kullanılması.
"Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi" kitabında Dr. Schalle'nin kitabının 1957-Münih baskısının 87 ve 88. sayfalarına işaret ediliyor. Bu atıfla kitabın 1957 Almanca baskısının kastedildiği düşünüldüğünde, gündeme büyük bir 'hata', 'yanlış' ya da 'tahrifat' olasılığı geliyor.
Kitabın sözü edilen sayfalarında "abdestin kandaki alyuvarları artırdığı" iddiasını destekleyecek hiçbir ifade yok. Bu bölümde "yarım banyo" ve "ayak banyosu" anlatılıyor. Bu banyoların, suyun kullanılması dışında abdestle hiçbir ortak yönü bulunmuyor.
Kitapta yer alan resimlerde, söz konusu "banyo"ların bir küvet, bir kova, bir kap ya da havuz içinde biriken "durgun su"da oturarak, ayakta durarak ya da yürüyerek yapıldığı görülüyor. Yıkanma söz konusu değil ve özel durumlar hariç, suyun soğuk olması gerekiyor.

Suyla tedavi yöntemleri

Kitaptaki suyla tedavi yöntemleri çeşitlilik gösteriyor: Islak bezle yıkanma, ıslak havlularla kundaklama, çeşitli banyolar (tam, oturma, ayak, göz, kol), su dökme (dize, baldıra, tüm vücuda vs), buhar banyosu.
Hemen hepsi fotoğraf ve çizimlerle tarif edilen bu tedavi biçimlerinde, özel durumlar hariç soğuk su kullanılıyor. Vücudun ya da suyun kullanılacağı bölgenin önceden ısınmış olması, tedavinin ardından doğal olarak kurumaya bırakılması esas alınıyor.

Erdoğan: Cümleler kitapta aynen var

Başbakan Erdoğan, ABD'ye uçuşu sırasında gazetecilere açıklamalarda bulunurken, din dersi kitabındaki "abdest alınan suyun alyuvarları artırdığı" tartışmalarına ilişkin soruları da yanıtladı. Hürriyet gazetesi Genel Yayın Ertuğrul Özkök'ün anlatımlarına göre Erdoğan, "alyuvar meselesi"nin bir Alman bilim adamının kitabından alındığını, kitabı getirterek kendisinin de baktığını söyledi. "Bir sakatlık varsa onu bağlar" diyen Erdoğan, "Kitapta bu cümleler aynen var mı?" sorusuna da, "Evet, aynen var" yanıtını verdi.

Kitabı, Papa'ya takdim etti

Dr. Albert Schalle, 1877-1952 yılları arasında yaşadı.
Sebastian Kneipp tarafından kurulan ve kendi adıyla anılan "doğal tedavi" sisteminin uygulandığı terapi merkezinde "terapi doktoru" olarak çalıştı. Kneipp Kürü (Kneippkur) sistemini geliştiren Sebastian Kneipp'ı bizzat tanıdı. Önce hastası oldu, yanında tedavi gördü; daha sonra da doktor olarak Kneipp'ın terapi merkezinde çalıştı. Merkezde Kneipp'ın öğrencisi oldu, merkezin çıkardığı periyodik yayını yönetti.
Schalle'nin yazdığı kitap 1930'lardan 1980'lere kadar çok sayıda baskı yaptı. Kitap, sistemi tanıtıyor, hastalıklara göre hangi yöntemlerin kullanılacağını, fotoğraf da kullanarak anlatıyor. Söz konusu yöntemlere kuşkuyla bakan tıp dünyasıyla tartışıp sistemi ve Kneipp'ı savunuyor. Kitabın 1948 baskısının (11. baskı) önsözünde, yazar eserini bizzat Papa XI. Pius'a takdim etme şansı bulduğunu ve bunun "unutulmaz bir anı" olduğunu yazıyor.

1985'ten beri basılmıyor

1930'lardan itibaren onlarca baskı yapan kitap, uzun süre Katolik rahip Kneipp tarafından geliştirilen "Kneip Kürü"yle ilgili önemli başvuru kitaplarından biriydi. Kitabın en son baskısı 1985'te yapıldı. Bu alanda çok sayıda yeni kitap yayımlandığı için 1985'ten sonra basılmayan ve piyasada bulunmayan kitap 'müzelik' oldu. Kitabı piyasada bulmak mümkün değil; sadece bazı sahaflarda, bazı kütüphanelerde ve "Kneipp Müzesi"nde bulunabiliyor.
Bugün Dr. Schalle ve kitabının izini bulmak için en iyi adres, "Kneipp Kürü" sisteminin babası Sebastian Kneipp'ın Almanya'nın güneyindeki Bad Wörishofen'de kurduğu Kneipp Kürü Merkezi'ne bağlı "Kneipp Müzesi."
Müze görevlileri, tedavi merkezinde yıllarca çalışan, bültenlerini yayımlayan Dr. Schalle'nin adını zorlanarak hatırlıyorlar.

Din adamı ve doktor

Sebastian Kneipp, 1821-1897 yılları arasında yaşadı. Yoksul bir ailenin çocuğu olan Kneipp, bir akrabasının yardımıyla ilahiyat dalında yüksek öğrenim görerek rahip oldu.
Öğrenimi sırasında tüberküloza yakalandı, doktorların tüm çabalarına rağmen bir türlü iyileşemedi. Doktorların ve kendisinin tüm umutlarını kestiği bir anda suyla tedavi yöntemlerini ele alan bir kitap okudu, bu yöntemleri kendi kendine uygulayıp hastalığı yendi ve uzun yıllar yaşadı.
Böylece din adamlığının yanı sıra ağırlıkla "suyla tedavi" yöntemlerini içeren ve daha sonra kendi adı verilen "Kneipp Kürü"nü geliştirdi. 1855'te Bad Wörishofen kentindeki manastıra atandı.
Burada, çok sayıda insana tedavi önerirken modern tıp doktorlarının eleştirileri ve engellemeleriyle karşılaştı. Hakkında davalar açıldı, "tedaviden men" kararları çıkarıldı.
1893'te Papa XIII. Leo tarafından 'Monsenyor' unvanı verilerek onore edildi.





GÜNCEL
Kitapta 'abdest' kelimesi geçmiyor
Dağ taş aranıyor
Çadıra hücum!
'Murat Karayılan ABD'lilerle görüştü'
Komutan gazi ağabeye sarıldı
Teğmenin katili öldürüldü
Mersin'de üçüncü patlama
Geniş Açı'dan özel set
Amargi'nin 2. sayısı çıktı






Can Dündar
Devrim, Deniz Harp Okulu'na geri döndü
1969'da 69 deniz subayı bir bildiri yayımlamı...
Hasan PULUR
Sanki alan varmış gibi...
HOLLANDA'DA seçim var, partiler oy alabilmek ...
Çetin ALTAN
Profesör dostum
Onu ilk kez Hukuk Fakültesi'nin birinci sınıf...

© 2006 Milliyet