Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 03 Ekim 2006 / Salı  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Kim konuşmalı?


Başbakan Erdoğan ve bakanları, Meclis Başkanı, "irtica yok" diyor. Cumhurbaşkanı Sezer, Genelkurmay Başkanı Org. Büyükanıt ve Kuvvet Komutanları'na göre ise, "irtica var".
Birincilerin kafasında belirli bir "laiklik" tanımı oluşmuş değil.
Kendilerine göre, "irtica" bugünün Türkiye gerçeği değil.
Onlara "irtica" söylemi, çok daha "radikal İslam"a çağrışım yaptırıyor.
Örneğin... Müslüman Kardeşler Örgütü, Hamas, Hizbullah... Bin Ladin'in El-Kaide'si, Ahmedinecad'ın İran'ı, Taliban'ın Afganistan'ı... Kırbaç, kol kesme, kafa uçurma cezaları uygulayan ve kadınları ikincil yurttaş gören Suudi Arabistan... En katı din kurallarının geçerli olduğu Sudan...
Bu skalada yer almayan Türkiye ile bu örneklerin "irtica" etiketinin örtüşmediği kanısındalar.
........................
Buna karşılık...
İkinci grup ve Türkiye insanının çoğunluğu için "irtica", Atatürk ilkelerinden koparak bir süredir üzerinde sürüklenilen kaygan zemindir. Nereye varacağının bugünden görülmesidir.
Atatürk'ün çağdaşlık tanımının içinin boşaltılmasıdır.
"Kula kul" olmayı öngören "mürit-hoca-efendi hazretleri" ilişkilerine girmek, Kuran'da ve Hz. Muhammed'in zamanında olmayan ve devrim yasalarıyla yasaklanmış olan tarikat, tekke çatıları altında toplanarak ayrışmak... Bu cemaat ilişkilerini, çoğu kez siyaset ve ekonomik çıkar için kullanmak... Temiz inançları sömürmek... Hurafelerle çocukların, gençlerin beyinlerini yıkamak... Bu ülkenin kurucusu, bağımsızlığının önderi Atatürk'ü, onun izinden giden askeri, üniversite hocalarını, öğretmenleri, yargıçları, savcıları, idarecileri saf dışı etmek...
Bunları yapanların, bilgisayar kullanmaları, diplomaları, yabancı dil bilgileri onları "çağdaş" yapar mı?
.......................
Başta laiklik olmak üzere, Atatürk ilkelerine sahip çıkan kurumlar arasında TSK'nın önemli yeri vardır. Büyükanıt Paşa'nın konuşması bu açıdan da görülmelidir.
.......................
Komutanların meşru konuşma yeri Anayasa'ya göre, "sadece MGK olmalıdır" eleştirilerine gelince... Hava, Kara, Deniz Kuvvetleri komutanlarının, Hava, Kara, Deniz Harp Okulları'nda Genelkurmay Başkanı'nın, Harp Akademileri'nde açılış konuşmalarını yapmaları "meşru" zemin değil midir?
İçeriğe de gelince...
Bir süredir içeriden ve dışarıdan "TSK'yı yıpratma" kampanyası yürütülmekte.
Örneğin... AB'nin Genişlemeden Sorumlu Komiseri, AB'nin Ankara temsilcisi, "TSK'dan rahatsızlıklarını -kaba sayılacak bir üslupla- dile getirdiler. NATO üyesi Hollanda'nın Genelkurmay Başkanı, sırtında üniformasıyla gelip bu nakarata katıldı."
TSK'yı savunmak üzere hükümetten "bir ses, bir nefes" geldi mi?
"Asker, siyaset konuşmaz, asker susmalı" diyenler için bir soru:
"Peki konuşması gerekenler niye sustular ve susuyorlar?"
Hiç değilse Milli Savunma Bakanı gereken cevapları veremez miydi?
Büyükanıt Paşa, TSK'yı "siyasete ağırlık koymakla suçlayan" TESEV raporunun 9 bölümünün, sivil irade referanslı kadroların katkısıyla hazırlandığını, raporun arkasında kimlerin ve hangi ilişkilerin bulunduğunu kanıtlarıyla açıklayabileceğini de söyledi.
Peki... TSK'yı savunma durumunda olan sivil irade suskun kalmışsa, hatta TSK'yı hedef alan raporlarda destek kuşkuları bile varsa, asker de sessiz kalarak, bu iddiaları "zımnen" kabul etmiş görüntüsü mü vermeliydi?
TBMM'nin hür iradesiyle kabul edilmiş ve yürürlüğe girmiş yasanın TSK'ya verdiği görevin, Harp Okulu öğrencilerine ve kurmay adaylarına anlatılması ne meşruiyet dışıdır, ne demokrasi ve AB karşıtlığı...

g.civaoglu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
İrtica gerilimi
CUMHURBAŞKANI ve komutanlar irticai tehdidin ...
Melih AŞIK
Büyük salvo!
Cumhurbaşkanı Sezer'den bir gün sonra Orgener...
Fikret BİLA
Genelkurmay Başkanı'nın konuşmasındaki adresler
Genelkurmay Başkanı Org. Yaşar Büyükanıt'ın, ...
Hasan CEMAL
Sürpriz yok!
Amerika'da çalışmak gazeteci milletinin işini...
Güneri CIVAOĞLU
Kim konuşmalı?
Başbakan Erdoğan ve bakanları, Meclis Başkanı...
Can Dündar
Gerilim kime yarar?
Cumhurbaşkanı Sezer, 1 saat 15 dakikalık Mecl...
Abbas GÜÇLÜ
Gensoru neden başkalarına değil de Çelik'e?
TBMM'de yeni yasama döneminin ilk gensoru öne...
Hurşit GÜNEŞ
Ücretsiz yüksek öğrenim adaletsizdir
Yükseköğrenim bu hafta başlıyor. Ülkemizde şu...
Sami KOHEN
Büyükanıt'ın AB'ye mesajı...
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt...
Metin MÜNİR
Gına noktası
İsveçliler 27 Eylül'de yapılan genel seçimler...
Derya SAZAK
Tayland olmasın
Kuvvet komutanlarından sonra Genelkurmay Başk...
Meral TAMER
TÜSİAD'dan AB'de Türk Haftası
Türkiye'nin Avrupa Birliği ile üyelik müzaker...
Güngör URAS
Dış dünyanın bekleyişi ile bizimki çelişki halinde
IMF, Dünya Bankası, AB, dış finans kuruluşlar...
Serpil YILMAZ
Asıl sorun işsizlik değil sermaye yetersizliği
Kanyon alışveriş merkezindeki Konyalı'da ifta...
M. Ali BİRAND
Büyükanıt, AKP'yi topa tuttu
Genelkurmay Başkanı Org. Yaşar Büyükanıt'ın u...

© 2006 Milliyet